"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

21 Ekim 2002


SEÇİME DOĞRU
Sedat İLHAN,E.General(*)

ADAYLARA AÇIK MEKTUP-1
Saygıdeğer 3 Kasım seçimi adayları ,
Sizler şimdiye kadar gelip geçmiş adayların en talihsizleri sayılırsınız. Bu bir seçimden çok, sizden önce seçilmişlerin yetersizliklerinin cezalandırılması olacak. Sıkıntıyı sizler çekeceksiniz.

Elli Yıldır Lafı Güzaf Dinledik
Demokraside ilerlemiş ülkelerin seçimlerinde ( Bu tür ülkelerde yıllarca seçimler görmüş bir kişi olarak belirtiyorum ) öncelikle her parti , ulusal hedeflerine ulaşmanın yöntemlerini ( Stratejilerini) içeren parti plan ve uygulamalarına esas olacak programları açıklarlar. Seçime neredeyse bir ay kaldı, bizim hiçbir partimizden bu tür bir söylem duymadık. Duyduklarımız ne ? Söylenenler bir ulusal güvenlik politikası biliminin süzgecinden geçirilirse, elek üstü kalamayacak lafı güzaf -boş,anlamsız ve beyhude sarf edilmiş sözler. Halkımız elli yıldır bu palavraları dinledi, değer verdi ,aldandı fakat artık gözü açıldı. Cüretimi hoş görürseniz ben bugün bu satırlarla sizi bu durumdan kurtaracak bazı ipuçları vermeğe çalışacağım. Şimdi hemen aklınıza gelen soruyu yanıtlayacağım. Madem bu kadar biliyordun neden ortaya atılmadın diyeceksiniz. İki nedeni var. İki ay süren bir parti deneyimim oldu ve gerekli dersi aldım.Bu ders ikinci nedenimi oluşturuyor. Bir insan için en alçaltıcı durumun bir başka insana bütün değer ölçüleri ile koşulsuz bağımlı kalmak olduğuna inanıyorum. Parti başkanları adaylardan maalesef bunu bekliyorlar.

Liderlere Koşulsuz Bağımlılık
Kitabımız Kur'anı iyice tetkik ederseniz bu davranışın, bir insana her şeyi ile koşulsuz bağlanmanın günah olduğunu da sezeceksiniz. Bugünkü parti başkanlarının hepsi 3 Kasımdaki seçime giriyorlar.Kendilerini en iyi yerlerde baş taraflara yazdılar ve muhtemelen seçilecekler.Bunların çoğunluğu seçileceklerden, kendi düşüncelerine koşulsuz itaat etmelerini isteyecekler, aksi takdirde adamlarından oluşan disiplin kurulları işe koyulacak. Eminim birçoğunuz seçilince bu kötü çemberi kıracaksınız.
Benim size vereceğim ilk ip ucu, kamu oyunuza,seçmenlerinize , seçilirseniz bu kral davranışlı liderlere körü körüne bağlı olmayacağınızı , halkın ve vicdanınızın sesi olacağını belirterek işe başlayınız. Bu garantiyi veremiyorsanız hiç ortaya çıkmayın. Çünkü halkımızın en çok nefret ettiği şey bu kulluk derecesindeki bağımlılıktır. Parti başkanınla ters düşenler parti disiplini adı altında partisinden atılmışlardır. Bunu göze alarak vicdanınızın sesini yansıtınız. Siz büyürsünüz, onlar halkının sevgisizliğini taşımayı sürdürürler.

Ustalar ve Çırakları
İkinci ip ucu ülke sorunlarının ortaya konulması ile ilgilidir. Unutmayın sizin parti başkanlarınız; "Dün dündür ,bugün bugündür" "Onlar ne veriyorsa ben beş fazlasını veriyorum" "Yollar yürüyüşle eskimez" "Ülkeyi Milli görüşle kurtaracağız" "Onlar ortak biz Pazar olacağız" "Bütün işçiler birleşin" "Kurtuluş Turandadır" ve buna benzer söylemlerle koskoca sosyal kurumları yıkabilen, halkı sol sağ diye ikiye bölüp birbirlerini öldürmelerine neden olan , bir Cumhurbaşkanı seçemeyip askeri müdahalelere neden olabilen, birbirleri ile komşu kadınları gibi küskün kalıp el bile sıkmaktan gocunan ve ülkeyi bugünkü borç batağına sürükleyen ustalarının çıraklarıdır. Onlardan ne gördülerse onu uygulayacaklar ve sizlerinde onlara uymanızı isteyecekler. Siz onlardan farklı olarak ülke sorunlarını ulusal gücümüzün unsurlarını bir araya getirerek sunun lütfen. Bir ulusal gücün ekonomik,politik,sosyal,kültürel,güvenlik,teknolojik ve bilimsel unsurlardan oluştuğunu belirterek bu konulardaki noksanlarımızı ve güçlü olduğumuz noktaları belgesel olarak ortay koyun. En sonunda da Türkiye'nin bugünkü ulusal gücünün düzeyini halkımızın anlayacağı bir dil ile belirleyin. Burada sırası gelmişken ayrıca sizlere ,yine hoşgörünüze sığınarak, bölgenizin lehçesini kullanarak güldürü ustalarına konu ve güzel Türkçe'mizi katlederek çocuklarımıza kötü örnek olmamanızı önereceğim.

Geleceğe Işık Tutan Meşale
Bir başka ipucu ise ülkeniz için yine halkınızın anlayacağı şekilde bir büyük hedef belirlemenizdir. Sakın bundan öncekilerin yaptığı gibi, Atatürk'ün büyüklüğünün arkasına sığınıp, "Yurtta sulh cihanda sulh" gibi bir söylemi seçmeyin. Büyük insanın söylemleri hedef değil; zaman , mekan ve yaşam türü ile sınırlanamayacak kuramlardır. Çoğunlukla yalnız ülkemiz için değil insanlık için hizmet verecek nitelikte söylemlerdir. Bu nedenle onlar bir "İzm" ile sınırlandırılmaz ve toptan Atatürk Düşünce Yöntemi olarak adlandırılır. Sınırlandırılmadığı içindir ki, bütün İzm'ler - Faşizm, Nasyonal Sosyalizm,Komünizm, Leninizm, Maoizm v.b.- milyonlarca insanın yok olmasına neden olarak silinmesine karşın, Atatürk Düşünce Yöntemi hala geleceğe ışık tutan bir meşaledir. Siz, bundan önceki ipucunda saptamanızı istirham ettiğim ulusal güce dayanarak kendinize özgü ve ulaşabilir bir hedef seçin. Abartırsanız halkımızı kendinize güldürürsünüz.Şimdi izninizle ipucunu biraz daha geliştirerek size kopya vereceğim. Ulusal hedef örneği için bir kişisel değerlendirmemi, tartışmaya açık olmak üzere tetkiklerinize sunuyorum:
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ULUSAL HEDEFİ ; ÜLKE BİRLİK , BÜTÜNLÜK VE ÇIKARLARINI SAVUNARAK ; ULUSAL GÜCÜMÜZÜN EKONOMİK, POLİTİK , SOSYAL , GÜVENLİK , KÜLTÜREL , BİLİMSEL VE TEKNOLOJİK UNSURLARINI SÜREKLİ GELİŞTİREREK; DMOKRATİK , LAİK VE SOSYAL YÖNTEMLERLE;ULUS DEVLET ÖZELLİĞİNİ YİTİRMEDEN BİR BÖLGESEL GÜÇ OLMA DIŞ POLİTİKASI UYGULAYARAK;
HALKIMIZIN YAŞAMINI BİLGİ ÇAĞININ DÜZEYİNE ULAŞTIRMAKTIR.
Saygılarımla.

(*)E Posta : sedatilhan@superonline.com.tr

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |