|
22
Kasım 2002
Öndeki
George Walker Bush Jr.
Arkadaki, CFR (Council on Foreign Relations) ve
Türkiye siyasetçileri
Mustafa YILDIRIM
CFR (Council on
Foreign Relations / Dış İlişkiler Konseyi), I.
Dünya savaşı sonrası, ABD, dünyanın yeniden paylaşımında
yerini aldığı Paris Konferansının (Türkiye bu
konferansta paylaşılmıştı) ardından dünya egemenliğini
elde edebilmek üzere ABD dış politikasını siyasal
ve ekonomik bir düzene oturtmak üzere 1921'de
kuruldu.
Yaygın kanının tersine, CFR bir Amerikan icadı
değil. Britanya İmparatorluğu'nun egemenliği sürdürmek
için, 1910'larda "Yuvarlak Masa" toplantıları
düzenleyen Güney Afrika Elmas Kraliçesi Cecile
Rhodes tarafından geliştirilen çalışmaların
sonunda kurulan Royal Institute of International
Affairs (RIIA / Uluslararası İşler Kraliyet Enstitüsü)'in
bir uzantısı olarak kurulmuştur. RIIA'nın mimarı
Güney Afrika Boer savaşçılarından, Britanya'nın
Güney Afrika Yüksek Komiseri Sir Alfred Milner'in
sekreteri, Lionel Curtis'dir. 1919'da kurulan
RIIA daha sonra CFR'nin kuruluşuna yardımcı olmuştur.
Böylece ABD ve İngiltere'nin üst tabakalarının
dünya egemenliği sürdürme çalışmaları bir eşgüdüme
kavuşmuştur. Biraz özenli düşünenler, hemen ayırdedeceklerdir
ki, onca dünya savaşına, bölgesel çatışma ortamında
ABD ile İngiltere arasında herhangi bir sürtüşme
ya da hafiften de olsa çıkar çatışma olmamıştır.
Clinton'un akademik yol göstericilerinden, Georgetown
Üniversitesi Dış İlişkiler Okulu tarih profesörü
Caroll Quigley'e göre yuvarlak masa gruplarının
yaratıcısı Cecile Rhodes, İngiliz İmparatorluğu'nun
korunması için oluşturulacak gizli toplulukların
çalışmalarının sürdürülmesi için bir servet bırakmıştır.
Guigley, 'Rhodes Bursu' nun akademik dünya
bağlarının kurulması için oluşturulduğunu belirtiyor.
İlginç bir rastlantıdır ki, William Clinton
da Rhodes bursuna uygun görülmüştür. Clinton'un
yanı sıra, Türkiye'ye sık getirilip, "demokrasi"
ve "ahlak" dersi verdirtilen Elliot
Levitas ve NED yöneticilerinden Richard
Lugar da Rhodes burslularındandır.
RIIA, nasıl İngiltere üst tabakasının eseri
ise, CFR üyeleri de Amerikan seçkinlerinden oluşuyor.
Bu özel görünümlü kulüpte çok-uluslu şirketler
denilen- aslında Amerikan denetimli dünya şirketleri-
şirketlerin temsilcileri, ABD başkanları, büyükelçiler,
dışişleri bakanları, borsa şirketlerinin temsilcileri,
bankerle, çok-uluslu şirketlerin vakıf temsilcileri,
"think tank" yöneticileri, lobici avukatlar,
NATO'nun ve ABD'nin önde gelen deneyimli askerleri,
medya patronları ile yöneticileri, üniversite
yöneticileri, seçilmiş profesörler, seçilmiş kongre
üyeleri ve senatörler, yüksek yargı üyeleri ve
zenginler kulüplerinin temsilcileri bulunmaktadır.
CFR, ABD'ye uygun bir dünya düzeni kurulması,
bu düzenin siyasal ve ekonomik yönetiminin elde
bulundurulması için gereken kararları alınır.
II. Dünya savaşına girme ve savaş sonrasının dünya
düzeni planları CFR çalışma gruplarınca gerçekleştirilmiştir.
Hatta savaşta ABD'nin Amerikan kamuoyuna ve dünyaya,
egemenlik kurma amaçlarını gizleyerek, soyut-genel
açıklamalar yapılması ve bu açıklamanın içeriği
CFR komitelerince önerilmiş ve uygulanmıştır.
II. dünya savaşı sonrasının planlanmasında, eski
usul toprak egemenliğine dayalı sömürgecilik yönteminin
geçersizliğine karar verilerek, düzenin ABD'nin
dünya imparatorluğunun kurulmasına ve yönetilmesine
aracı olacak barışçıl kurumlaşma kararları ile
birlikte Birleşmiş Milletler'in yasal ve düzensel
tasarımları CFR tarafından hazırlanmıştır.
ABD'ye kaynaklar üstünde egemenlik sağlayacak,
ham madde kaynağı ülkelere ABD'den mal ihracatını
güvenceye kavuşturacak, ulus-devlet direncini
kıracak, "tek dünya-tek" devlet düzeninin
parasal yönetim kurumlarının oluşturulması önerileri
CFR tarafından yapılmış ve 1942'de , dünyanın
yeniden yapılandırılması planına uygun bir adla
"Yeniden Yapılanma ve Kalkınma için Uluslararası
Banka (Dünya Bankası)" ile dünya para piyasasının
denetimini sağlamak üzere "Uluslararası Para
Fonu (IMF)"nin yasal ve teknik çalışmaları
da CFR tarafından yapılmıştır. Böylece ABD dış
politikasında temel ilke olan "ulusal güvenlik"
ve "ulusal çıkar" kapsamı, CFR tarafından
belirlenir olmuştur. ABD'de federal devletin anti-demokratik
yapısını eleştirenlerce, sık sık "kimin
ulusal güvenliği ve kimin ulusal çıkarları?"
sorularını yineleten bir kapsamdır bu!
CFR'nin 1939'dan 1945'e dek, yaklaşık 100 görevlisiyle
"War and Peace Studies Project (Savaş
ve barış Değerlendirmeleri)" adı altında
sürdürülen II. Dünya savaşı sonrasını planlamasına
ABD hükümet yetkilileri katılmışlardır. Planlamanın
üst yönetim komitesinde Başkan Roosevelt'in büyükelçilerinden
Norman H. Davis başkanlık, CFR'nin yayın
organı "Foreign Affairs"in editörü Hamilton
Fish Armstrong ikinci başkan, CFR Yürütme
Direktörü Walter H. Mallory sekreter ve
Alvin H. Hansen, Jacob Viner, Whitney H. Shepardson,
CIA kurucusu ve direktörü Allen Welsh Dulles,
Hanson W. Baldwin ve CFR Direktörü Isaiah
Bowman üye olarak bulunmaktaydılar. Çalışmalara
en büyük destek 300.000 dolar ödeyen Rockefeller
Fdn. (Vakfı)'ndan gelmiştir.
Sonuç olarak ABD'nin iç ve dünya politikasında
- II. Dünya savaşı öncesinde "büyük alan
(Grand Area)" olarak tanımlanan Almanya dışındaki
topraklarda, daha sonra tüm dünyada - yabancı
ülkelerin kaderleri ABD'de çok uluslu şirketlerle
bankerlerin kararlarına bağlı duruma gelmiştir.
CFR, dış politika denilince salt açık-diplomatik
olayları yönlendirmekle kalmamış, örtülü operasyonların
ana hatlarının da çizildiği bir kulüp olmuştur.
CIA direktörleri CFR'de raporlar sunmuş ve politikalar
değerlendirilmiştir. CFR ile ABD federal devlet
yönetimi iç içe geçmiştir. Federal devlet kadroları,
dışişleri görevlilerinin atanmalarında CFR'nin
etkisi kaçınılmazdır. En etkili konumlara CFR
üyeleri gelmiş ya da en etkili görevlerdekiler
CFR üyesi olmuşlardır.
CFR basına kapalı, konuşma metinleri açıklanmayan,
sınırlı sayıda özel konuklarla gerçekleştirilen
toplantılarını New York City'de "58 East
68. Street" adresinde "The Harold Pratt
House" adlı binadaki merkezinde gerçekleştirmektedir.
Bu özel toplantılardan birinde açıklamalarda bulunan
CIA Direktörü Bissel'in raporu, ülkelerin
yönetimlerini ajanlaştırılmış kadrolarla ele geçirme
yöntemini açıklaması bakımından çok yankı uyandırmıştır.
1980'li yıllarda "project democracy"
operasyonuna uygun olarak, yabancı ülkelerdeki
politikacılar ve "sivil" kuruluş
temsilcileriyle doğrudan ilişkiler geliştirilmiştir.
Ülkelerin siyasetçileri ve hatta bakanları CFR
komisyon toplantılarında "testimony (ifade)"
lerde bulunur olmuşlardır. CFR bir bakıma Birleşmiş
Milletler'in yerini alan kurum konumunu almıştır.
ABD egemenliğini - dah asonraları "küreselleşme"
denecektir - kabullenen, ya da gücün önünde eğilenler
CFR ile ilişkiler kurmaya başlamışlardır.
ABD'ye gelen yabancı devlet başkanlarının, başbakanlarının
, ordu yönetimlerinin uğrak yeri olmuştur CFR.
Elbette bu uğrayışlar, konferans adı altında düzenlenen
toplantılarda yasallaştırılmıştır. Burada önemli
olan, yabancı devlet adamlarının sözde "düşünce
kulübü" adı altında - yarım yamalak da olsa,
ABD ve üçlü-egemenlik ülkelerinin borusu da ötse-
uluslararasında yine de hukuksal bir anlaşma yaslanan
Birleşmiş Milletler kurumu yerine, hiçbir hukuksal
zemini bulunmayan CFR ve yan örgütlerinin meşrulaştırılmasıdır.
Yaklaşık on yıldır, bu meşrulaştırma ya da boyun
eğme öylesine bir durum almıştır ki, BM'nin adı
duyulmaz olmuştur. Uluslararası anlaşmazlıkların
çözümü Akev'de, CFR'de ve NED bürolarında aranır
olmuştur. Bu duruma ABD'nin dünya egemenliğinin
dolaylı olarak kabulü dense yeridir. Dolaylı da
olsa kabul etmeyenlerin alınlarına "terörist"
ya da "teröre destek veren" ya da "din
hürriyeti düşmanı" ya da "İnsan hakları
ihlalcisi" damgası vurulmaktadır.
CFR toplantılarından eksik olmayan Türkiye
politikacıları:
Şimdiki AKP kurucusu ve MV Abdullah Gül,
o zamanlar, Refah Partisi üyesi, RP-DYP koalisyon
hükümetinin devlet bakanı olarak 26 Şubat 1997'de
New York'da CFR'ye gitmiş ve "Yuvarlak Masa
Toplantısı"na katılmıştır. Bilindiği üzere,
yuvarlak masa toplantısı kamu-oyuna, hatta bir
kuruluşun tüm üyelerine açık bir konferanstan
farklıdır ve daha az sayıda katılımcıyla yapılır.
T.C Devlet Bakanı Abdullah Gül, genel dünya
politikalarıyla ilgili bir toplantıya da katılmamıştır.
Toplantının konusu özel ve özgündür: "The
Refah (Welfare) Party and Turkish Foreign Policy
(Türk Dış Politikası)." Bu toplantıyı, eski
"Influence Agent"lardan Matthew Nimitz,
yönetmiştir.
6 Nisan 2001'de, yine New York'da "U.S. -
Turkish Relations in the 21st Century" (21.
Yüzyılda Birleşik Devletler- Türk İlişkileri)
toplantısı yapılmıştır. Bu toplantıda TBMM'den
Mehmet Ali İrtemçelik (ANAP MV, Eski İnsan
Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı), Abdullah
Gül (SP MV, TBMM Dışişleri Komisyonu 'DK'
üyesi), Kamran İnan (ANAP MV, TBMM DK Başkanı),
Tahir Köse (DSP MV, SHP-DYP Hükümeti Eski
Sanayi ve Ticaret Bakanı), Oktay Vural (MHP
MV, TBMM DK üyesi), Ayfer Yılmaz (DYP MV,
SHP-DYP Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı, Eski
Hazine Müşteşar Yrd.) konuşmacı olarak bulunmuşlardır.
Bu son toplantıda CFR'yi temsilen "CFR
Peace and Conflict Studies (Barış ve Çatışma
Değerlendirme)" üyesi, Rockfeller Foundaditon
(Vakfı 1996-97) görevlilerinden Hint kökenli Amerikalı
Bayan Radha Kumkar da yer almıştır.
Bu ciddi ve önemli toplantılarda, neyin nasıl
konuşulduğunu, hangi CFR seçkinleriyle toplanıldığını
bilmek güç. Çünkü, Türkiye'de herşeyin şeffaf
olmasını isteyenler, sözkonusu olan ABD olunca
kapanmaktadırlar. Ne ki, Abdullah Gül, Star TV'deki
"Kırmızı Koltuk" programında CFR toplantısında
Türkiye'deki "türban sorunu"nu anlatabilmek
için, Kanada'dan türbanlı bir bayanı toplantıya
getirdiklerini açıklamıştır.
CFR çalışmalarına güncel ve Türkiye'yi yakından
ilgilendiren bir örnek: ABD'nin Afganistan'a silahlı
müdahalesinden başlarken CFR'de yapılan toplantı
sonucunda alınan karaların özeti bile etkinliğin
boyutunu göstermektedir. Anımsanacaktır, ABD uzun
yıllardır aleyhinde Din Hürriyeti ve İnsan
hakları Raporları düzenleyerek iç muhalefetini
örgütlediği Özbekistan'la birdenbire uzlaşmaya
varmış ve Özbekistan'ı Afganistan muhalif
güçlerine lojistik destek alanı olarak kullanmıştı.
ABD, Afganistan'ı bombalamaya başlarken CFR de
geleceği çizmektedir. CFR yuvarlak masa toplantısında
alınan kararlara göre ABD'nin Asya politikasının
geleceği biçimlendirilmektedir. Özetle;
a) ABD Özbekistan'a uzun dönemli olarak yardımda
bulunmamalıdır. Hatta uyuşturucu madde mücadelesi
gibi konularda bile yardımda dikkatli olmalıdır.
Bu tür yardımlar, Özbekistan'daki rejime ve yolsuzluğa
yardım etmek demektir.
b) ABD baskıcı rejimlere yardımı artırırsa, bu
Asya'daki kararsızlığında yükselmesi demektir.
c) Orta Asya ülkeleriyle güvenlik ilişkileri kurulmuştur.
Bu ilişkiler, iktisadi gelişmeler ve enerji alanlarıyla
sınırlı bulunmaktadır.
CFR kısaca diyor ki, salt Özbekistan desteklenmeyecek,
daha geniş ilişkiler kurulacak. Ne ki, CFR, ABD
ile Orta Asya ülkeleri arasındaki güvenlik (askeri)
ilişkilerin ters tepeceğinden endişelidir ve bu
ülkelere başka devletler aracılığıyla girilmesini
önermektedir. "Özellikle Türkiye, Hindistan,
Avrupa Örgütleri ve hatta Rusya ve İran, Orta
Asya'da güvenlik ve iktisadi ilişki kurulmasında"
kullanılmalıdırlar.
Şimdi, anlatımı Amerikalıların yumuşak dilli buğusundan
ayırıp söylemek gerekiyorsa, ABD, Asya ilişkilerine
kendisi girerse olumsuzluklarla karşılaşabilir,
bu nedenle maşa olarak öncelikle Türkiye'yi kullanmalıdır.
Şimdi 1990 Bodrum toplantılarının ve Orta Asya
ülkelerinde ABD'ye entegrasyonu savunanlarca kurulan
eğitim zincirlerini ve NED'in Orta Asya "project"
atölyelerini anımsamakta yarar var!
CFR'nin yuvarlak masa toplantılarında oluşturulan
bir öneri, NED ve bağlı örgütlerin operasyonlarının
ABD dış politikasıyla ve askeri işlerle ilişkisini
de göstermektedir:
"B.Devletler, Özbekistan'daki insan haklarının
geliştirilmesini iteklemeyi sürdürmeli ve - buraya
dikkat- sivil toplumdaki uyumakta olan muhalefet
güçlerini desteklemeyi sürdürmelidir. (..) B.D
politikası (son operasyonda) küçük rolleri bulunan
Tajikistan ve Kırgızistan'ın içinde bulduğu bölgede
odaklanmalı..."
CFR'nin hemen hemen tüm üst düzey yöneticileri
ya NED ya da NED'e bağlı örgütlerin yönetimlerinde
yer almaktadırlar. Ve bu yöneticiler "project
democracy" dönemi (1983) öncesinin dünyayı
yönlendiren örgütlerde, dinsel vakıflarda görev
almışlardır. CFR aslında, Rockfellerler başta
olmak üzere ÇUŞ (Çok Uluslu Şirketler) ve finans
odaklarının sahip ve üst yöneticileri ile vakıfları,
kapalı-gizli oda üyelerini (thin tank), CIA'ye
hizmet verenleri, yine CIA'ya eleman yetiştiren
devlet üniversitelerinin elemanlarını, muhafazakar
(demokrat ve cumhuriyetçi muhafazakar) siyasetçileri,
devletin dışişlerinde ve dış misyonlarında görev
yapanları, George Soros ve adamları gibi para
piyasası oyuncularını buluşturmaktadır.
Bu durumda, "sivil" atölye raporlarını
IRI'ye, NDI'ye ya da CIPE'ye, ACILC'e, Rockfeller
Fdn.'a v.b "ngo"lara verdiğini sananlar,
fena halde yanılmaktadırlar. Raporları, CFR'ye
ulaştı mı, Çok Uluslu Şirketlere, kilise örgütlerine,
istihbaratçılarına da verilmiş olmaktadır.
Bunda sakınca görmeyenlere denilebilecek bir şey
yok, ne ki, en "sivil" ve en "şeffaf"
olmakla övünüp halkın gözüne girmeye çalışan bu
atölyecilerin de, "sivil"lerin de, CFR'den
aynı biçimde "şeffaf" olmasını ve toplantı
tutanaklarını açıklamasını isteme hakları vardır
herhalde. >> ( "project democracy"
ağında Türkiye, M. Yıldırım)
-
Geri -
|