|
22
Kasım 2002
TÜRKİYE'NİN
İÇ DÜZENİ WASHINGTON'DA KURULUYOR
T.C.
devletinin yetkilileri soluğu oralarda alıp, lobici
denen aracı ve komisyoncularla görüşür de, "civil"
yetmeler durur mu?! Kurumlar kurumlarla ve kendi
makamlarına eşdeğer kuruluş ya da kişilerle görüşecekken
elin para ile karar çıkartan adamlarına muhatap
olursa, olacağı budur! Kendisine "sivil"
yetki çıkaranlar da giderler ve egemen devletininizn
yasalarının değiştirilmesi için yabancı devlete
yüz sürerler. İbretle okuyalım:
ARILAR,
WASHINGTON'DA ERDOĞAN'A 'HAYIR' LOBİSİNDE
Güler Kömürcü
Beni aslında tek
bir konu ilgilendiriyor: KIBRIS... Yüzde 5'i,
yok yüzde 10, derken yüzde 20'si... Size cambaza
bak diyorlar, siz de seyrediyorsunuz bak denilen
yerleri.. başka tarafa bakın biraz da lütfen...
FARKINDA MISINIZ?! Farkındalık kelimesine yüklenen
anlam şu günlerde sadece ERDOĞAN'ın başbakan olup
olmayacağıyla kısıtlı.. 'ERDOĞAN BAŞBAKAN OLMALI'
anlayışına yasalar izin vermiyor, tartışmanın
adını da '109.madde' koymuşlar.
* AKP'lilerin üzerinde
çalıştıkları seçenek şu aşamaları içeriyor: 'Anayasa'nın
109. maddesinin değiştirilmesi şimdilik askıya
alınacak. Meclis çalışmaya başlayınca hazırlanan
Anayasa değişikliği paketi gündeme gelecek. Bu
paketin içinde Erdoğan'ın milletvekili olmasının
önünü tıkayan bir başka madde 76. madde de olacak.
Milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen
76. maddedeki 'ideolojik ve anarşik eylemlerden
biriyle hüküm giyme' engeli 'terör suçları' olarak
değiştirilerek aşılacak. Meclis'in karar vereceği
tarihte bir milletvekilliği için bile seçime gidilebileceği
hükmü getirilecek. Erdoğan memnu haklarının iadesini
de alarak engellerini aşmış olacak. '
* Uzun lafın kısası,
başta AKP kurmayları, Ankara'nın gözü, Recep Tayyip
Erdoğan'ın başbakanlık sorunu dışında hiçbir şey
görmüyor. Ki bu noktada milyonlarca seçmen oyu
adına ÇOK haklılar. Anayasa-109.madde değişsin
mi/değişmesin mi tartışmaları sadece AKP ve ERDOĞAN'ı
başbakan görmek isteyenlerin gündemi değil...
Hayret edeceksiniz; Türkiye'nin önemli düşünce
kuruluşlarından iken birden KEMAL DERVİŞ'in seçim
kampanyasını yürütmeye başlayan, kimi çevrelere
göre fazlasıyla politize olan, DERVİŞ'in yakın
arkadaşları, ARI GRUBUNU da fazlasıyla alakadar
ediyor 109.madde ve diğer anayasa değişklikleri.
* ARILAR önceki
gün, Washington'a kadar gelip, '109.madde değişmesin'
lobisine başladılar. Bu iddianın şu an için taşıdığı
anlamda; 'ERDOĞAN BAŞBAKAN OLMASIN' dır. Washington'un
önemli düşünce platformlarında, önemli malum isimleriyle-kurumlarıyla
konuşan ARILAR'ın tepe yöneticileri (Kemal KÖPRÜLÜ'nün
başkanlığında) iddiası şu; '109. madde değiştirilirse
bugün ERDOĞAN iktidarı ele geçirecek ama peki
ya yarın, iyi niyetini bilemediğimiz bir başka
gücün eline geçerce bu yetki kötüye kullanılır'.
Pek haksız da sayılmazlar, doğru, bugün ERDOĞAN
için yetki donanımı olacak ama ya yarın, diktatör
emeller için uygun bir kapı aralanmış olmayacak
mı? SON SÖZÜN SAHİBİ, DERİN GÜVENLE İZLEDİĞİMİZ
HUKUK ADAMI CUMHURBAŞKANI SEZER olacak... Tam
bu noktada, ARILARIN WASHİNGTON'daki '109 değişmesin/Tayyip
ERDOĞAN gelmesin' lobi faaliyetlerine bakınca,
anlamadığım detay şu, yerliliğime verin;
* ARILAR neden
Türkiye'yi, Türk halkını yani sizi, bire bir ilgilendiren
bir yasal değişiklik- TÜRK ANAYASASIYLA İLGİLİ
konuyu gelip WASHİNGTON'da tartışıyorlar?
* 109. maddenin
akibetini Türkiye, Türk hukukçuları, Türk halkı
belirleyecek, yoksa ARILAR böyle düşünmüyor mu?
SAM AMCAM'ın think-thanklarının tavsiyesi, talimatını
mı daha etkili buluyorlar? ARILAR neden bu lobiyi
Türk halkına yapmıyorlar? Yoksa bir başka neden
de var mı ERDOĞAN'ı istememelerinde? Aranızda
cevapların 'farkında' olan var mı? ( http://www.haberturk.com/yazarlar.haberturk?@=71808&pid=2032)
Güler Kömürcü'nün
sondan bir evvelki sorusunun yanıtını, "
www.mudafaai-hukuk.com.tr /gundem.html" deki,
"project democracy" yazılarıyla M. Hukuk
Ekim 2002 sayısında yer alan "ARI'nın Kanadından.."
yazısında bulabilirsiniz! Bu durumda "Hakimiyet
kayıtsız şartsız" kimin eline geçmiş anlayabilrisiniz!
-
Geri -
|