"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

 23 Haziran 2003

                              LANETLENMİŞ MANASTIRDAKİ KONSER
                                                                                                                                                                                                                                                    KTSAM
        

         BM, ABD ve AB yetmiyormuş gibi, şimdi devreye bir de KIBRIS RUM ORTODOKS KİLİSESİ girdi. Allah mücadelesinde Kıbrıs Türküne sabır ve güç versin.

         EOKA terör örgütüne yataklık eden, ASALA, PKK, 17 KASIM ve Türkiye'ye yönelik terör eylemlerinde bulunan terör örgütlerini besleyen ve dökülen Türk kanına imza atmış bulunan Kıbrıs Rum Kilisesi, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki geçişlerin serbest bırakılmasından sonra şimdi Adayı tümü ile Rumlaştırmak için Kıbrıs Türklerine şirin gözükmeye çabalıyor.   40 yıl Kıbrıs Türklerinin kanı ile beslenen kilise Cikko manastırında bir klasik müzik oratoryosu düzenleyerek, Türkleri  "gelin hep beraber Hürriyet, Adalet ve barış içinde yaşamamızın inancını hep birlikte bir yürekle duyuralım" diyerek davet etti.

         Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Türk insanını tarafına çekmek için 11 Milyon Kıbrıs liralık propaganda ve psikolojik savaş ödeneği  ayrılması ve bu para olduğu gibi kiliseye vermesinden birkaç gün sonra söz konusu "Klasik müzik" davetinin ortaya çıkması hayli anlamlı. Böyle bir davete icabet edeceklerin kimler olacağını söylememize gerek yok. Onları zaten herkes tanıyor...

         Söz konusu, Cikko manastırı olunca, konu geçiştirilemez. Cikko adı Kıbrıs Türkü için hiçte makbul bir isim değil.

         Neden makbul olmadığını anlatalım.

         Yunanistan 15 Temmuz 1974'de Cumhuriyeti yıkmak, Makaryosu öldürmek için kanlı bir darbe yapmıştı. Türkiye hukuki garantörlük görevini yerine getirerek, Cumhuriyeti yok olmaktan kurtarmış, Makaryos'un geri dönerek Başkanlığını sürdürmesine zemini hazırlamıştı. Oysa Türkiye müdahalede bulunmasaydı, Yunanistan Enosis'i gerçekleştirecek, Türkiye de ada üzerindeki payını alacaktı. Böylece  Askeri yönetim ülkeyi birkaç yıl daha yönetecek Yunanistan AB'ye alınmayacaktı. Tabi Yunanistan'ın hangi şartlar altında (!) AB'ye alındığı da üzerinde durulması gereken başka
bir konudur.

         Makaryos, Adaya döner dönmez Yunanlı terörist Aleksandros Panagulis'i
Kıbrıs'a çağırarak,  Türkiye'ye yönelik terörü beslemesini istedi.


         Makaryos,  bu amaçla gerekli parayı İsviçre bankalarının kasalarında bulunan Cikku Manastırına ait mücevher ve antikaları, New York'ta el altından sattırarak toplanan para ile bir İsviçre bankasında hesap açtırmıştı. Yunan basınına göre, bu rakam 1975'te 10 milyon İngiliz lirasıydı. Makaryos, Aleksandros Panagulis'e bu parayı kullanması için
yetki vermişti.

         Panagulis, Yunanistan'da terörün alt yapısını hazırlarken milletvekili oldu. Politikayı bir yana bırakarak başta Türkiye olmak üzere Amerikalı ve İngilizlere karşı terörü örgütlemeye başladı. Bu arada sahte pasaportla seyahatler ederek Güney Kıbrıs ve İtalya'da terörist örgütlerin liderleriyle buluştu.

         Avrupalı Sosyalistlerin bir dönem hayranlık duydukları Yunanlıların "Milli Kahraman" ilan ettikleri Aleksandros Panagulis, bir gece otomobil kazası sonuçu parçalanarak öldü. Kazadan sonra, Yunan basınında yer alan haberler Türkiye'ye yönelik
terörün karanlık bir yüzü daha gün ışığına çıkarmıştı.

         "Eleftherotipia" gazetesi şöyle diyordu:

     "Yabancı bir ülkenin ajanları (Türkiye ima ediliyordu), Panagulis'i çok yakından izliyorlardı. Kazadan bir kaç gün önce Kıbrıs'a, Suriye kanalıyla büyük bir parti silah sevk edilmesini sağlamıştı."

         Bu haberden iki gün sonra, "Ta Nea" gazetesinde yer alan bir diğer haberde, "Panagulis kendisini Kıbrıs davasına adamıştı. Kıbrıs'ı kurtarmak için Türklere karşı gerilla ve terör savaşı verecek grupları kurmuş, eyleme hazır duruma getirmişti. " şeklindeydi.

         Son 29 yıl süresince, Cikko manastırı Türkiye'ye yönelik yıkıcı faaliyetlerin üssüydü. ASALA'nın militanları kilisenin tahsis ettiği bir kampta Arap teröristler tarafından eğitildiler. Gene aynı zaman içinde PKK eşkiyaları, Manastıra ait bir ormanın içinde gizlendi ve Yunanlı subaylar tarafından eğitildi.

         Yeni nesil EOKA'cı gençler de, Cıkko Manastırının arazisi içinde inşa edilen binada eğitiliyorlar.

         Cikko manastırının diğer bir gerçeği de, Osmanlı İmparatorluğu 1571'de Kıbrıs'ı fetih ettiğinde, Katoliklerin baskısı altında ezilen Ortodoksları güçlendirmek amacıyla dağıttığı topraklardan birisinin üzerinde inşa edilmiş olmasıdır. Manastıra ait toprakların değeri ölçülemeyecek kadar fazladır.

 

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |