"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Güncel
      Okuyucu Köşesi
      Duyurular
      Tarihçe
      Yazarlar
      Arşiv
      Resim Galerisi
      MP3 Bölümü
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

 23 Temmuz 2003

FİZAN’DAN LOZAN’A (1)

Şahap Osman ARAS

         Fizan neresidir? “Gitmek var, dönmek yok” denilen, Arabistan çöllerinde bir meçhul. Ancak, ne yanda olduğu pek önemsenmez. Çünkü, FİZAN bir simgedir. Tıpkı MONDOROS ve SEVR gibi… Bitişin ve tükenişin simgesi.

         30 Ekim 1918’de, Limni Adasının MONDOROS Limanında, Osmanlı Devleti’nin Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf (Orbay) Bey ile İngiliz İmparatorluğunun Akdeniz Donanması Komutanı Amiral Calhtrop tarafından imzalanan Ateşkes (mütareke) iç ve dış düşmanlarımız tarafından “kayıtsız şartsız teslim anlaşması” gibi uygulandı. Halife/Padişah Yönetimine imzalatılan 10 Ağustos 1920 tarihli SEVR Antlaşması ise, Osmanlı İmparatorluğunun “Veraset İlamı” oldu.

         Bugün 80. yılını kutladığımız LOZAN Barış Antlaşması, Türkiye Cumhuriyetinin tapu senedidir. MONDOROS ve SEVR’i yürürlükten kaldıran bu antlaşma, şehitlerimizi kanı ve canı pahasına kazanılmıştır. Onları rahmet ve minnetle anıyoruz. LOZAN Barış, antlaşması, 143 maddelik Ana Belge ile, buna ekli, 15 belgeden oluşmaktadır. Antlaşma hükümleri çok kapsamlıdır. Ancak altı başlık altında toplanabilir. HUDUTLAR, AZINLIKLAR, KAPİTÜLASYONLAR, BORÇLAR, BOĞAZLAR, SAVAŞ TAZMİNATI.

 

a.     Hudutlar:

Suriye sınırımız Fransızlarla imzaladığımız 20 Ekim 1921 tarihli ANKARA antlaşmasına göre; Trakya sınırımız Misak-ı Milliye (Ulusal Andımıza) göre belirlendi. İmroz (Gökçeada) ve Bozcaada dışındaki Ege adaları Yunanistan’a, 12 Ada İtalya’ya verildi. Irak sınırımız LOZAN’da çözüme kavuşturulamadığından, İngiltere ile görüşmeler LOZAN sonrasına ertelendi.

(NOT: Doğu’da, İran’la olan sınırımız 1639 yılında imzalana Kasr-ı Şirin Antlaşması ile belirlenmiştir. 3 KAFKAS Ülkesi; Gürcistan/Ermenistan/Azerbaycan ile olan sınırlarımız ise, 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması ve 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması ile belirlenmiş durumdaydı)

b.   Kapitülasyonlar:

Ulusumuzu boyunduruk atkında tutan ekonomik, mali, adli, ve idari kapitülasyonlar (5 yıllık bir geçiş döneminin ardından) temelli kaldırılıyordu.

c.      Dış Borçlar:

                        Osmanlı’nın 1881’de iflası ile Düyun-u Umumiye İdaresinin vesayeti altına giren mali ve ekonomik bağımsızlığımız yeniden kazanıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin payına düşen borçlar Fransız Farngı olarak takside bağlandı. (Son taksit 1954 yılında ödendi.)

d.     Boğazlar:

İSTANBUL ve ÇANAKKALE Boğazlarının her iki yakasında 15’er Km.’lik askersiz bölge oluşturuldu. Boğazların yönetimi, uluslar arası bir kurum olan “Boğazlar Komisyonu”na bırakıldı.

e.     Savaş tazminatı olarak, EDİRNE’DE MERİÇ Nehrinin batı yakasındaki KARAAĞAÇ üçgeni Türkiye’ye bırakıldı.

 

                   Başkomutan Gazi M. Kemal Paşa, 30 Ağustos 1922 günü DUMLUPINAR’da Büyük Zafer kazanıldıktan ve kaçan Yunan ordusunun artıkları 9 Eylül’de İZMİR Körfezi’ne döküldükten sonra, İtilaf Devletlerinin (İngiltere, Fransa, İtalya) ateşkes taleplerine olumlu yanıt vermişti. 3 Ekim’de Mudanya’da başlayan ateşkes görüşmeleri için Garp cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa görevlendirilmişti. İsmet Paşa MUDANYA’da üstün bir diplomatik performans sergiledi. 11 Ekim 1922 günü ateşkes imzalandı. Bu başarı O’nun Lozan Barış görüşmeleri için, Dışişleri Bakanı ve Baş delege olarak seçilmesine etken oldu. İsviçre’nin LOZAN kentindeki görüşmeler 20 Kasım 1922 günü başladı. Fakat, bir süre sonra çıkmaza girerek 4 Şubat 1923 günü kesintiye uğradı.

                   Görüşmelerin ikinci evresi 23 Nisan’da başladı ve 24 Temmuz 1923’te TBMM Hükümeti’nin diplomatik zaferi ile sonuçlandı. LOZAN görüşmeleri sırasında Hüseyin Rauf (Orbay) Bey İcra Vekilleri Heyetinin Reisi (Başbakan) idi. Her nedense, Başbakanlık görevinden bile vazgeçme pahasına, LOZAN’dan dönen İsmet Paşa Başkanlığındaki Heyeti karşılamaya gitmedi.

 

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |