|
24
Şubat 2003
TASSOS PAPADOPULOS
KİMDİR
Mahmut YILBAŞ
Güney Kıbrıs'ta
16 Şubat 2003 tarihinde yapılan başkanlık seçimlerinde,
%51 oy alarak seçilen DİKO partisi Başkanı Tassos
Papadopulos, Kıbrıs Türklerinin ve Kıbrıs'la ilgilenen
yabancı kamuoyunun tanıdığı bir isimdir. Geçmişte
EOKA ile birlikte anılan Papadopulos ismi, son
yıllarda Sırp kasabı Miloseviç'in kara paralarının
Güney Kıbrıs'ta aklanmasını sağladığı için sık
sık ile gündeme gelmiştir.
1934 Lefkoşa doğumlu
olan Papadopulos, İngiltere'de hukuk eğitimi görmüş
ve 1955'de İngiltere'den adaya dönüşünden itibaren
EOKA'nın gençlik örgütü PEKA içinde önemli rol
oynamıştır. Bu tarihlerde İngilizlere ve Türklere
karşı gerçekleştirilen terör eylemlerinde yakalanan
EOKA'cıların müdafaalarını da bizzat yapmış, bu
gayretleri ile ileriki yıllarda EOKA'nın önemli
liderlerinden biri olmuştur.
1959'da Londra
Konferansı'na katılan Kıbrıs Rum Anayasa Komisyonu'nda
yeralan Papadopulos, anlaşmayı reddeden iki Rum
üyeden biridir.
Londra ve Zürih
Anlaşmalarının imzalanamasından sonra, İngiliz
Valisi Sir Hugh Foot Dr. Fazıl Küçük ve Makarios'dan,
kurulacak geçici yönetimde görev verecekleri bakanların
listeleri istediğinde Makarios İçişleri Bakanlığı'na
Tassos Papadopulos'u, Çalışma Bakanlığı'na Yorgacis'i
önermiştir. Vali Foot, ismi terör örgütü EOKA
ile özdeşleşen Papadopulos'un böyle bir göreve
getirilmesine itiraz etmiş, bunu 3 Nisan 1959
tarihli ve 575 no'lu telgrafı ile İngiltere'ye
de rapor etmiştir. Foot telgrafında Makarios'un
kararının "aptalca" olduğunu söylemekte,
bu atamaların "faşist bir diktatörlüğe neden
olacağı"nı belirtmektedir. Makarios bu görevin
geçici olduğunu belirterek atamayı yapmakta ısrar
etmiş, 13 Aralık 1959 seçimlerinden sonra kurulan
Ortaklık Cumhuriyeti hükümetinde Papadopulos'u
bu kez Çalışma Bakanlığı'na getirmiştir.
1960 Ortaklık
Cumhuriyetinin kurulmasından sonra, Kıbrıs Rumları
ve Yunanistan enosis emellerinden vazgeçmemişler,
bu kez de enosisin önündeki tek engel olduğuna
inandıkları Kıbrıs Türklerini yoketme planları
içerisine girmişlerdir.
1 Nisan 1962'de
EOKA'nın kuruluş yıldönümü töreninde yaptığı konuşmada
Papadopulos şu ifadeleri kullanıyordu;
"Yabancı siyasi menfaatler tarafından dikte
ettirilen ve Zürih'te yazılan bu anlaşmalar bir
durak teşkil edebilir. Fakat ne tarihi, ne mantıki,
ne de fiili bakımdan bütün Elen dünyasının malı
olan Kıbrıs için bir ölçü olamazlar. Uygun şartlar
oluşur ve vatan bizi göreve çağırırse, aynı insanlar
yeni bir mücadeleyi deteklemek için hazır olacaklardır.
Halen kırmış olduğumuz zincileri alıp, yeni silahlar
yapacak, bu silahlarla Kıbrıs'ı Yunanistan'dan
ayıran uçurumun üstüne köprü kuracağız."
Makarios'un liderliğinde
kurulan Akritas teşkilatı ve aynı isimle anılan
Akritas Planı Kıbrıs Türklerinin direnişlerini
kırma ve en kısa sürede adanın bir bütün olarak
Yunanistan'a ilhakını sağlamayı hedefliyordu.
Rum kesiminde yayınlanan Patris gazetesinin 21
Nisan 1966'da ifşa ettiği Planda Tassos Papadopulos'un
bu teşkilatın Başkan Yardımcısı olarak atandığı
belirtilmekteydi.
1963 yılı Aralık
ayında Küçük Kaymaklı'da yeralan Rum saldırısında
ve 6 Şubat 1964'de onlarca Kıbrıslı Türkün öldürüldüğü
Arpalık baskınında Papadopulos Nikos Sampson ile
birlikte, bizzat planlayıcı ve uygulayıcı olarak
yeralmıştır.
23 Ekim 1967 'de,
BM Günü'nde yaptığı konuşmada şunları söylüyordu:
"Bizim için özgürlüğün anlamı, Elenizmin
güneydeki ileri karakolunun, ulusal kimlikle birleşmesidir."
Nitekim bu konuşmadan
bir ay kadar sonra 15 Kasım 1967'de Kıbrıs Türk
köyleri Geçitkale ve Boğaziçi'ne büyük bir Rum
saldırısı gerçekleştirilmiştir.
Tassos Papadopulos'un
1960 Anayasasını işlemez hale getirme görevi,
Scott Gibbons'ın Soykırım Dosyası (Genocide Files)
isimli kitabının 81. sayfasında şöyle anlatılmaktadır:
"Enosise ulaşmak amacıyla anayasayı tek taraflı
olarak değiştirme hedefini gerçekleştirmek üzere
Makarios; Yorgacis, Papadopulos ve Klerides'i
gizli bir hareket planı hazırlamakla görevlendirdi.
Bu Plan meşhur Akritas Planı idi."
Papadopulos 1959-70
yılları arasında Makarios hüküetlerinde çeşitli
bakanlık görevleri üstlendi. İçişleri Bakanlığı
1959-60, Maliye Bakanlığı (1960-61), Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Diğer görevi ile birlikte-1960-70),
Tarım Bakanlığı ( 1967-69) yaptı.
Bu yıllar Kıbrıs
Türk halkının, Kıbrıs Rumları tarafından her türlü
insanlık dışı muameleye maruz bırakıldığı yıllardır
ve Papadopulos tüm bu uygulamaların sorumlularından
biri olmuştur.
Papadopulos 1976
yılında Rum Temsilciler Meclisi Başkanlığı'na
seçildi ve 1978 yılına kadar bu görevi yanında
"Toplumlararası Görüşmelerde" görüşmecilik
görevi yürüttü.
1978 yılında Kıbrıs
Rum Yönetimi Başkanı Spiros Kiprianu aleyhine,
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü'nün okullarda dağıtılmak
üzere gönderdiği yardımları sattığı yolunda söylentiler
ortaya atıldı. 14 Mayıs 1978 tarihli Simerini
gazetesinde yeraldı. Kiprianu bunun kendisini
görevinden uzaklaştırmak için yapılan dış kaynaklı
bir komplo olduğu açıklaması yaptı ve olaya adı
karıştığı gerekçesiyle Papadopulos'u görüşmecilik
görevinden aldı. Pierre Oberling Road to Bellabais
adlı kitabında olayı geniş detayları ile anlatmakta
ve şöyle demektedir; "12 Şubat 1977'de Kiprianu'yu
Makarios'un çizgisinden sapmakla suçlaması, Papadopulos'un
Kiprianu aleyhine düzenlediği komplo ile bağlantılı
olabilir".
Kiprianu ile yaşadığı
bu uyumsuzluktan sonra Papadopulos 12 Kasım 1980'de
Merkez Birliği Partisini kurdu, ancak bu parti
uzun ömürlü olmadı. Papadopulos 1991'de yeniden
Milletvekili seçilmiş, 2000 yılında Kiprianu'nun
ölümünden sonra Demokratik Birlik Partisinin başına
geçmiştir.
Tassos Papadopulos
aynı zamanda Lefkoşa'nın Rum kesiminde bir hukuk
bürosunun sahibidir ve bu büro aracılığı ile bir
çok kanunsuz olaya karışmıştır. Papadopulos bu
faaliyetlerini, devlette görevli olduğu dönemlerde
de sürdürmüştür. Papadopulos ismi özellikle Sırp
lider Miloseviç'in kara paralarının aklanması
olayı ile dünya gündemine gelmiştir.
İngiltere'de yayınlanan
Financial Times gazetesi, 25 Temmuz 2002 tarihli
sayısında Bosna ve Kosova savaşları sırasında,
Birleşmiş Milletler'in ambargolarını kırmak üzere
Miloseviç'in paralarını Güney Kıbrıs'taki Laiki
Bank'a gönderdiğini, paraların bu banka aracılığıyla
paravan şirketlere devredildiğini ve bu şirketlerin
de İsrail'den silah alımı yaptıklarını, daha sonra
bu silahların Sırplar'a verildiğini yazdı. Bu
paravan şirketleri kuran ve para aktarma işini
bizzat yürüten kişi Tassos Papadopulos'du.
Konuyla ilgili olarak Birleşmiş Milletler Savaş
Suçları'nı soruşturma biriminden Morten Torkildsen'in
hazırladığı 58 sayfalık raporda, ambargoları delmek
için kurulan bu paravan şirketlerin sadece silah
değil, ambargo altındaki Yugoslavya'ya petrol,
hammadde, yedek parça da gönderdikleri açıklandı.
Financial Times, 1992-1994 yılları arasında Güney
Kıbrıs'a gönderilen paranın miktarının 4 milyar
dolar olarak tahmin edildiğini de belirtti.
Uluslararası Ceza
Mahkemesi Savcısı Carla Del Ponte'nin kara para
aklama konularında hazırladığı raporda Milosevic'in
Güney Kıbrıs'ta 8 off-shore firmasına para sızdırdığı,
İnterpol'un silah kaçakçısı olarak listesine aldığı
"Aviatrend" ve "Neocom" isimli
firmaların bu 8 firma arasında olduğu belirtilmektedir.
Milosevic'in kardeşine ait olan "Neocom"
firması CIA ve Papadopoulos'un Güney Kıbrıs'taki
avukatlık burosu tarafından 1997 yılında resmi
nitelik kazandırılarak, kaydedilmiştir.
Yukarıda belirtilen
bilgiler ışığında ve Papadopoulos'un Başkanlık
seçimleri esnasında Annan Planı'nı yetersiz bulduğu
doğrultusundaki açıklamaları ve takındığı tavırları
gözönünde bulundurularak, adanın ve özellikle
Kıbrıslı Türkler'in geleceği için nasıl bir tutum
izleyeceği şüphe uyandırmaktadır. Güney Kıbrıs'taki
önde gelen sendika liderlerinden ve AKEL Polit
Büros üyesi olan Andreas Ziartides, Tasos Papadopulos'un
Türkler hakkındaki düşünceleriyle ilgili şu sözleri
sarfetmiştir,
"Çok kötü
bir özelliğini farkettim...onun (Papadopulos'un)
Türkler'e karşı nefreti hastalık boyutundadır.
O, Türklerle ilgili konularda hasta bir ırkçıdır.
Tasos Papadopulos oldukça, Kıbrıslı Türklerle
bir uzlaşmaya varılması tamamen imkansızdır"
(Sunday Mail, 9 Şubat 2003).
Papadopulos'un
redçi tutumu, daha sonraki yıllarda da devam etmiş,
1992 yılında "Güven Artırıcı Önlemler Paketi
ile Gali Fikirler Dizisi'ni" de reddetmiştir.
Tasos Papadopulos,
uluslararası camiada takdirle karşılanan bir kişi
değildir. 4 Temmuz 2001'de gerçekleştirilen Amerika'nın
Bağımsızlığı Günü kutlamalarına, Amerikan protokol
listelerinden çıkartıldığı için davet edilmeyişi
büyük yankı uyandırmıştı.
Tasos Papadopulos
hakkında sorgulanması gereken bir diğer konu ise,
Güney Kıbrıs'ta 16 Şubat 2003 tarihinde gerçekleştirilen
Başkanlık seçimlerinde DİKO, AKEL, EDEK ve bağımsız
milletvekillerinin, yani hem sağ hem de sol düşüncenin
oylarını alarak seçimi kazanmış olmasıdır. Papadopoulos'un,
hem sol hem de sağ partilerden oy almasının sebebi,
Helen hegemonyasının tüm adaya yayılması emeline
dayandırılmaktadır. Bilhassa AKEL'in desteğini
alması dikkat çekicidir. AKEL lideri Dimitris
Hristofyas, parti kararı doğrultusunda sık sık
Rum göçmenlerin tümünün evlerine dönmesini içermeyen
bir anlaşmanın kabul edilmeyeceğini vurgulamıştır.
Hristofyas, RIK Televizyonu'nda, 7 Şubat 2003
günü katıldığı bir programda, tüm Kıbrıslı Rum
göçmenlerin geri dönmeleri ve Türk Ordusu'nun
adadan tamamen çekilmesi sağlanmadıkça, Kıbrıslı
Türklerle bir anlaşma olamayacağını belirtmiştir.
Tasos Papadopoulos
seçimler esnasında, hem sağ hem de sol görüşlü
Kıbrıslı Rumlar'ın beklentileri doğrultusunda
konuşmalar yaparak, "sınırların Girne'de
bittiği, Karpaz'ın tümünü alacakları ve tüm Kıbrıslı
Rum göçmenlerin 1974 öncesi sahip oldukları mallarına
dönecekleri" vaatlerinde bulunmuştur. Papadopoulos,
Türklerle bir anlaşmaya varılması taraftarı olmadığı
ve Annan planını reddetiği için, siyasilerin yanı
sıra, Rum Ortodoks Kilisesi'nin de desteğini almış,
finansman yardımlarını kabul etmiştir.
-
Geri -
|