"Ülkenin             bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı             yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

25 Nisan 2003

 

SOYKIRIM İDDİALARI VE DÜZMECE MAHKEMELER - III

Ş .Osman ARAS

1973 yılında, Santa Barbara i Kalifomiya' da, Mıgırdıç (Karakin) Yanıkyan adındaki kindar Ermeni'nin iki diplomatımızı (Başkonsolos Mehmet Baydar ve Yardımcısını) tuzağa düşürerek şehit etmesinin ardından, Ermeni terörü bütün dünyayı sardı. "Yanıkyan" , "ASALA" , "JCAG" , "ARA" diye anılan cinayet şebekeleri ortaya çıktı. 50'ye yakın diplomatımız, terörist saldırılar sonucu yaşamını yitirdi. Yüzlercesi de yaralandı. Bu saldırılar 1973-1986 arasında sürekli tırmanış gösterdi. Ancak, 1984 yılında Eruh Jandarma Karakolu kanlı baskını ile PKK adını duyurunca, bir duraksama oldu. Bu kez, PKK (KADEK) terörü tırmanmaya , ASALA sinmeye başladı. Kuşkusuz bu bir rastlantı değildi. Çünkü, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Türk düşmanlarına (Aşırı Sol, PKK ve ASALA' ya) yataklık ediyordu. APO' nun Rum pasaportu taşıdığını Türk Milleti asla unutmamalıdır. Böylece, Ermeni terörü, PKK (KADEK) ile yakın bir işbirliğine girişerek, onu taşeron gibi kullanmaya başladı. Zira ASALA' nın , 15 Temmuz 1983 günü Paris'te gerçekleştirdiği "Orly Havaalanı saldırısında" ölen ve yaralananlar arasında Fransızların da bulunması, ASALA aleyhinde tepkilere neden olmuştu.

         Ermeni-terörünün tırmanışa geçtiği 1973 - f9-S6 döneminin genel bir tespiti yapıldığında,

ibret verici bir tablo ortaya çıkmaktadır. Bu yıllarda Türklere ve özellikle diplomatlarımıza yönelik Ermeni terörünün en yoğun olduğu ülkeler ve olay sayısı aşağıda sıralandığı gibidir:

Fransa (50 Saldırı) , ABD (20) , İsviçre (17) , İtalya (14) , İran (13) , Suriye i Lübnan (13). Bu ülkeleri; Belçika (8), ispanya (6), Kanada (6), İngiltere(4) , Almanya (4), Danimarka (4), Hollanda (3) , Yunanistan (2) , Bulgaristan (2) , Portekiz (2) ve Avustralya (2) izlemektedir.

SSCB, Asya ve Afrika ülkelerinde Ermeni terörünün ortaya çıkmaması dikkat çekicidir.

Yargısız infazlar

 10 Nisan 1919'da Beyazıt Meydanında idam edilen - Boğazlıyan Kaymakamı - Mehmet Kemal Bey' i darağacına gönderen, Nemrut (Kürt) Mustafa başkanlığındaki düzmece mahkeme Talat, Enver ve Cemal Paşalar hakkında da (gıyapıarında) idam kararı vermiştir. Ne yazık ki, adı geçen ittihat ve Terakki' nin iki önderi de Ermeni teröristlerin kurbanı olmuştur. Talat Paşa Berlin'de, Cemal Paşa ve Yaverleri Tiflis'te şehit edilmiştir.

         Ziya Gökalp gibi aydınlar bile "soykırım" iddiası ile suçlanıyordu. 17 Mayıs 1919 günü

çıkarıldığı duruşmada tüm suçlamaları reddederek, şu yanıtı verdi:

         "Milletime iftira etmeyiniz. Türkiye'de Ermeni kırımı değil, bir Türk - Ermeni

vuruşması vardır.Ermeniler bizi arkadan vurdu. Bizde onları vurduk"      

Batının Tutumu

Batı, Ermeni olayına, Ermeni yanlısı bir tutum içerisinde ve "Bana dokunmayan terör bin yaşasın" mantıksızlığı ile bakmaktadır. Artık tarihçilerin hüküm vermesi gereken 1915 yılının acı olaylarını ısıtıp-ısıtıp önümüze sürmekte iken, 21. Yüzyılda yaşanan faciaları göz ardı etmektedir. Oysa şu anda, Azerbaycan'ın ¼’ü Ermenistan'ın işgal i altındadır. Yurtlarından edilen bir milyondan fazla kaçkın (mülteci) 10 yıldan beri, Kafkasya'nın çetin koşullarında yaşam savaşı vermektedir.

"11 Eylül" saldırısından sonra , teröre karşı mücadele ettiği gerekçesiyle dünyayı ateşe veren, ABD dahi ikilem içindedir. Örneğin; Kuzey Irak'ta yuvalanan terörist KADEK (PKK) gruplarını ortadan kaldıracak herhangi bir operasyon düzenlememiştir.

Batı'nın Ermeni olayına bakış açısını saptamak için; 2000 yılına kadar 11 ülkede, Avrupa Birliği (AB) Parlamentosunda ve Avrupa Konseyinde 20'den fazla "soykırım" kararının kabul edildiğini anımsatmak yeterli olacaktır. Bunların dökümü aşağıya çıkarılmıştır.:

ABD senatosu (1920) , Uruguay Parlamentosu (1965) , ABD Temsilciler Meclisi (1975), Kıbrıs Rum Parlamentosu (1982), ABD Temsilciler Meclisi (İkinci kez /1984), AB Parlamentosu (1987) Arjantin Senatosu (1993), Rusya Duma'sı (1995), Kanada Parlamentosu (1996), Yunanistan Parlamentosu (1996), Lübnan Parlamentosu (1997), Belçika Senatosu (1998), Arjantin Senatosu (ikinci kez! 1998) , Avrupa Konseyi (1998), Fransa Meclisi (1998), Lübnan Parlamentosu (ikinci kez / 2000) , Fransa Senatosu (2000), AB Parlamentosu (İkinci kez /2000),  İtalya Parlamentosu (2000)

Tehditler Kapımızda

         Perşembe'nin gelişini Çarşamba'dan tahmin etmek, "müneccimlik" değildir. Türkiye,

Kıbrıs ve Irak meselesinde, Batı' ya direnmiştir. intikam okları da birer-birer gelecektir.

ilkin ekonomik darboğazımızdan sıkacaklardır. Ardından EGE Sorunları, Soykırım iddiaları ve KADEK (PKK) terörü ısıtılıp tekrar önümüze konulabilir. Bütün bunlara hazır olmak gerekir.Ancak,Ebedi Başkomutanımız Gazi M. Kemal ATATÜRK'ün 70 yıl önce işaret ettiği gibi;

 

"Hazır olmak demek, susup o günü beklemek demek değildir." "HAZIRLANMAK GEREKiR"

KAYNAKÇA

1.TÜRKiYE CUMKURİYETi TARiHi: Prof. Dr. Ergün AYBARS

(DEÜ. Hukuk Fakültesi yayını, İzmir - 1999)

2.BiR TERÖR EFSANESi: Erich FEIGL (Milliyet yayınları, İstanbul - 1978)

3.TARiH BOYUNCA ERMENiLER: Sadi KOÇAŞ (Truva yayınları, Ankara -1970)

 

 - Geri -

 
 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |