"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

26 Şubat 2003


ONLARINKİSİ PETROL ZİFTİNDE DEBELENMEK YA BİZİMKİLERİN Kİ?!
Mustafa Yıldırım

Ortalık stratejist kaynıyor. "ABD ile ortak işgal edelim"diyemeyince "ABD ile güvenlik üretelim" diyen de var, "ABD ile anlaşıp da saldırıya ortak olalım. Bu olmuyorsa bırakalım ABD nasıl işgal ederse etsin, milliyetçilik bunu gerektirir," diyen de var!
Bunlara örtülü barışçıları da eklemek olası. Onlar da aşağı yukarı şöyle diyorlar: "Vallahi aşiretler arası diyalog gelişsin, eyalet devletleri kurulsun, Irak ulusal devleti yıkılınca hemen mezhep federasyonları oluşsun." Yani "ABD bu aşiret-mezhep demokrasisinin güvenliğini sağlasın yeter" demeye getiriyorlar. Umuyorlar ki, çoktandır hazırladıkları "otonom yerel iktidarlar" ya da "federatif yeni sözleşmeler" böylece yaşama geçecek... "Şu bir şeye benzemeyen ulusal devlet Türkiye Cumhuriyeti de böylece tarihten silinsin yeter," demeye getiriyorlar.
Bunların tümü Avrupa'nın tutumu karşısında. Fransa, Almanya ve Rusya'nın ABD saldırısna karşı çıkmalarının altında derin insan hakları, demokrasi, barış anlayışı yattığını yayıyorlar. Yani son 200 yılın emperyalist saldırıalrının altında bu devletlerin bulunduğunu, bunların yayılmacı ve sömürgeci tutumlarının ABD'nin yayılmacılığından zerre kadar farkı olmadığını unutuveriyorlar.

Bilinir ki, sömürgeciler birkaç on yılda bir aralarında paylaşım kavgası yaparlar. Şu aralar aralarındaki kavga da bundan ibaret. Fransa'nın Total-Fina-Elf petrol konsorsiumu, Rusya'nın Lukoil petrol arama tarama şirketi, Çin'in Petrochina şirketi Irak petrol iletmelerinin modernleştirilmesi için anlaşmalar imzaladı. Irak devleti Türkiye'ye de anlaşmalar önermişti. Bizimkiler her zaman olduğu "dost"ve "müttefik" ve "stratejik ortak" yanında yer almayı seçtiler.

Bush-Clinton-Bush Jr. yönetimleri ise herşeyin tepesine oturmak istiyor. Yani B.M Güvenlik Konseyi toplantılarının teneffüs aralarında yapılan pazarlık bundan ibaret!
Şu aşiret reisleri mi? Onlar da sağa sola saldırtılacak silahlandırılmış, uyuşturucu kolluk kuvvetlerinden ibaret! "Sağa sola sataşılacaksa elde bulunmalarında her daim yarar var," hesabı!

Biz mi ne diyoruz? Biz ulusal devletler yaşasın, bir daha koloni olmasın! Emperyalizmin önünde kaya gibi durulsun! Ne din devletleri, ne aşiret demokrasileri, ne cemaat federasyonları olsun; uyuşturucu yolları kapansın, bölgede barış ve karşılıklı yarara dayalı işbirliği ortamı oluşturulsun!
Yani eşkıya ile hangi "kutsal" amaç uğruna olursa olsun, işbirliğine hayır!
Federal devletin kovboyuna gelince, karşındakinin silahlarını elinden alacak, elinde kalmış silahlarının yerini denetim numarasıyla milimetrik olarak saptayacak...
Ya sonra?
Uzaktan, akıllı füzelerle vuracak!
Eşkıyaya da ancak bu yakışır!
Türkiye Cumhuriyeti'nin milletvekileri bir tercihte bulunacaklar: "Ya İstiklal Ya Ölüm!" diyen meclisin mirasından tümden vazgeçecekler ya da eşkıyanın önünde eğilecekler! Bunun orta yolu yok! Onlara baskı uygulayan eyaletçilerden korkmanın sonu yoktur!

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |