|
26 Haziran 2003
FİLİSTİN OYUNU
Hıdır DÜZKAYA
Gazi Üniversitesi Öğrencisi
Amerika birleşik devletleri 11 Eylül saldırısından
sonra dünya’da belirli dengeleri değiştirmek için
eline geçen barış güvercinliği işini ilk olarak
Afganistan’a saldırarak başlattı.
Bu bölgenin önemi Amerika’ya karşı gelecek
yüzyılda nüfus ve ekonomik olarak rakip olabilecek
tek devlet olan Çin’i hem ekonomik hem de jeo
stratejik açıdan sindirme planlarıdır. Bu
planların ilk aşaması olarak Afganistan’ın Çin’e
yönelen ticaret ağı üzerindeki önemli yerini
kullanmak istemektedir. Ayrıca orta Asya’daki yer
altı zenginliklerinden de Çin’i uzak tutmaya
çalışıyor. Hedeflerinden bir diğeri ise
oluşturacağı kukla devlet yardımıyla Asya’da
oluşabilecek herhangi bir uzlaşma ortamını kendi
istediği yönde değiştirmek istemesidir.Özellikle
Afganistan’ın ele geçirilmesinden sonra
Hindistan-Pakistan ve Endonezya’nın Aceh
bölgesindeki çatışmaların artması Amerika’nın
bölge üzerinde oynadığı oyunun bir göstergesidir.
Planlarının ikinci kısmı olan ırak devletinin de
ele geçirilmesi sonucunda kendine Ortadoğu’da çok
iyi bir üs elde ettiği su götürmez bir gerçektir.
Irak devletinin ele geçirilmesindeki amaç hiçbir
zaman ekonomik olmamıştır. Genel amacı dünya
petrol fiyatlarını elinde tutmak istemesi, başta
Rusya,Çin ve Avrupa Birliğinin ağır toplarının
olduğu grubun ikili ilişkilerle kazandığı
ayrıcalıkları önlemek amacını gütmesidir. Ayrıca
bölgede oluşan huzur havasını dağıtıp yeni
ayrılıklar yaratarak kendine yeni ve fazla büyük
istekleri olmayan oyuncak devletler
oluşturmaktır.Bu günlerde izlediği politika da bu
yönde şekilleniyor. Şii ve Türklere karşı Kürtleri
tutarak gelecek yıllarda izleyeceği politikanın
sinyallerini veriyor.
Konumuzun başlığı olan Filistin devleti kurulmak
istenmesi her ne kadar da üstlendiği yüce barış
hareketinin bir göstergesi gibi görünse de
Amerikan çıkarlarının peşinden koşmaktan başka bir
amacı yoktur. Devletin kurulmasının Amerika’ya
olan faydalarına bakacak olursak :
Özellikle savaş sonrası Arap dünyası ile Amerika
arasında soğuk rüzgarlar estiği bir gerçektir.
Ortadoğu’da son yarım yüzyıla damgasını vuran
İsrail-Arap çatışmasının Amerika’nın yardımı ile
çözülmesi Arap dünyasında büyük bir prestij
tazeleme oyunu olarak görülmelidir. Irak’ı ele
geçirdikten sonra bu bölgede hakim olmanın
koşulunun kendi kontrolünün altındaki bir Ortadoğu
olduğunu daha fazla kavrayan Amerika bölgedeki iç
dengesini kurana kadar herhangi bir savaş
istememesi de bu kararın bir parçasıdır. Dikkat
edilecek olursa savaştan hemen sonra Filistin’in
başına geçen barış yanlısı başbakan Mahmud Abbas
ve barışı engelleyen adam olarak dünya kamuoyunda
ön plana çıkarılan ve gücünü yavaş yavaş kaybeden
Arafat arasında seçim yaptırılmış ve plan birkaç
bağımsızlık hareketi haricinde çok iyi
işlemektedir.
İsrail’in kazançlarına bakılacak olursa, yaptığı
sert uygulamalarla çoğu zaman haksız bulunan
İsrail devleti saldırılarını iki devlet mücadelesi
şeklinde göstererek haklılık kazandırmak. Araplara
karşı nüfus artış hızı çok daha düşük olan
İsrail’in Arap dünyası içinde zor durumda
kalmasını önlemek olarak sıralayabileceğimiz gibi.
Diğer bir sebep olarak da Filistin’in içinde
bulunduğu koşullardan yararlanarak uzun süredir
olmayan barışı ala bildiği kadar fazla toprak
parçası ile gerçekleştirmektir.
Bu gün Filistin’de oynanan oyun onursuz bir devlet
olma ile onuruyla savaşıp ölme arasındaki küçük ve
bir o kadar da büyük farktır. Bakalım hangisi
seçilecek küçüklük mü yoksa büyüklük mü?
-
Geri -
|