|
27
Ağustos 2002
PARTİLERDE
SEÇİM PANİĞİ
Mahmut YILBAŞ
Ülkeyi kim yönetiyor;
57 nci hükümet, değil mi?
Bu hükümet hangi partilerin ortaklığı ile kuruldu?
DSP, MHP, ANAP.
Hükümetin başında kim var; yani Başbakan kim?
Sn. Bülent Ecevit; yardımcıları da; Sn. Devlet
Bahçeli ve Sn. Mesut Yılmaz.
57 nci hükümete, özellikle ekonomi yönetimi açısından,
başarılı oldular diyebilen, kendileri dışında,
bir kişi var mı? Malum iş çevreleri dışında yok,
tabi ki...
Ekonominin başında kim vardı?
Sn. Kemal Derviş.
Nereden getirilmiş idi?
Amerika'dan, yani Dünya Bankası'ndan.
Ekonomi politikasının esası neye dayanıyordu?
IMF reçetelerine...
Bu reçeteleri IMF adına kim uyguluyor, uygulatıyordu?
Yine Sn. Kemal Derviş
Uygulama sonucu ne oldu?
- İç / Dış borç
200 Milyar Doları aştı.
- İki ekonomik
kriz; 2000 Kasım, 2001 Şubat'ta yaşandı.
- Sabit kurdan
dalgalı kura geçildi. Dolar 600 Bin TL'den,
1 Milyon 700 Bin TL'na çıktı. Yani Türk Lirası
Dolar karşısında 3 kat değer kaybetti.
- IMF programının
uygulanması sonucunda Türkiye 120 Milyar Dolar
gelir kaybına uğradı.
- Enflasyon düşürülemedi.
- Faizler hala
yüksek seviyelerde seyrediyor.
- Bölüşümde adaletsizlik
ürkütüyor.
- Bir milyonu
geçen sayıda insan işsiz kaldı. İşten çıkarmalar
en çok bankacılık, telekom, bilişim teknolojisi
ve medya sektöründe oldu.
- Esnaf ve Sanatkarlar
arka arkaya kepenk kapattı ve kapatmaya devam
ediyor.
Memur ve ücretliler %15 reel gelir kaybına uğradı.
- İflaslar neticesinde
servetler, yok pahasına el değiştiriyor.
Dünya Bankasının
2003 yılı "Küresel Kalkınma Raporu'na"
göre de:
- Türkiye ekonomisi
%7,8 daralmayla dünya dördüncüsü.
- 116 Milyar
Dolar dış borçla, en boçlu yedinci ülke.
- Nüfusunun %18'i,
günde 2 Dolardan az gelirle geçiniyor.
- Nüfusun en
zengin %10'luk bölümü gelirin %32,3'ünü alıyor.
SONUÇ: Hergün
daha da yoksullaşan halk burnundan soluyor; sandıkta
da sorumlu gördüklerini ezip geçecek. Bunun bilincindeki
parlamento, açıkta söylenenler ne olursa olsun,
ülkeyi yönetemez duruma düştüğü için, seçim kararı
aldı.
Ayrıca;
Siyasi partiler çözülmeye başladı.
DSP karpuz gibi ortadan ikiye ayrıldı.
Sonra, ayrılanların önderleri de bölündüler. Cem'ciler
Yeni Türkiye Partisi'ni kurdular; Sanki
kendileri yeniler gibi. Son beş yılda hangi taşı
kaldırsan altından Hüsamettin Özkan çıkar.
Çünkü Bülent Ecevit'in umumi vekili idi.
Hükümetin diğer ortakları da, özellikle ANAP,
milletvekillerini partilerinde tutmakta zorlanıyorlar.
Anap'tan en son Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan
da ayrıldı.
Bu durumda, siyasi
partilerin büyük kesiminde, baraj altında kalarak
parlamentoya tekrar dönememek sendromu yaşanıyor.
Bu endişe yüzünden birkaç siyasi parti (MHP
ve AKP) dışında, diğerleri tek başlarına seçimlere
katılmaya cesaret edemediklerinden, diğer parti
ve kişilerle birleşme arayışlarına girdiler.
En ilginci, siyasi partilerin Kemal Derviş üzerindeki
ilgileri.
Siyasi partilerin büyük kesimi, yenileri ve en
eskileri, Derviş'i transfer etmek için amansız
bir yarışa girdiler ve nihayet ipi göğüslemek,
Cumhuriyeti kuran parti; yani CHP'ne nasip
oldu ve göğsüne törenle Altı Ok rozeti
takıldı.
Başta Baykal ve Derviş olmak üzere, bu iltihakın
bir aldatmaca olduğunu, Derviş'in Cumhuriyet Halk
Partisi'nin işareti olarak muhafaza edilen Altı
Ok'un temsil ettiği siyasi ilkelerin hiçbiri
ile yakından/uzaktan ilişkisinin bulunmadığını,
herkes bilmekte...
Başka bir gerçekte, bir siyasi parti olarak CHP'nin,
Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmuş ve ilkelerini
belirlemiş olduğu parti ile hiçbir düşünsel ve
ilkesel ilişkisinin kalmadığıdır.
Biz Mustafa Kemal Atatürk'ün partisiyiz diyebilenler
kaldıysa, söyleyenler bulunabiliyorsa, bu bir
aldatmacadan başka bir anlam taşımaz.
Sen, iki gün önce IMF'nin memuru diye itham ettiğin
kişiyi, Türkiye'nin kurtuluşunu sağlayacak O'dur,
diye günlerce peşinden koşacaksın ve sonunda büyük
bir törenle, uzantılarıyla birlikte, partine kabul
edeceksin.
Mustafa Kemal Atatürk'ten, CHP'de eser halinde
birşeyler kalmış idiyse, bu da son hareketle yok
edilmiş oldu.
Böylece CHP'ni, ulusal yörüngeden çıkarma görevi
de tamamlanmış oldu.
Adamlar, sadece ülkenin yeraltı ve yerüstü varlıklarına
değil, siyasi partilerine de el koyuyorlar, özelleştiriyorlar...
İşte CHP, son örnek...
Parlamentoya girememek endişesi neler yaptırıyor.
Hepsi panik halinde.
Şüpheniz olmasın, önümüzdeki günlerde CHP'ni diğerleri
takip edecek.
-
Geri -
|