|
27Aralık
2002
KIBRISA
CİDDİ BİR GÖZLE BAKMANIN ZAMANI GELDİ
Cem BAŞAR
Kıbrıs politikamızın
28 yıllık bir muhasebesini yapacak olursak neden
iflas noktasına geldiğimizi görürüz.
Kıbrıs'ta, bize
dedelerimizden miras kalan topraklar üzerinde
yaşayan soydaşlarımızı 1974'de Rum soykırımından
kurtardık. Bu bizim için bir görevdi. Onların
ada üzerinde hür ve bağımsız yaşamaları için bir
"Türk Cumhuriyeti" kurmalarına yardımcı
olduk, 1963-1974 yılları arasında çektikleri acıları
onlara unutturmaya çalıştık. Kardeşlerimiz sıkıntı
çekmesinler diye en krizli dönemlerde kendimizden
kısarak onlara yüz milyonlarca dolar verdik. Hatta,
KKTC'ni tanıdığımız için bazı ülkeleri kendimize
düşman ettik ve 2002'ye gelindiğinde tüm soydaşlarımız
değilse bile 1974 sonrası neslin bize "işgalci"
hatta "düşman" gözü ile baktığını hatta
"Türk" sözcüğünden nefret ettiğini,
"Biz Türk değil Kıbrıslıyız" diye sokaklarda
haykırdıklarını duymaya başladık.
Bize karşı bu hisleri
taşıyan soydaşlarımıza hiç kızmayalım. Onları
bu hale getiren 1974-2002 yılları arasında Türkiye'yi
yöneten hükümetlerdir. Kıbrıs'a para yollamaktan
başka hiçbir şey yapmadılar. Eğer Kıbrıs'a yollanan
paralar yerinde kullanılsaydı 200 bin nüfuslu
Kıbrıs bugünkü duruma gelmeyecekti. Peki 28 yıl
Kıbrıs'a aktarılan paralar nereye gitti. Kimlere
gittiğini fazla karıştırmayalım. Lefkoşa sokaklarında
dolaşan bir Kıbrıs Türkünü durdurup bu paraların
kimlere aktarıldığını sorarsanız size tek tek
isimlerini ve bağlantılarını söyler.
Türkiye'nin Kıbrıs'ta
işlediği en büyük sorumsuzluk 1974 sonrası nesli
ile hiç ilgilenmemesidir. Bugün yaşları 28 civarında
olan bu insanlar, Türklüğün ne olduğunu bilmedikleri
gibi, saf Türk kökenli olduk halde soyu belirsiz
Kıbrıslı olduklarını iddia ediyorlar.
Türkiye'nin Kıbrıs
üzerindeki 28 yıllık tablosuna şöyle bir baktığımız
zaman Adadaki yardım heyetimizin büyük paralar
harcayarak camiler yaptığını, KKTC aleyhine yazılar
yazan sayısı 3'ü geçmeyen Türkiye gazetesinin
Kıbrıs muhabirleri için yüzbinlerce dolar harcayarak
bina yaptıklarını ve belirli çevrenin mütahitlerine
nasıl para akıttıklarını her Kıbrıslı biliyor.
28 Yıl bu ülkede
görev yapan Elçilerimiz, Komutanlarımız acaba
bir "KIBRIS TÜRK TARİHİ MÜZESİ", KIBRIS
TÜRK TARİHİ ARAŞTIRMA MERKEZİ", "ATATÜRK
MÜZESİ" kurulması için öncülük etmeyi hiç
akıllarından geçirdiler mi?
Yunanlılar 1974'den
sonra Güney Kıbrıs'ın eğitimini kontrolleri altına
aldılar, Rum çocuklarını "Melez Kıbrıslı"
olarak değil "Soylu Elenler" olarak
eğittiler ve birer "Meğali İdeacı" olarak
yetiştirdiler.
Kıbrıs konusu Türkiye
için artık çok hassas bir döneme girmiştir. Tarihimiz
boyunca çok şey kaybettik. Hiç değilse Kıbrıs
üzerindeki kalan son bir karış toprağımızı da
kaybetmeyelim.
-
Geri -
|