"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

28 Şubat 2003

GOBEN, BRESLAU YAHUT İSKENDERUN
Hüseyin MÜMTAZ

Yukarıdaki ilk iki isim, çok iyi bilindiği gibi sonradan Yavuz ve Midilli'ye dönüşüp "bakanların-vekillerin ve dahi milletin" haberi olmadan kocaman bir dünya savaşına girişimizin sebebi olacaklardır.
İnşallah İskenderun da öyle büyük "haksız-kirli-pis" bir savaşa girmemize yol açtığı için hatırlanmaz.
Daha tezkere meclise gönderilmeden İskenderun limanına yanaşan iki gemi bin araç indirmiş, sayısı belli olmayan Amerikan askerleri, araçlardaki niteliği belli olmayan malzemeye yaklaşılmasını engellemiş.
Milletvekilleri limana sokulmuyor.
Amerikalılar güneydoğuda cash dolar sayarak, boş depo, bina, arazi kiralıyorlar.
Sivil Amerikalılar elli-yüz araçlık sivil jeeplerden müteşekkil konvoylarla her gün Türk topraklarından vızır vızır Kuzey Irak'a geçiyor.
Kim, hangi güç, hangi yetkiyle bunlara izin vermiştir?
Ya tezkere çıkınca kimler nasıl geçecektir?
Ben ilkinde olduğu gibi bu sefer de, bırakın bakan ve milletvekillerini, fakat milletten bile çok büyük şeylerin saklandığını düşünüyorum.
Bir "içe sinmeme" edebiyatı yapılıyor. Timsah gözyaşları dökülüyor.
Başbakan Yardımcısı Şener 24 Şubat akşam üzeri, "Tezkere"nin Meclise sevkedildiği gün yaptığı basın toplantısında "bakanların çoğunun tatmin olmamasına rağmen" Başbakan'ın açıklamalarından sonra tezkerenin imzalanarak meclise gönderildiğini söylüyordu.
Demek ki anlaşma olmuştu.. Gelinen noktada ve verilen izahatlardan sonra bakanlar ikna olmuşlardı ki imzalarını basmışlardı.
On dakika sonra gazeteciler bakanlar kurulunun altı buçuk saatlik ikna toplantısından çıkıp Bakanlığına gelen Yakış'ı merdivenlerde yakaladılar ve sordular; "Heyetler arasındaki görüşmeler nasıl gidiyor, anlaşma oldu mu?"
Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı Yakış cevap verdi; "Bilmiyorum. Sabahtan beri bakanlar kurulundaydım. Arkadaşlar yukarıda görüşüyorlar, şimdi çıkıp bilgi alacağım."
Demek ki içlerinde Yakış'ın da bulunduğu bakanlar kurulu, sürdürülmekte ve halen sona ermemiş olan heyetler arasındaki görüşmelerde gelinen noktadan haberleri olmadığı halde tezkereyi imzalayarak topu meclise atmışlardı.
26 Şubat gecesi de Akepe Genel Başkanı televizyonlarda "içimize sinmedi ama" diyordu..
İçinize sinmeyen, bakanların tatmin olmadıkları konular nelerdir?
İçinize sinen konular nelerdir?
Sizin içinize sindiği halde milletin içine sinmeyecek daha neler vardır o anlaşmalarda?
Heyetlerin imzaladığı, yahut imzalayacağı "Mutabakat belgeleri"nin, Amerika nezdinde en ufak bir hukuki değerinin olduğunu mu zannediyorsunuz?
Başkan imzalasa ne yazar? Ya Kongreden geçiremezse?
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Amerikan Kongresi'nden daha mı alt seviyede bir kuruluştur da "onun mesaisine muntazır" bir vaziyet almıştır?
Son dedikodu; belge imzasının, tezkerenin mecliste onayından sonra gerçekleşeceğidir.
Amerika, Türk hükümetinin sözüne, Kongre Meclis'in iradesine güvenmiyor fakat Türkiye'nin Başkanın sözlü oluruna itimat etmesi bekleniyor.
Amerikan Dışişleri Bakanı Powel uçakla Alaska üzerinden geçerken ne cüret, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'nı arayarak "Tezkereyi perşembeye kadar çıkarın, acelemiz var" diyebilir?
1.Amerikan Dışişleri Bakanının muhatabı Türkiye'nin Başbakanı mı? 2. Haddini aşarak talimat verme yetkisi var mı? 3. Görüntünün bu şekilde olmasında Emperyal otel köşelerinde tanıksız-tutanaksız verilen sözlerle, Yakış-Babacan'ın Bush karşısında uğradığı istiskalin payı var mı?
Şu sorularıma cevap isterim:
1. Tezkere imzalanmadan Türkiye'de bulunan, yer kiralayan, Irak'a geçen asker-sivil-casus Amerikalılar hangi hukuka tâbidir?
2. Tezkere imzalandıktan sonra gelecekler hangi hukuka tâbi olacaklardır?
3. 255 uçak, 65 helikopter Türkiye'de konuşlanacaktır da, 62 bin askerin kaçının Türkiye'de ne kadar süre kalacağını nasıl sayıp, nasıl hesaplayacaksınız?
4. Kürtlere giden silahları biliyor musunuz? Gözetiminizde yapılmayan teslimattan sonra size verilecek envantere ne ölçüde güveneceksiniz?
5. Amerika'nın, Irak'a girdikten sonra ertesi gün ne yapacağını biliyor musunuz? Neye ortak oluyorsunuz?
6. Türkiye'de konuşlanan Amerikan birliklerinin bırakın Irak'tan, Türkiye'den ne zaman çekileceğini biliyor musunuz?
7. 62.000 sayısı iki-üç kolordu eder. "İstenmeyen durumlara karşı" o birlikleri "kontrol edebilmek" için bölgede (Güney Türkiye-Kuzey Irak) onun üç misli, yâni 190.000 Türk askerini mi bulunduracaksınız? Bunun kaba bir hesapla 130 bini Irak'a mı girecek?
8. Türkmenlere ne gibi haklar tanınacak?
Akepe'li milletvekillerini ikna toplantısında konuşan Dışişleri bakanı Yakış demiş ki; "Eğer onaylamazsanız karşılayamayacağımız şu zararlarımız oluşur:
1.Kıbrıs ve Ege'de Yunan tezleri desteklenir.
2.Türkiye'nin AB üyeliği tehlikeye girer.
3.Bakü-Ceyhan petrol boru hattı gerçekleşmez. Türkiye'nin enerji hatları üstündeki etkinliği azalır.
4. Musul-Kerkük petrolleri Kürt aşiretlerinin eline geçer. Irak'tan gelecek göçü karşılamamız mümkün olmaz.
5. Kürt devleti kurulur Önce federasyon kurulur daha sonra devlete dönüşür.Bölücülük hortlar.
6.Ekonomi çöker.
Duydun mu kıymetli okuyucu, eğer tezkere onaylanmazsa bunlar olurmuş.
Yâni Dışişleri Bakanı diyor ki; sanki halihazırda a) Kıbrıs ve Ege'de Yunan tezleri desteklenmiyor, b) Türkiye'yi AB'ye alacaklar, c) Baku-Ceyhan 15 senedir sürüncemede değil, d) Musul-Kerkük bizim elimizde ve göç gelmeyecek, e) Kürt Devleti kurulmamış gibi bunlar bunlar olur....
Peki tezkere çıktıktan sonra bütün bu meseleler hâl mi olacak?
Vekillerini bilmem ama milleti, elma şekeri ile kandırabileceğiniz çocuk mu zannediyorsunuz?
Sayın Dışişleri Bakanı cebinizde başka ne var onu söyleyin.
Gülmek bile zor geliyor..
Biraz ciddiyet lütfen..


- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |