|
28
Mart 2003
III.
PAYLAŞIM SAVAŞI BAŞLADI
Talat SARAL
Ve 20 Mart 2003 Perşembe günü sabaha karşı
savaş başladı. Bu savaşın, daha doğrusu Irak’a
yönelik ABD-İngiliz saldırısının bazı
özelliklerini şöyle özetleyebiliriz:
Savaşın Gerekçesi:
ABD’nin sadık ve stratejik ortağı olan
İngiltere’yi de yanına alarak başlattığı bu
savaşın resmi gerekçesi (zahiri sebep);
Saddam rejimini devirmek, Irak’ı
silahsızlandırmak, bu ülkeye demokrasiyi
(!) getirmek ve uluslararası terörü önlemek
şeklinde sunuldu. Ancak bunların esas neden
olmadığını tüm dünya biliyor. ABD’nin temel
hedefi; süper güç olma özelliğini, muhtemel
rakipleri olan AB (Almanya-Fransa ekseni)
Çin ve Rusya’yı da dizginleyerek
pekiştirmektir. Bu savaş bir bakıma DOLAR’ın
tahtına göz diken AB parası AVRO’ya
karşı da yapılmaktadır. (Bkz, bu köşedeki
03.01.2002 tarihli yazımız.)
Savaşın
Adı:
Bu savaş değişik türde III. Dünya Harbi’nin
başlangıcıdır. Dünya nimetlerinin güçlü devletler
tarafından yeniden paylaşımını öngören ilk iki
dünya savaşını Almanya başlatmıştı.
Yenisini ise, her ikisinde de Almanya’yı yenen
ABD başlatmıştır. Buna (hedeflerini öne
çıkararak) III. Paylaşım Savaşı demek
yanlış olmayacaktır.
Savaşın
Hukuku:
Bu savaş uluslararası hukuka rağmen
yapılmaktadır. O kadar ki, II. Dünya Savaşı ile
kurulan ve öncülüğünü ABD’nin yaptığı Birleşmiş
Milletler, bu tutum yüzünden ağır bir darbe
almıştır. Aslında her büyük savaş bir bakıma
mevcut düzene karşı yapılmış,
kazananlar istedikleri düzeni savaş
sonrasında kurmuşlardır. Başka bir deyişle,
hukuk savaşı değil, savaş hukuku belirlemiştir/belirlemektedir.
Taraflar
ve Destekleri:
Savaşın tarafları koalisyon ile Saddam
rejimi olarak sunulmaktadır. Barzani ve
Talabani güçleri koalisyonu, diğer tüm
yerel güçler ise (beklenenin aksine), Saddam’ı
desteklemektedir. Koalisyona bazı Batılı ülkelerin
sembolik katkıları dışında Kuveyt ve Katar kara ve
hava koridoru, Türkiye ise (şimdilik) yalnızca
hava koridoru ve insani yardım desteği
vermektedir. Saddam ayrıca Arap ülkeleri halkı
ile, dünyadaki savaş karşıtlarından en azından
moral destek almaktadır. Ancak, sıranın
kendilerine geleceğinden korkan ve/veya ABD’ye
hasım olan bazı ülkeler, Irak’a gizli destek
de veriyor olabilir.
Tarafların
Gücü:
Koalisyon hem sayı hem de teknoloji
bakımından kıyaslanmayacak ölçüde öndedir. Ancak
bu üstünlük sivil halkın ve alt yapının
fazla zarar görmemesi endişesiyle, ayrıca iklim
şartları nedeniyle yeterince kullanılamamaktadır.
Buna karşılık Iraklılar, kendi vatanını
savunma morali/içgüdüsü ile; doğal
engelleri, kentleri ve altyapı
tesislerini kalkan olarak kullanma avantajına
sahiptir.
Savaş
ve Medya:
Önceki savaşın aksine, Irak ve El Cezire TV,
ABD’nin tekelini kırmış, dünyayı ve kendi
kamuoyunu etkileme şansı yakalamıştır. Ancak Türk
medyasında haber ve yorumların daha çok
koalisyon yanlısı ve Türkiye’nin abartılı
eleştirilmesi yönünde olduğu dikkati
çekmektedir. Bunda, kanla ve göz yaşıyla
beslenmeye çok istekli piyasalarımızın etkisi de
büyüktür.
Savaş
ve Türkiye:
Türkiye’ye yönelik içerde ve dışarıdaki çok haksız
eleştirilerle örtülü tehditlere karşı en
güzel değerlendirmeleri ve cevapları, her
kelimesi özenle seçilmiş Sn. Genelkurmay
Başkanı’nın 25.3.2003 günlü basın açıklaması
içermektedir. Umarız, bu tarihi uyarıdan başta
ABD ve AB olmak üzere, herkes gerekli
dersleri çıkarır.
-
Geri -
|