|
28 Haziran 2004
BİLGİ SAHİBİ OLMADAN FİKİR SAHİBİ OLMAK
Nurettin TÜRSAN
1. KÖŞE YAZARLARI :
Bu güzel sözü, ne yazık ki bir köşe yazan olan
Uğur Mumcu söylemişti. Muhatapları da, yine,
gazetelerin köşe yazarlarıydı.
Köşe yazarları, gündelikçi işçi gibi, her gün
makale yazmak zorunda olduklarından okumaya pek
vakit bulamıyorlar. Okuyanlar da, moda gereği,
İngilizce eserleri okuyorlar.
Birkaç yıl önce Noam Chomsky adında bir Amerikalı
sosyolog geldi, karşılandı, dinlendi ve
alkışlandı. Fakat bu adamın "Terörizmin Anatomisi"
adlı ufak kitabında "Türkiye Kürtleri soykırımına
uğrattı" cümlesinden kimsenin haberi yoktu. Bu
yazar, dürüstçe, terörizmin Türkiye’de kadın,
bebek, çocuk, genç, ihtiyar 35000 insanı
öldürdüğünü de yazmalıydı.
Hiçbir köşe yazan bir şey yazmadı.
1960'larda Fransa'da bir kitap yayınlandı:
Cezayir'in bağımsızlık savaşında fellahlara
işkencesiyle ünlü bir Fransız albayı, kitabında
"ben bu usulleri Mustafa Kemal'den öğrendim" dedi.
(Bir Musevi vatandaş kitabı bana ödünç vermişti.)
Türkiye'de kimseden bir ses çıkmadığı gibi, Paris
Büyükelçiliğimiz de protesto etmedi. Yalnız bir
kişi, Prof. Dr. Yılmaz A1tuğ, bir makaleyle bu
iftiralara cevap verdi. Gazeteciler okumuyorlardı.
(Bu Fransız albayı De Gaulle'e suikast yaparken
yakalandı, 15 yıl hapis yedi.)
Yahudi kökenli ünlü İngiliz tarihçisi Eric
Hobsbawn şöyle yazıyor:
"Belirli bir zaman ve mekanda yaşayan erkekler ve
kadınlar olarak, yüzyılın dramalarında rol alan
aktörler olarak - ne kadar önemsiz olursa olsun -
en azından bu yüzyılın tarihine katılan, ona dair
görüşleri, önemli gördüğümüz olaylar tarafından
biçimlendirilen insanlar olarak konuşuyoruz.
Bizler bu yüzyılın parçasıyız. Bu yüzyıl da bizim
parçamız. Bir başka çağa ait olan .okurlar,
örneğin bu kitap yazılırken üniversiteye giren
öğrenci, bunu unutmamalıdır. Öğrenci için Vietnam
Savaşı bile, tarih öncesidir. (Kısa 20. yüzyıl,
S.16: paragrafın tercümesinden sorumlu değilim.)
2. YORUM:
Seksen yaşım geçmiş gazete okuyucuları, okudukları
makalelerdeki tarih bilgisi noksanlarım, sosyal ve
siyasal, hatta ekonomik olayları; orta yaştaki
köşe yazarlarından çok daha iyi hatırlıyor ve
biliyorlar. Bugün Atatürk aleyhinde yazı yazanlar,
10 Kasım 1938'de, Atatürk öldüğü gün, 25 milyon
Türk'ün hıçkırarak ağladığım biliyor mu?
(Katafalkta nöbet tutuyordum, sabaha kadar kadın,
çocuk, ağlayarak, bayılarak geçti. Bu olayı hiçbir
kitap yazmaz. Ben yaşadım. Eric Hobsbawm haklı,
yaşayanlar tarihi yazıyorlar.)
3. CUMHURİYETİ ELEŞTİRMEK:
Son zamanlarda Cumhuriyet yönetiminin sosyal,
siyasal, ekonomik ilkeleri, devrim ve evrimleri
hakkında gelişigüzel fikirleri ileri sürüldü, hiç
tarih okumadan, hiç cumhuriyeti kuranların anı ve
eserlerini okumadan.
622 yıllık bir devlet yıkılmış, 25 milyon nüfus 10
milyona düşmüş, en zengin topraklar
elden'""giun1Ş, oralarda 30' dan fazla devlet
kurmuş: sadece Türk ulusunun kan dökerek
kurtardığı bozkır, unutulmuş, yolsuz, fabrikasız
bir toprak Anadolu, Türk ulusunun elinde kalmış;
ve bu ulus büyük bir aşkla Türkiye Cumhuriyeti
adlı yeni bir devlet kurmuş, Lozan adlı bir belge
ile korkunç Avrupalı düşmanlarına onaylatmış.
Bugün bunu yapabilir misiniz? Nesini
eleştiriyorsunuz? Demokrasi yok mu sanıyorsunuz?
Bugünkünden daha onurlu su, daha yasalı vardı.
Peki, bu genç devletin ilk düşmanları kimlerdi?
Dış güçler ve onların işbirlikçileri İstanbul
gazeteleri... Tevhid-i Tedrisat Kanununu
eleştirenler, açınız kitapları, İngiliz altınıyla
yaptırılan Şeyh Sait, Dersim, Kubilay
ayaklanmalarım (özellikle Hasan Rıza Soyak'ın
Atatürk'ten Anılar, Yakup Kadri’nin Politika’da 45
Yıl Anılarını) okuyunuz. Önce bilgi sahibi, sonra
fikir sahibi olunuz. Hiçbir strateji kültürü
olmadan Kıbrıs hakkında, hiçbir Arap ve petrol
tarihi, Selçuklu ve Osmanlı tarihi okumadan Büyük
Ortadoğu Projesi hakkında yazı yazamazsınız.
Yazarsanız, gençliği yanlış yollara
yönlendirirsiniz. Kıbrıs gençlerine yaptığınız
gibi...
-
Geri -
|