|
31
Ocak 2003
VURUN
DEDİK… ÖLDÜRÜN DEMEDİK
Mehmet
Bilgin
Rauf
Denktaş'a yapılan saldırılar ve saldırıların zamanlaması
akıl ve iz'an sahibi kişileri hayretler içinde
bırakıyor.Çoğu kimse şok olmuş gelişmeleri izliyor
ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Ardarda ve dozu
gittikçe artan saldırıları önceleri eleştiri olarak
algılayanlar, saldırıların giderek çirkinleştiğini
görünce 'sahip çıkacak yok mu' diye etrafına bakınıyor.
Gençliğini
bile yaşayamadan Kıbrıs davasını sırtlayan koca
Denktaş ortada. Gelen saldırıyor,giden hızını
alamamış dönüp bir daha saldırıyor, hakaret ediyor.Türkiye'den
saldırıyorlar Kıbrıs'ta yankılanıyor.Kıbrıs'tan
saldırıyorlar Türkiye'de yankılanıyor. Saldırılar
eko yapıyor.
Denktaş A.B.D.
de kalp ameliyatı olmuş.Sağlığı iyi değil.Hastanede
mikrop kapmış.Çok nadir olan bu durum nedense
Denktaş'ın başına gelmiş.Bir türlü iyileşemiyor.A.B.D
kalması ve tedavisi uzuyor.O bile kabahat.Adaya
dönünce durumu daha da kötüleşiyor.
Gülhane'ye alınıp
hayatının kurtarılması ve nekahat için Çankaya
köşkünde misafir edilmesi Kıbrıs'tan kaçıp Türkiye'ye
sığınmak olarak lanse edilmiş olacak ki televizyon
programlarında Adaya dönüşünde büyük protestolarla
karşılaşacağı havası yayıldı.Artık çanlar Denktaş
için çalıyordu.
CNN-Türk'de programlarını
ibretle izlediğimiz Mehmet Ali Brand bir programında
Denktaş'ın Adadaki muhalefete hakaret ettiğini
ısrarla tekrarlayarak muhalefeti kışkırtmaya çalışırken
gazetecilik yaptığını sanıyordu. Denktaş'ın kızından
yükselen sitem dolu serzenişe ,iktidar partisinin
genel başkanı Rize'den cevabını verdi. Yalnız
bırakılan Denktaş belki de en ağır yarayı Adadaki
mitingle almıştı.
Az daha unutuyordum.'Anlaşmayı
imzalamazsan Çavuşesku'nun akibetini hatırla'
şeklinde bir başka tehdit de Yunanistan'dan geldi.Çavuşesku
ve ailesinin isyancılar tarafından nasıl öldürüldüğünü
bir hatırlayın? Balık hafızası olanlar zorlanmasın.
Sorum onlara değil.
Neticede Denktaş
hakarete uğramış,ezilmiş ve yaralı bir vaziyette
görüşme masasına oturdu. Anlaşmayı imzalamazsa
Denktaş'ın başına gelebilecekleri düşünmek bile
istemiyorum.
Kimse O'na sahip
çıkmadı ama O davasına ve milletine sahip çıktı.O
haliyle Kıbrıs Türkü'ne ve Anavatan'a zarar verecek
bir anlaşmayı imzalamam dedi.Tam linç edilmesi
için düğmeye basılacak diye beklerken, 22 Ocak
2003 tarihli Hürriyet gazetesinde Rum yönetimi
Cumhurbaşkanı Klerides'in "Rauf Gitmesin"
demeci manşete çıktı
Şimdilerde medya
mensuplarının bazı şeyleri parlattığına bakmayın.
Onlar görevini yapıyor.Kıbrıs'ta verilen mücadelenin
tarihini bilenlerin hatırlayacağı gibi Enosis
mücadelesi veren ve bu uğurda adayı kana bulayan
Makarios'un hemen yanıbaşında Klerides de vardır.
Onların karşısında da Dr.Küçük ve Denktaş.
Bugün, Denktaş
Türk'ün davasını nasıl yüklenmişse Klerides de
Rum'un davasını yüklenmiş.Her ikisi de yeminli
denilenlerden. Davalarını en iyi bilen ve en iyi
savunan iki düşman.İkisi de çok şey görmüş.Çok
şey yaşamış.Bazı aculların Adayı Yunanistan'a
bağlayacağız derken Türk Ordusunun gelmesine sebep
olduklarını yaşayarak görmüş.Bundan ders çıkarmadığını
zannedenlerin sayısının çokluğu Klerides için
hiç de önemli değil.
Kuzey Kıbrıs'daki
malüm muhalefet partisi lideriyle ya da Kıbrıs
Ticaret Odası başkanıyla hatta muhalefetin hepsiyle
birden imzalayacağı bir anlaşma ile Kıbrıs meselesini
halledemeyeceğini Klerides'den iyi kimse bilemez.Onların
muhalefet görevlerini kendilerinden çok şey katarak
yaptıklarını ve yaptıklarının en çok kimin işine
yaradığını herkesten iyi biliyor.Denktaş aleyhine
düzenledikleri son Miting meydanında muhalefet
liderlerinin gözlerinin parlamasından, anlaşmayı
imzalamadı diye Denktaş'ın işini bitirmek için
sabırsızlandıklarını ve bundan büyük bir zevk
duyacaklarından da emin. Ama gün akıllı olmak
günü diyor.Bu fırsat bir daha ele geçmez.
Hürriyet Gazetesindeki
manşetin devamında 'Kıbrıs'ta 30 bin kişi "Denktaş
gitsin" gösterisi yaparken,Rum Lider Glafkos
Klerides,Hürriyet'e "Rauf gitmesin,müzakereci
değişirse çözüm yıllar alabilir" dedi' diye
yazıyor.Klerides'in ne dediğini anlamayanlar bu
yazının başlığını bir daha okusun.
Kıbrıs'ta muhalefetin
yaptığı akla aykırı işleri görüp uyaran meclis
başkanına saldıranların Klerides'i anlayabileceğini
hiç zannetmiyorum. Ayrıca Onların bu aşamada Klerides
için hiç bir önemi de yok. O demecinin devamında
"Tayyip Erdoğan Kıbrıs'ta şimdiye kadar izlenen
politikaların yanlış olduğunu söyledi.Yeni politikanın
ne olması gerektiğini söylemedi.Çözümü açıklamadı.
Çözüm istemeleri cesaret verici ama detayları
bilmiyoruz" diyor ve en akıllı hamlesini
yapıyor.
Bu aşamada Denktaş'ın
sırtını yere getirmek için yardımcı olabilecek
tek Adama "Simitis'e söylediğini halkına
ve Denktaş'a söylemenin tam zamanı" diyor.Klerides'in
ustalığından bahsetmemin asıl nedeni bu.
Bakalım neler olacak.
-
Geri -
|