"Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımzızlığı kaygı vericidir... Ulusun bağımsızlığı yine ulusun çaba ve kararlılığı ile kurtarılacaktır."  | Anasayfa |
      Dergimiz
      Ulusal Forum
      Bültenlerimiz
      Etkinliklerimiz
      Okuyucu Köşemiz
      Yazarlar
      Tarihçe
      Müzik
      Resim Galerisi
      Görüş ve Öneriler
      Abonelik
      Künye
      Bağlantılar
      Vakıf
      Ulaşım

 

   GÜNDEM  

31 Aralık 2002


KIBRIS KÖTÜ GÜNLERİN EŞİĞİNDE...
CEM BAŞAR

Yabancı güçlerin beslediği kışkırtmacılar cennet Kıbrıs'ı, cehenneme çevirmek için faaliyetlerini endişe verici şekilde arttırdıkları gözleniyor.

Yaratılan karışıklıkların amacı, Denktaş'ı şu veya bu şekilde ortadan kaldırmak, Türk Askerinin adadan çıkması için zemin hazırlamak ve Kıbrıs Türklerini azınlık olarak Rum'a teslim etmektir. Böylece Kıbrıs adası Yunanlılaştırılacak ve bütünü ile AB'ye girecek. Bu gerçekleşirse, Avrupa, Ortadoğu'dan, Asya'nın içlerine doğru açılan kapının anahtarını eline geçirmiş olacak.

Oynanan bu oyunun KKTC'de fitilini ateşleyenler, AB'nin, KKTC Ticaret Odası aracılığıyla kuzeye akıttığı milyonlarca Euro ile beslenen taşeronlardır.

Kimdir bu taşeronlar ?

Söz konusu kişiler, iflas etmiş Komünizmin Türk tarafındaki artıklarıdır. Bunlar 1990 öncesi yıllarda Moskova Üniversitelerinde çok özel eğitildikleri için işlerini iyi biliyorlar. Toplumun sorunlarını malzeme kullanarak kışkırtmacılıklarını "Halk Ayaklanması" şekline dönüştürüyorlar. Tabi şimdi ideoloji mücadelesi değil Türklere yara açmak isteyen yabancı İstihbarat örgütlerinin taşeronluğunu yapıyorlar.

28 Şubat'a kadar kışkırtmaların, Kıbrıs Türkleri arasında arzulanmayan çatışmalara yol açması ihtimalinin belirmesi, 1974 öncesinde yaşadıkları açılar dinmeyen ana, babaları çok huzursuz ediyor.

KKTC'nin güvenliğinden sorumlu komutanlarımız da bu gelişmelerden endişe duyuyor, halkı tedirgin etmemek için her önlemi hissettirmeden almış bulunuyorlar.
Geçmiş yıllarda Türkiye'ye karşı Ermeni ASALA ve ayrılıkçı Kürt PKK terör örgütlerini topraklarında barındıran ve besleyen Rumların şu sıralarda teröristlerle ilişki kurduklarına dair haberler alınıyor. Alınan bir habere göre, Abdullah Öcalan yakalandığında üzerinden çıkan Rum pasaportunun gerçek sahibi Kürdistan Dayanışma Örgütünün lideri LAZAROS MAVROS, 2002 yılı içinde iki kez Beyrut ve Filistin'e gitmiş. LAZAROS MAVROS'un şu sıralarda Güney Kıbrıs'ta bir gurup Filistinli ile dikkat çekici bir ilişki içinde olduğu da alınan haberler arasında yer alıyor.

Türkiye'nin teröristler listesinde ilk on arasında adı geçen LAZAROS MAVROS'un, Rum İstihbarat Örgütü hesabını bu hassas dönemde tekrar sahneye çıkması beklenen melanetin işaretidir. Doğan Güreş paşanın Genelkurmay Başkanlığı döneminde kahvesine zehir koyan PKK'lı er, Rum kesiminde MAVROS'un yetiştirmesiydi.

Geçtiğimiz hafta, Rum ANTENNA tv'sinde Rum İstihbarat Örgütü kaynak gösterilerek üç gün arka arkaya verilen bir haber dikkat çekiciydi. Habere göre, KKTC'deki askeri depolardan yaklaşık bir Tugayı donatacak kadar hafif silah çalınmış ve Türk tarafında AB yanlısı politika izleyen ve mitingler düzenleyen politikacı, gazeteci ve iş adamlarının isimleri verilerek can güvenlikleri tehlikedeymiş.

Ortaya çıkan görüntü, Rumların, KıbrısTürklerini, kanlı bir bölünmeye sürükleme hazırlığı yaptıkları şeklindedir. Türk tarafına sızdıracakları bir terörist meydanlarda toplanan binlerce kişinin arasına bir bomba koyacak olurlarsa, patlamanın sonucunda 20-30 gencimiz ölürse ne olacak? Bunun hesabını kim kimden soracak.

KKTC güvenlik birimlerinin bu tehlikeyi göz önünde bulundurup çok ciddi önlem almaları şarttır.

- Geri -

 
 | Gündem / Haber | Tarihçe | Yazarlar | Arşiv | Resim Galerisi | MP3 Bölümü |
 | Görüş ve Öneriler
| Abonelik | Künye | Bağlantılar |Vakıf | Ulaşım |