08.12.2006

PKK'yi kim yönetiyor?

MEHMET FARAÇ

Son dönemde yoğunlaştırdığı bombalı saldırılarda uzaktan kumandalı patlayıcı kullanan terör örgütünde kontrol sorunu yaşanıyor, 'ateşkes' kuşku yaratıyor

**PKK'nin Kandil Dağı ve kırsalda militanları koordine eden yöneticileri arasında kavga yaşanıyor. Karayılan bazı militanların ateşkes sürecini sabote ettiğinden yakınırken örgütün güvenlik güçlerini hedef alan saldırıları da sürüyor. Örgüt ateşkes-eylem ikileminde kontrolsüzlük yaşıyor!

PKK'nin son dönemde yoğunlaştırdığı bombalı saldırılarda uzaktan kumandalı patlayıcılara rastlanması, örgütün ateşkesten vazgeçtiği anlamına mı geliyor? Aslında bu durum PKK'de uzun süredir yaşanan, Urfa-Bingöl kavgasının, Türk ve Suriyeli yöneticiler arasında da ciddi bir gerginliğe dönüştüğünü haber veriyor. Kontrol edilemeyen eylemlerin artmasına yol açan gerginliğin arkasında Murat Karayılan'ı dinlemeyen Suriyeli Feyman Hüseyin olduğu öne sürülüyor. Yaşananlar PKK'yi kim yönetiyor sorusunu bir kez daha gündeme getiriyor.

1 Ekim'den itibaren tek taraflı ateşkes ilan eden PKK'de yaşananları üç ana noktada değerlendirmek gerekiyor:

PKK, en büyük sorunu örgütten kopmalar yüzünden yaşıyor. Valiliklerin açıklamalarına göre ekim - kasım döneminde teslim olan terörist sayısı 50'yi aşıyor. Aynı dönemde örgütün kent komitelerinde çalışan ve lojistik faaliyeti yürüten 90'dan fazla kişi de yakalanıyor. Bu arada örgüt, güvenlik güçleriyle girdiği çatışmalarda da çok kayıp veriyor.

Uluslararası kavga

Örgütün ikinci sorununu, teslim olan ve yakalananların itirafları oluşturuyor. Güvenlik güçleri ifadelerden yola çıkarak Güneydoğu'da son iki ayda örgüte ait 29 sığınağı ortaya çıkarıyor ve buralarda 10 kamyon dolusu silah, gıda, giyecek, ilaç, yakıt ele geçiriyor.

Bu iki sorun PKK'yi sadece kent merkezi ve kırsaldaki örgütlenmesinde ya da lojistik çalışmalarında sıkıntıya sokmuyor. Yaşananların yanı sıra örgüt içinde uzun süredir var olan bölgesel kavgalar da uluslararası boyutta gruplaşmalara yol açıyor. Avrupa'da Rıza Altun' u pasifize ederek yerine Canan Kurtyılmaz' ı getiren ve Bingöllülerle girdiği kavgayı kazanan Murat Karayılan'ın karşısında bu kez çok önemli bir sorun duruyor. Bu sorun, PKK'nin ateşkesten beklentilerini ciddi biçimde tehlikeye sokarken eylem stratejisini de darmadağın ediyor.

PKK son dönemdeki çatışmaların, güvenlik güçlerinin operasyonlarına karşı "meşru savunma" dan kaynaklandığını iddia etse de, bazı bölgelerde mayın ve patlayıcılarla gerçekleştirilen bazen de karakollara taciz ateşiyle sonuçlanan eylemler ateşkesin ciddiyetinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor. Örneğin güvenlik güçlerinin 21 bölgede ortaya çıkardığı bombalardan 15'inin patlamaya hazır olduğu saptanıyor.

PKK ateşkes halindeyse bu eylemleri ve tuzakları yalnızca operasyonlara karşı savunma ya da "misilleme" olarak mı adlandırmak gerekiyor? Gerçekler hiç öyle görünmüyor. Çünkü son olarak Şırnak'ta yaşananlar çok dikkat çekiyor. Örgüt önceki gün Beytüşşebap'ta güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada 5 kayıp veriyor. Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde mayına çarpan bir araçta ise 3 asker şehit oluyor, 14'ü de yaralanıyor. Şırnak Valiliği patlamanın uzaktan kumanda ile gerçekleştirildiğini açıklıyor. PKK'ye yakın ANF ajansı da bombanın askeri aracın geçişi sırasında patladığını doğruluyor.

Bu saldırılar PKK'nin ateşkesten vazgeçtiği anlamına mı geliyor? Bu eylemleri kim yapıyor sorusu da yanıtlanamıyorsa asıl soru daha da önem kazanıyor: O zaman PKK'yi kim yönetiyor?

Kandil'de örgütü yöneten Murat Karayılan'ın kırsaldaki militanları koordine eden Suriyeli Feyman Hüseyin'e söz geçiremediğine ilişkin yoğun söylentiler bulunuyor. İki militan arasındaki hizipleşmenin tehlikeli boyutlara ulaştığı söyleniyor.

İddiaya göre Karayılan stratejik önemdeki örgüt sorumlularına 15 Kasım 2006'da, "Komuta ve Savaşçı Yapısına" başlıklı bir talimat göndererek, ateşkes kararına rağmen, eylem yapan sorumlulardan özeleştiri istiyor. İddiaya göre Karayılan, talimatta, "Ufukları sadece silahlı eylemlerle sınırlı kalan kadroların, PKK'den bağımsız bir birim gibi hareket etmeye başladığından" yakınıyor.

Kavga, hizip ve çöküş

PKK muhalifi kaynaklar ise aynı talimatta Karayılan'ın, 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren 700 PKK militanının kaybedilmesine neden olan sorumluların görevden uzaklaştırılacağı, ateşkes kararına rağmen eylem yapmakta ısrar edenlerin sorgulanacağını öne sürüyor.

Dün Tunceli'den gelen bir haber de PKK'deki uluslararası hizbi doğruluyor. Yerel kaynaklar güvenlik güçlerinin, Feyman Hüseyin'in telsizden militanlara yönelik eylem talimatını saptadığını iddia ediyor.

PKK'yi sıkıntıya yalnızca Feyman Hüseyin sokmuyor. Büyük kentlerde daha önce sabotaj eylemleri yapan TAK birimi de, önceki gün operasyonların durmaması halinde yeniden eyleme geçileceği tehdidini savurunca örgütteki kontrol sorunu iyice büyüyor.

Kavga, hizip ve çöküş bir tarafa aslında PKK'deki kontrolsüzlük, kontrollü mayından daha tehlikeli bir yöne gidiyor!