ABD-PKK İLİŞKİLERİ

 

Kandil Kürtlere ihale edildi

* Türkiye'yi oyalamayı sürdüren Washington, PKK'yi Kuzey'de bir Kürt devleti yapısı içinde eritmeyi hedefliyor, ihaleyi de örgüte 20 yıldır kucak açan Kürt aşiretlerine veriyor. ABD, Kürtler için Irak'ın coğrafyasını parçalarken PKK ile mücadele konusunda bölgenin coğrafi yapısını gerekçe gösteriyor. Talabani ve Barzani devletleşme heyecanı sırasında ne ABD'yi ne de PKK'yi ürkütmek istiyor.

Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesut Barzani 'nin Beyaz Saray'da, Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nin başkanı olarak peşmerge kıyafetiyle ağırlanmasının öncesi ve sonrasında, Kandil-Süleymaniye-Washington hattında PKK konusunda yaşanan trafik dikkat çekiyor. Gelişmeler, hem Kuzey'de kurulan devletin tanınması, hem de PKK'ye siyasi çözüm bulunması için prova yapıldığını ortaya koyuyor.

PKK'nin siyasallaştırılması çalışmalarının giderek daha da yoğunlaştığını görmek için son günlerde Kürtlerin ABD Başkanı'yla yoğunlaştırdıkları diyaloğu iyi irdelemek gerekiyor:

PKK'ye siyasi çözüm planı ilk olarak 13 Eylül'de Irak Devlet Başkanı Celal Talabani 'nin Bush 'la Washington'da yaptığı görüşmede masaya yatırılıyor. Amerikalı bir heyet bu görüşmeden 20 gün sonra, Barzani peşmergelerinin rehberliğinde 4 Ekim 2005'te Kandil Dağı'na gönderiliyor. PKK/KONGRA-GEL ile yapılan silah bırakma pazarlığı sırasında örgüt yöneticisi Cemil Bayık , siyasi bir parti olarak tanınmayı ve Abdullah Öcalan ile diğer örgüt yöneticilerinin serbest bırakılmasını istiyor. ABD heyeti ise silah bırakma karşılığında, PKK'nin siyasi faaliyetlerine destek sözü veriyor.

Bir ton patlayıcı...

ABD-PKK pazarlığı sürerken örgüt, Türkiye'deki saldırılarını sürdürüyor. Bu arada güvenlik birimleri teröristlerin yurda bir ton civarında plastik patlayıcı sevk ettiğini belirliyor. Patlayıcıların 150 kilosu ele geçiriliyor. Başbakan Erdoğan , örgütteki hareketlilik ve Türk güvenlik birimlerinin ABD-PKK diyaloğunu üçüncü kez belgelemesi üzerine 19 Ekim'de AKP Grubu'nda uyarı yapmak zorunda kalıyor:

''Şu gerçek herkes tarafından, özellikle bölgede sorumluluğu olanlar tarafından iyi bilinmelidir. Milletimiz bölgedeki terörist odakların temizlenmesi için etkin adımların atılmasını bekliyor.''

Erdoğan'ın bu sözlerinin ardından bölgedeki sorumlular Talabani, Barzani ve ABD arasındaki trafik daha da yoğunlaşıyor. Talabani, bir aşiret liderinin Oval Ofis'te ağırlandığı gün The New Anatolian gazetesindeki demecinde, ziyaretin ''Irak Kürdistan kimliğinin ABD yönetimi tarafından bir çeşit tanınması'' anlamına geleceğini açıklıyor.

Terörle korkutmak...

Talabani demecinin devamında Türkiye'yi şeriatçı terör tehdidiyle korkuturken PKK'ye bakış açısını da ortaya koyuyor: ''PKK sorununun güç kullanarak çözümü imkânsız. Irak ordusu henüz bunu yapabilecek güçte değil. PKK'yi fazla sıkıştırırsak belki de El Kaide, Ensar El İslam gibi teröristlerle işbirliğine başlayacaklar. Bu yüzden, onları dağlardan indirmenin en iyi yolunun siyasi çözüm olduğuna inanıyoruz.''

Barzani ise bu açıklamaların yayımlandığı gün, ABD'nin tahsis ettiği uçaktan Washington'a iniyor ve Kürdistan devletinin varlığıyla ilgili mesaj vermek için Bush'un karşısına peşmerge kıyafetiyle çıkıyor. Türkiye'nin tepkiyle karşıladığı bu ziyaretin ardından Ankara'ya verilen bilgide, Bush'un, ''President Barzani'' ye, ''PKK'nin kontrol altında tutulması, Türkmenlerin siyasi konumu ile Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması konusunda mesajlar verdiği'' aktarılıyor.

PKK'nin beklentisi

Gelişmeden memnunluk duyduğunu ifade eden PKK yöneticisi Murat Karayılan ise 28 Ekim'de yaptığı açıklamada, Kürt sorununun çözümünün bir bütün olduğunu, tüm parçalarda çözüm olmazsa kazanımların ömrünün uzun olamayacağını belirtiyor ve Barzani-Talabani ikilisine PKK konusunda sorumluluk düştüğünü yineliyor.

KONGRA-GEL'in siyasal çözümle pasifize edilmesine yönelik planın ardında ABD'nin olduğu, Beyaz Saray toplantısından 4 gün sonra yapılan bir açıklamada dışa vuruyor.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice 'ın Irak danışman yardımcısı Robert Deutch , Washington'da Türk gazetecilere Barzani'nin temasları sırasında PKK sorununun en üst düzeyde ele alındığını belirtirken şöyle diyor:

''Türkiye tek bir şeye (askeri yöntem) odaklanıyor, o olmayınca da hiçbir şeyin yapılmadığı söyleniyor. Türkiye 1990'lı yıllarda Kuzey Irak'a on binlerce askerini gönderdi, ancak PKK yine de silinemedi. PKK ile başa çıkmanın coğrafi zorlukları var.''

Türkiye'yi oyalamayı gelenek haline getiren Washington, PKK'yi Kuzey'de bir Kürt devleti yapısı içinde eritmeyi hedefliyor, ihaleyi de örgüte 20 yıldır kucak açan Kürt aşiretlerine veriyor. ABD, Kürtler için Irak'ın coğrafyasını parçalarken PKK ile mücadele konusunda bölgenin coğrafi yapısını gerekçe gösteriyor. Talabani ve Barzani devletleşme heyecanı sırasında ne ABD'yi ne de PKK'yi ürkütmek istiyor. Türkiye'ye Hollywood'un Kuzey'de çektiği ''Kürdistan filmi'' nde dayak yiyen adam rolü veriliyor.

Mehmet  FARAÇ