CIA'NIN PKK PLANI[*]

Amerika, Irak'taki siyasi ve coğrafi gelişmeleri de göz önüne alarak PKK'ye Kuzey'de alan yaratmaya çalışıyor. Son iki yıl içinde üç kez Kandil Dağı'nda PKK yöneticileriyle bir araya gelen CIA elemanları, siyasal platforma çekilmeleri için örgüt yöneticileri üzerindeki baskıyı arttırmaya çalışıyor.

Amerika'nın, PKK'yi üç aşamalı bir planla saf dışı bırakmayı tasarladığı ileri sürülüyor. İlk aşamada PKK'nin üst düzey yöneticileriyle yurtiçindeki 3 bin kadar militanın, çıkarılacak genel afla Türkiye'deki siyasi yaşama çekilmesini öneren ABD, ikinci etapta sınır dışında barınan 4 bin civarındaki militanı Kuzey Irak'taki federatif yapıya entegre etmeyi hedefliyor. CIA ise örgütün Kuzey Irak'taki para trafiğini ve Avrupa'da 170 kuruluş üzerinden yapılan yardımları kesmek için uluslararası istihbarat örgütleriyle işbirliğine hazırlanıyor.

PKK'nin etkisizleştirilmesi için iki yıldan bu yana hem Kürt liderler hem de Türkiye'deki güvenlik ve istihbarat birimleriyle koordinasyon halinde bulunan Amerika, ''siyasi PKK planı'' uygulamaya sokmak için Irak'ta yapılan seçimlerin sonuçlarını bekliyor.

Irak'ta, Kürt bölgesi dışında rahat hareket alanı bulamayan ABD, bu bölgeyi de risk çemberine almamak için PKK'ye yönelik askeri bir hareket içine girmek istemiyor. Bu çekincede örgüt militanlarının Irak, Suriye, İran ve Irak'ta dağınık olmasının da payı bulunuyor.

PKK'nin geçen ay, ''Çözüme katkı sunsunlar'' çağrısı yaptığı, geçen hafta ise ''dar politik hesaplar yapmaması, ulusal çıkarları gözetmesi ve yanlış ittifaklara girmemesi yolunda'' uyardığı Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile Kuzey'deki federal bölgenin başkanı KDP lideri Mesud Barzani de askeri operasyona karşı çıkarak ''siyasi çözüm'' de ısrar ediyor. Kürt liderlerin bu duruşu da Amerika'yı siyasi seçeneğe zorluyor.

Son iki yıl içinde üç kez Kandil Dağı'nda PKK yöneticileriyle bir araya gelen CIA elemanları, siyasal platforma çekilmeleri için örgüt yöneticileri üzerindeki baskıyı da arttırmaya çalışıyor.

Öcalan da masada

PKK'lilerin bir bölümü, Amerika'nın planına sıcak bakmasına karşın Abdullah Öcalan 'dan olumlu bir sinyal alamadıkları için çekimser kalıyor. Örgüt yöneticileri, ABD'nin Türkiye'ye Kuzey'de kurulacak devletin tanınması karşılığında PKK'yi tasfiye sözü verdiğini ileri sürüyor. Örgüt, ''Öndersiz çözüm çözümsüzlüktür'' propagandasıyla ''Öcalan'a özgürlük sağlanmadan PKK'nin hiçbir çözüme yanaşmayacağını'' da duyuruyor.

ABD ise daha önce PKK'de bölünmeye yol açan telkinleri yoğunlaştırarak Osman Öcalan liderliğinde kurulan Kürdistan Yurtsever Demokrat Parti'nin (PWD) etkinliğini arttırmayı hedefliyor.

Güvenlik birimleri ile Kuzey Irak'taki kaynaklardan derlenen bilgilere göre Amerika, Irak'taki siyasi ve coğrafi gelişmeleri de göz önüne alarak PKK'ye Kuzey'de alan yaratmaya çalışıyor. İddiaya göre örgütün Kandil ve çevresindeki kamplarda bulunan 4 bin civarındaki militanına özerk yapı içinde vatandaşlık verilmesi, ekonomik ve siyasi yaşam içine çekilerek Kuzey'deki Kürt devleti yapılanmasına entegre edilmesi hedefleniyor.

Amerika ve Kürt liderler, örgütün militan kadrosunu yöneten, aralarında ''Cemal'' kod adlı Murat Karayılan , ''Cuma'' kod adlı Cemil Bayık , ''Abbas'' kod adlı Duran Kalkan, Mustafa Karasu ile militan kadroların başındaki ''Doktor Bahoz'' kod adlı Feyman Hüseyin ile diğer kadroların ''genel af'' ya da ''topluma dönüş yasası'' benzeri bir uygulamaya tabi tutulmasını istiyor.

Ekonomik kıskaç...

ABD'nin ekonomik planı ise siyasi arenaya çekilememesi halinde örgütün Türkiye, Irak, İran ve Suriye'de aylık 500 bin doları aşan yardım fonunu çökertmeyi, özellikle Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç gibi Avrupa ülkelerinde 170 dernek ve kuruluş üzerinden yürütülen ve ayda 1 milyon Avro'ya ulaşan para trafiğini kesmeyi hedefliyor.

Uzmanlar, örgütün Irak'taki petrol taşımacılığından, Kuzey'de ihale alan müteahhitlerden, insan, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile haraçtan elde ettiği gelirin kesilmesi için CIA koordinasyonunda uluslararası istihbaratın harekete geçeceğini belirtiyor.

 



[*] Mehmet FARAÇ, Cumhuriyet Gazetesi, 20 Aralık 2005