PKK İLE MÜCADELE STRATEJİSİ

Devletin etkinlik kazanması, örgüt propagandasının kırılması gerekiyor.


PKK'nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yürüttüğü terör faaliyetlerine değinmeden önce, bu faaliyetlerin yeşerip büyüdüğü bölgenin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısına kısa bir göz gezdirmekte yarar vardır.

Bölgenin büyük kısmı dağlık olup, köy ve mezra düzeyinde yerleşim çok dağınık ve düzensizdir. Her vatandaş arazisinin bulunduğu yerde ev yapması sonucunda birkaç evden oluşan düzensiz mezra ve köy sistemi zamanla oluştu. Buralarda yaşayanlar genellikle hayvancılıkla geçinmektedir. Bu köy ve mezraların, büyük bir kısmı ise Osmanlı'dan kalma feodal sistemin bir devamı olan ''Ağa ve Şeyh''lerin elinde bulunmaktadır. Halkın büyük kısmı ise ağa ve şeyhlerin topraklarında çalışmakta ve toprak gelirinin büyük kısmını bunlara vermektedir. Bölgede alt yapı ve sanayi gelişmemiştir.

Cumhuriyetin kurulmasından sonra 85 yıllık bir süre geçmesine karşın, dinsel ögesi ağır basan feodal yapı hala mevcudiyetini sürdürmekte ve devlet düzeyinde halkı şeyh, ağa ve aşiret reislerinden oluşan kişiler temsil etmektedir. Kısaca Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri, şimdiye kadar bölge halkına çağdaş yapıyı içeren ''Vatandaşlık kimliğini'' kazandıramamışlardır. Bölge Osmanlı'dan kalma ''feodal kimlik'' ile yaşamaktadır.

PKK, yukarıda özetlenen bölge özelliklerini kendi lehine istismar etmek suretiyle terör faaliyetlerine başlamış ve kendisine göre tespit ettiği hedeflerin büyük kısmını gerçekleştirmiştir.

Örgütün aşamaları

PKK, Mao, Giap, Thomson, Galıla, Parit, Shy, gibi yabancı yazarların ''Gerilla Savaşı'' John Baylis'in ise ''Küçük ölçekli savaş'' (1) E. Orgeneral Doğan GÜREŞ'in ise ''Az şiddetli savaş'' dediği bir mücadele yürüttüğü bilinmektedir.

Bu mücadele 3 stratejik evreye ayrılır. (2) Birinci aşama; Stratejik savunma veya komplo safhasıdır. Terör örgütü bu safhada kendi politik alt yapısını oluşturdu.

İkinci aşama; stratejik açmaz veya denge evresi olup, örgüt mürekkep lekesi biçimde hücre yapısını geliştirmeye devam ederek güvenlik güçlerine karşı vur-kaç taktiklerini geliştirerek güç dengesini kurmaya çalışmıştır.

Üçüncü aşama ise ''stratejik karşı taarruz'' safhasıdır. PKK'nın son eylemleri bu safhaya geldiğini belirten izlenimler taşımaktadır.

Gerilla savaşının çeşitli boyutları bulunmaktadır. Bunlar; Politik Askeri, Sosyo-ekonomik, kültürel ve ideolojik ile uluslararası boyut olarak sıralanabilir. PKK, uyguladığı terör faaliyetlerinde bu boyutların hepsini kullanmaktadır.

PKK uyguladığı politik boyut ile ''Bölge halkının desteğini kazanmaya çalışmaktadır.'' Geçmişte, eyalet, il ilçe ve köy bazında yapılanma oluşturmuş ve etkin olduğu yerlerde meşru hükümetin etkinliğini azaltmaya çalışmaktadır. Son zamanlarda Diyarbakır, Batman, Van ve Siirt'te uyguladığı terör örnekleri bunun canlı örnekleridir.

Askeri kuvvetlerle direkt çatışma yerine mayın döşeme ve uzaktan komutayla mayın patlama ile güvenlik güçlerine zayiat vermeye çalışmaktadır.

PKK'nın, geçmişte bölge halkının bir kısmını isteyerek, bir kısmını da baskı ile yanına çekmek suretiyle geniş bir taban oluşturduğu değerlendirilmektedir. Kendini gönüllü veya baskı ile destek veren bölge halkının yardımı ile bölgedeki güvenlik kuvvetleri hakkında zamanında istihbarat toplamakta, harekatını günlerce sürdürecek düzeyde lojistik destek ve haberleşme imkanlarını sağlamaktadır. PKK'nın 1993 yılı içerisinde Güneydoğu Anadolu'dan vergi adı altında topladığı haraç miktarı 135 milyar liradır. PKK'nın başta uyuşturucu ticareti ve haraç almak üzere yıllık gelirinin 863 milyar olduğu tahmin edilmektedir. (3)

Abdullah Öcalan'ın Kenya da yakalanarak getirilmesi ve yargılanarak mahkum edilmesi ve güvenlik güçlerinin kararlı tutumu karşısında 2000 yılından itibaren bölgede uzun bir süre sükunet hakim olmuştur. Sükunet döneminde PKK'nın bölge halkı üzerinde yarattığı boşluğu, maalesef gelen hükümetler dolduramamış, vatandaşı ülkeye kazandıramamışlardır.Kuzey Irak'ta ABD ve AB'nin desteğinde gayri resmi kürt devletinin kurulma aşamalarının büyük kısmının tamamlanması, ırak'ın ABD tarafından işgali ve Kürtler üzerindeki baskının kalkması Türkiye'nin AB'ye girmek için mevcut yasalarda yumuşatıcı düzenleme yapması, PKK'nın eyleme geçmesi için bir ortam oluşturmuştur.

PKK, Kuzey Irak'ta (Kandil dağı bölgesinde) ABD'nin kontrol ve denetiminde örgütlenmekte, eğitimini yapmakta ve hatta ABD'den silah ve teçhizat desteği aldığına dair istihbarat bilgileri de mevcuttur. PKK konusunda; Türkiye-ABD arasında yürütülen ikili görüşmelerin laftan ileriye gitmemesi, PKK, Irakta birçok büro açması ve parti kurarak 3. parti olarak seçime girmesi, serbestçe faaliyetlerini sürdürmesi, ABD, Barzani ve Talabani'nin verdiği desteğin bir kanıtıdır.

Aşırılıklar önlenmeli


PKK, Güneydoğu Anadolu'da örgütlediği ve yönlendirdiği militan ve yandaşları ile Türkiye Cumhuriyeti'ne resmen savaş açmıştır. Artık korkusuzca devletin güvenlik güçlerine, araçlarına, resmi devlet dairelerine saldırmakta ve dozunu artırarak bölgeye yaymaya ve halkı ayaklanmaya çalışmaktadır. Bu durum, Türk-Kürt milliyetçiliğini körüklemekte ve son Gemlik, Bursa, Bilecik Van, Diyarbakır olayları bunun canlı örnekleridir. Bu tırmanma başta Kürt kökenli vatandaşlar olmak üzere herkese zarar vermektedir. DEHAP ve diğer Kürt partilerinin yöneticileri ile sağduyulu Kürt aydınlarının bölge halkı düzeyinde telkinde bulunmaları ve sade vatandaşların tahriklere kapılmamaları konusunda uyarmaları vicdani görevleridir. Ayrıca, kışkırtıcı Türk milliyetçiliğini de önlemek hepimizin görevidir.

PKK, uyguladığı sosyal ve ekonomik politika ile bölgedeki feodal yapıyı eleştirerek halkın devlet tarafından sömürüldüğünü iddia etmektedir.

PKK, uyguladığı kültürel ve ideolojik politika ile Kürt halkının Türkler tarafından asimile edildiğini, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AHİS) ve Paris şartınca kişilere tanınan dilini ve kültürünü geliştirme hakkının bölge halkı tarafından kullanılmadığını ileri sürmektedir.

PKK, başta Almanya, Hollanda, Belçika, İsveç, Danimarka olmak üzere birçok Avrupa ülkelerinde çeşitli dernek adları altında teşkilatlanarak siyasi, sosyal, ekonomik ve psikolojik politikaları açıklayarak uluslararası düzeyde destek sağlamaya ve boyutunu genişletme girişimlerini sürdürmektedir. Bu konularda da büyük destek almaktadır.

1993 yılında Avrupa'daki uyuşturucu kaçakçılığından 56 milyon mark (448 milyar TL) haraç olarak 280 milyar topladığı ileri sürülmektedir. (4)

Alınması gereken önlemler

Filipin ve Malezya'daki Gerilla faaliyetlerini inceleyen Mc Oven Tompson, Galula, Paret ve Sky gibi yazarlar, Gerillaya karşı uygulanabilecek en başarılı harekatı aynı taktik ve esasları içeren ''Karşı Gerilla Harekatı'dır'' demektedirler.

Gerilla savaşına karşı uygulanacak prensipleri, Sir Robert Thomson şu şekilde sıralamıştır. (5)

1- Hükümet öncelikle açık ve seçik bir siyasi hedef tespit etmeli,

2- Mücadele sırasında yasalara bağlı kalınmalı,

3- Hükümet yalnız askeri tedbirleri değil, aynı zamanda politik, sosyal, ekonomik, idari, polisiye ve diğer ihtiyaç duyulan önlemleri içeren kapsamlı bir plan yapmalı,

4- Ayaklananların siyasi alt yapılarının çökertilmesi ilk hedef olmalıdır.

Gerillaya karşı uygulanabilecek bu yöntemler çeşitli ülkelerde elde edilen deneyimler sonucu tespit edilmiştir. Bunlar her yerde uygulanacak bir reçete değildir. Her ülkenin ekonomik, sosyal yapısı ve coğrafi konumuna göre değişiklik gösterebilir.

Türkiye'nin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısı dikkate alınarak PKK'nın etkinliğini azaltıcı ve devletin etkinliğini artırıcı önlemler askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel önlemler başlıklarıyla sıralanabilir. Bu yazıda ağırlıklı olarak ekonomik, sosyal ve kültürel önlemler üzerinde durulacaktır. Bu önlem önerileri şöyle sıralanabilir:

1- Bölgede cereyan eden olayları psikolojik, sosyolojik kültürel, ekonomik, siyasi ve askeri yönden inceleyen ve alınması gereken tedbirleri tespit eden bilim adamları ve bürokratlardan oluşan çalışma grupları oluşturulmalı ve bunların önerileri hükümetçe değerlendirilmelidir.

Toprak reformu


2- Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da gecikmeksizin adaletli bir toprak reformu yapılmalı ve bölge halkı feodal yapının çemberinden kurtarılmalıdır.

3- Toprak reformu da dikkate alınarak, korunması zor olan ve devamlı PKK'ya destek sağlamaya müsait mezra ve köyler birleştirilerek güvenilir ve merkezi yerlerde köy-kent konumunda yeni yerleşim merkezleri kurulmalıdır. Bu yerleşim merkezleri devlet tarafından bölge halkının ihtiyaçları ve yerleşim sonrası yapacağı iş dikkate alınarak inşa edilmeli ve bunun için düşük faizli krediler halka verilmelidir. Yeni inşa edilen yerleşim merkezlerinde belediye kurulmalı, sağlık ocağı, karakol, ilköğretim okulu bulunmalıdır.

4- Yeni yerleşim merkezlerinde iskan edilen bölge halkı, PKK'nın baskı ve zulümden kurtarılırken, diğer taraftan bölgenin özelliğine göre besi hayvancılığı, kümes hayvancılığı, arıcılık, halıcılık, çiçekçilik, balık üretimi, orman ürünleri, serada meyve üretimi, turizm gibi konularda halk eğitilmeli ve kredi desteği sağlamak suretiyle yeni üretim sahalarına yönlendirilerek gelir ve yaşam standardı yükseltilmelidir.

5- Ayrıca, devlet öncülüğünde ve özel sektörün katılımı ile bölgedeki kaynakların kullanımı suretiyle sanayi tesisleri kurulmalıdır. Örnek: Bingöl'de hayvancılık gelişmiş durumdadır. Bu bölgede süt ve et üretimine dayanan tesisler ile hayvan yününü değerlendirecek yün fabrikaları ve halıcılık tezgahları kurulabilir. Kurulan bu sanayi tesislerinde birçok kişi istihdam edilmek suretiyle işsizlik sorunu azaltılabilir ve PKK'nın kaynaklarından biri kurutulmuş olabilir.

6- Köy-kent yerleşim merkezleri ile ihtiyaç duyulan diğer yerlerde ilköğretim okulu yanında, bölgede halkın en çok uğraş verdiği üretim sektörünü yönlendirecek ve geliştirecek sanat ve teknik meslek okulları da kurulmalıdır. Bunlara ilave olarak yetişkin personeli de kapsayacak şekilde Türkiye Cumhuriyeti Kimliğini kazandırmayı amaçlayan bir eğitim sistemi uygulamaya konulmalıdır. Bu eğitimden geçen kişilere özel destek verilmek suretiyle özendirilmelidir.

7- Bölge halkını, kontrolü kolay ve emniyeti sağlana yerleşim merkezlerinde iskanı müteakip, eğitim, ekonomik ve sosyal durumunu düzeltici tedbirler alınması ile PKK'nın bölge halkının üzerindeki baskı ve propagandanın asgariye indirilebileceği, devletin halk üzerindeki etkinliğinin artacağı değerlendirilmektedir.

Bu durumda PKK halktan uzaklaştırılarak kırsal kesime itilerek askeri yöntemlerle mücadele edilecek bir sahaya çıkarılmasına imkan sağlar. Bu şartlarda PKK'nın yalnız başına askeri güce karşı mücadelesi, başarı sağlayamaz.

8- Devlet bölgede teröre karşı yürütülen faaliyetleri için saatte 11 milyar TL (6), yılda ise 100 trilyon TL harcanmaktadır. (7) Buna rağmen arzulanan etkinliği sağlayamamaktadır. Bu kaynaklarla yukarıda belirtilen esaslara göre köy-kent yerleşim merkezleri kurulabilir ve buralarda halkın ekonomik, sosyal ve kültürel seviyesini düzeltici ve Türkiye Cumhuriyeti kimliğini kazandırıcı tedbirler alınabilir.

Dış destek kesilmeli

9- PKK'ya siyasi ve mali destek sağlayan Avrupa ülkeleri nezdinde hükümetler düzeyinde girişimler sürdürülmeli, Almanya ve Fransa'da olduğu gibi diğer ülkelerde de PKK'nın faaliyetlerinin yasaklanmasını sağlayıcı kararlar aldırılmalıdır.

10- Hükümet yukarıda belirtilen konularda önce bilim adamları ve bürokratlardan oluşan alt komiteler kurmalı. Yapılacak çalışmaların ardından tespitler doğrultusunda oluşan öneriler tasarı haline getirilerek Meclis'e sunulmalıdır. Mecliste ise parti çıkarı bir tarafa bırakılarak bu tasarılar milli bir politik karara dönüştürülerek uygulanmaya konulmalıdır. Siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik kararlar hükümet tarafından yürütülmelidir.

11- Hükümetler üstü tespit edilen devlet politikasının planlanan hedeflere ulaşılması için tüm kurumlara görev verilmeli ve bunlar tarafından icra edilmelidir. Silahlı kuvvetler ise belirlenen siyasi hedeflere ulaşmak için gerektiğinde güvenlik kuvvetlerini takviye etmek suretiyle PKK'ya karşı askeri harekatı icra etmelidir. Bu politikaların en son hedefi ise ekonomik ve sosyal refah seviyesi yükseltilmek suretiyle, bölge halkının devlete kazandırılması Türkiye Cumhuriyeti Kimliğinin aşılanmasıdır.



Kaynakça

(1) John Baylis, Reuolutivnary Warfare,

(2) Baylis, ağm

(3) Milliyet Gazetesi, 01 Kasım 1993

(4) Milliyet Gazetesi, 01 Kasım 1993

(5) John Baylis agm S.146

(6) Hürriyet Gazetesi, 28 Ekim 1993

(7) Meydan Gazetesi, 9 Kasım 1993

 

İsmail ZENGİN