TERÖR KENTE İNDİ

Mehmet FARAÇ

*Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılması beklentisindeki örgüt, öldürülen PKK'liler için ''Cenazeleri onurunuzdur'' sloganını kullanarak yurttaşları kışkırtmaya çalışıyor, güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiriyor. Örgüt, henüz birkaç yıl öncesine kadar sahiplenilmeyen, hatta çoğu belediye görevlilerince kimsesizler mezarlığına defnedilen teröristlerin cenazelerine kitleleri zorla da olsa çekerek halkın KONGRA GEL'e sahip çıktığı mesajını veriyor...

Tek taraflı ateşkes kararına karşın güvenlik güçleriyle zaman zaman çatışmaya giren PKK, şiddeti kentlere yayarak siyasallaşmadaki hedefine kitlelerle birlikte yürümeye çalışıyor. Abdullah Öcalan 'ın serbest bırakılması beklentisiyle intifada eylemlerine yönelen örgüt, öldürülen militanlar için ''cenazeleri onurunuzdur'' sloganlarıyla yurttaşları kışkırtıyor, güvenlik güçleriyle karşı karşıya getiriyor.

Güvenlik birimleri 2003 yılından 2006'nın 25 Şubat'ına kadar Türkiye'de 359 teröristin öldürüldüğünü, 377'sinin yakalandığını ve 589'unun da teslim olduğunu söylüyor. Bu arada uluslararası güvenlik ve işbirliği anlaşmaları gereğince İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Azerbaycan ve Ukrayna'da 2003'te 52, 2004'te 41 ve 2005'te 23 olmak üzere toplam 116 örgüt mensubu yakalanarak Türkiye'ye veriliyor. 3 yılda etkisizleştirilen terörist sayısının 1441'e ulaşması dikkat çekiyor.

Aynı tarihler arasında terörist saldırılarda 21'i polis, 22'si geçici köy korucusu, 203'ü de asker olmak üzere 246 güvenlik görevlisi şehit oluyor, 104 polis ve 43 asker de yaralanıyor.

Şiddet ve hedef!..

Teröristlerden 8'i 23 Şubat'ta Dargeçit ilçesindeki bir operasyonda öldürülüyor. Bu olayın ardından PKK misilleme eylemlerine yöneliyor.

Batman'da polis otosuna düzenlenen saldırıda 4 polis şehit oluyor, 3 polis ve 1 de bekçi yaralanıyor.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde askeri bir araca düzenlenen saldırı ise 1 uzman çavuşun şehit olması, 1 askerin de yaralanmasıyla sonuçlanıyor.

Bu saldırılar, PKK'nin şiddet eylemlerini kentlere yayacağının habercisi oluyor. Ancak bu olayların ardından güvenlik birimleri PKK hücrelerini ablukaya alıyor ve Diyarbakır, Muş, Bingöl kırsalında dört gün önce 14 militan öldürülüyor.

Teröristlerin cenaze hazırlıkları sırasında PKK'nin yayın organlarından intikam çığlıkları atılıyor, halkın işyerlerini kapatması, okulları boykot etmesi ve sokağa çıkması isteniyor.

Cenaze törenleri bahane edilerek Diyarbakır, Adana ve Siirt'te sokağa çekilen binlerce kişi, işyerleri, araçlar ve kamu binalarını ateşe vererek kentleri savaş alanına çeviriyor, güvenlik güçleriyle çatışıyor.

PKK istediğini elde ediyor...

Örgüt, henüz birkaç yıl öncesine kadar sahiplenilmeyen, hatta çoğu belediye görevlilerince kimsesizler mezarlığına defnedilen teröristlerin cenazelerine kitleleri zorla da olsa çekerek halkın KONGRA GEL'e sahip çıktığı mesajını veriyor...

PKK'nin önceki günden itibaren şiddeti sokaklara yayması, aslında İmralı-Kandil hattında üç yıl önce kararlaştırılan konsepte dayanıyor. Öcalan, İmralı'da avukatlarıyla yaptığı konuşmalarda sık sık devletin kendisini muhatap almasını, aksine Türkiye'nin Filistin'e dönüşeceği tehditlerini savuruyor. Kandil Dağı'ndan örgütü yöneten Murat Karayılan da PKK'nin yayın organları aracılığıyla benzer tehditler sıralıyor.

PKK artık asker-polis öldürmekle, köy basmakla siyasal hedefine ulaşamayacağını biliyor...

Örgütten kopmalar, çatışmalarda artan kayıplar, tabandaki tepkiler, ABD ve Kürt liderlerinin baskısıyla da bunalan PKK'nin, Öcalan'ın serbest bırakılmasına endekslediği politikasından sonuç alabilmek için önümüzdeki süreçte halkı daha çok intifada eylemlerine zorlayacağı belirtiliyor.

PKK, halkı kim kazanırsa o başarılı olur düşüncesiyle siyasallaşma isteminin yurttaşlardan kaynaklandığını vurgulamaya çalışıyor. Şiddetin sokağa çıkarıldığı bir dönemde, terörle mücadele edilirken PKK'nin yaşanacak kanlı olaylardan da kazanımlar elde edebileceği gerçeğini unutmamak gerekiyor.