TÜRKİYE İÇ SAVAŞA SÜRÜKLENİR |
"Başbakan'ın sözleri ülkenin bölünmesi için söylenen sözlerdir. Bunlar işi bilmiyor. Apo'yu serbest bırakmaya hiç bir hükümet cesaret edemez. O zaman Türkiye bir iç savaşa sürüklenir" diyen Özgen Paşa tepkilerini şöyle sürdürdü.
AB'nin PKK'yı kullanarak, onların isteklerini yerine getirmek için Kürt azınlık oluşturmaya çalıştığına dikkat çeken Özgen Paşa, terörün beceriksiz hükümetin yüzünden yeniden hortladığını söyledi. "Kürt sorunu yoktur” Varmış gibi gösteriliyor. Türkiye'nin Güneydoğu sorunu vardır. Avrupalı Diyarbakır'a 'Başşehir' dedi, engel olamadık Avrupa'nın amacı terör oluşturarak Türkiye'yi parçalamak" Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır gezisi öncesinde tepki gösteren paşalar arasında olan eski Asayış Kolordu Komutanı ve eski 3.Ordu Komutanı emekli Orgeneral Necati Özgen, hükümetin uyguladığı yanlış politikalar yüzünden Türkiye'nin bir "İç savaşa" sürüklendiğini belirtti. Son olarak bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasının da gündeme gelmesini Yeniçağ'a değerlendiren Özgen Paşa, hiçbir hükümetin teröristbaşını serbest bırakmaya cesaret edemeyeceğini söyledi. TSK'nin asla terör mücadelesinden vazgeçmeyeceğini ve geçmişte nasıl mücadele edildiyse yine aynı şekilde mücadeleye devam edileceğini belirten Özgen Paşa Yeniçağ'ın sorularını cevapladı: Başbakan Erdoğan, Diyarbakır gezisi öncesinde sözde bir grup "Aydınlarla" görüşerek "Kürt sorunundan söz etti. Siz yıllardır TSK'da görev yaparak Güneydoğu'da bulundunuz. Başbakan'ın söylediği gibi Türkiye'nin bir "Kürt sorunu" var mı? Türkiye'nin asla bir "Kürt sorunu" olmamıştır ve de yoktur. Kürt sorunu varmış gibi gösteriliyor. Türkiye'nin Güneydoğu sorunu vardır. Türkiye'nin AB sorunu vardır. Bu bağlamda. Türkiye'nin Güneydoğu sorunları içerisinde orada bulunan okullardaki öğretmen eksiklikleri, sağlık ocaklarındaki ve hastanelerdeki doktor eksiklikleri, işsizlik gibi sorunları vardır. Son günlerde gündemde olan yolların asfaltlanması terörü yarı yarıya indirir. Oraya tecrübeli vali ve kaymakamların atanması sorunların çözülmesinde etkili olur. Çalışmayan fabrikaların kapatılmış olanları, çeşitli illere göç eden insanlarımızın köylerine dönmesi gibi sorunlar var. Yoksa bizim 'Kürt sorunumuz" diye bir sorunumuz yok. Avrupa'dan gelenler önce Diyarbakır'a gidiyordu. Erdoğan, bu ziyaretleri hep eleştirdi. Siz Başbakan'ın bu gezisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ben Sayın Başbakanımızın Diyarbakır'a gitmesini uygun bulmadım. Avrupa'dan gelenler önce oraya gidiyorlardı. Diyarbakır için 'Başşehir' diyorlar ve onlara mani olamıyorduk. Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlettir. Siz üniter devleti tek ülke, tek egemen, tek millet, üniter yapıyı tartışmaya açamazsınız. O zaman ne olur ülkemizdeki diğer parçalar da ben de istiyorum diye başlarlar. Ben de ayrılmak istiyorum talepleri oluşur. O nedenle millet kavramını, dil, kültür birliği ile oluşturulan bir siyasi yapıyı bozamazsınız. AB'nin azınlıklara ilgili dayatmalarını bu bağlamda nasıl görüyorsunuz? Şimdi siz tutup AB raporunda azınlıklardan bahsediyorsunuz. Azınlıklar Gayrimüslümlerdir. AB, PKK'yı kullanarak daha doğrusu PKK'nın isteklerini yerine getirmek için 'kürt' azınlıklar yaratarak ki bu da Türkiye'nin parçalanmasına gider. Şimdi AB bu dayatmaları yapıyorsa AB Türkiye için bir tehdittir. Belki bizim Hükümet de, bu kadar ağır istekler karşısında şaşırıyor. Bu devleti yöneten siyasiler de AB'ye bu şartlar altına girmeyi istemiyor. Ama ben ne kadar uzatırsam, bu süreç içerisinde de her türlü istekleri yerine getiririm düşüncesiyle, hükümette kalmayı düşünüyorlar. Bu istekleri yapmazlarsa hükümet düşer. Bir tarafta AB'nin dayatmaları, diğer tarafta terör yandaşlarının propagandaları... Bu ortamda terör sorununun çözümü için neler yapılmalı? Güneydoğu şu anda Kıbrıs ve Ege'den daha önemlidir. Ve bana göre bu görüşmeler 'tavşana kaç tazıya tut' demektir. Tansiyonu düşürmeye yönelik bir iki sözler söylenir ama şehit vermeye maalesef devam edilecektir. AB'ye diyeceğiz ki "Sen bu PKK üzerinde duracaksın, kendi ülkendeki desteklerini keseceksin. Kesiyorlar mı hayır." Herkes günü kurtarmaya çalışıyor. Çözüm için öncelikli olarak şunların yapılması gerekir; Bütün dağdaki çocukların aileleri bulunacak ve ailelere denilecek ki çocuklarınıza mektup yazın. Derhal bu çocukları suçsuz olanları affedin, ancak yine de mahkemeye çıkacaklar. Terör örgütüne denilecek ki 'Gelin teslim olun' ve eğer teslim olmuyorlarsa bana göre Hava Kuvvetleri'yle sınır ötesindeki karargahları havadan bombalanması gerekir. Gizli olarak ABD ve Irak yönetimiyle görüşmek kaydıyla. TBMM toplanacak ve Silahlı Kuvvetlerin yurt dışı harekatı için karar alacak ve bu karar Hükümetin elinde bulunacak. Eğer terörist örgüt teslim olmazsa , kamplarına geldikleri zaman oralara kara harekatı yapılacak. Ve ondan sonra da ekonomik tedbirler alınacak. Başbakan'ın üzerinde durduğu "Kürt sorunu" gelecekte ne gibi sonuçlar getirir? Bugünlerde Başbakan çıkıp "Kürt sorunundan" bahsediyor. Ülkenin bölünmesi için söylenen sözlerdir bunlar. Bugün bakıyorsunuz köylerini terk edenler büyük şehirlerde 'varoşları' yarattılar. Kimdir, nereden geldi, neyin nesi kimin fesi belli değil. İşte köylerini terk edip gelenlere yaşamın gerçeklerini anlatacaksın, göstereceksin Aksi takdirde ülke kaosa sürüklenir. Bir İsrail-Filistin modeli çıkar karşımıza. OHAL Kalkmamalıydı Terörle Mücadele yasasıyla birlikte bugünlerde OHAL yine gündeme geldi. Hatta Adalet Bakanı Cemil Çiçek "20 yıldır OHAL vardı da ne oldu?" gibi bir açıklama yaptı. OHAL terör konusunda hiç mi etkisi olmadı? Bakanın konuşması çok büyük bir talihsizlik. Ben üç yıl orada görev yaptım. 20 yıldır OHAL vardı ve terör örgütü tamamen silindi. Yani etkisiz hale getirildi. 5 yıldır çatışma mı vardı? Şehitler mi veriliyordu? Sizin gibi beceriksiz hükümetler yüzünden bu hale geldi. Bakanın konuşması çok talihsiz bir konuşma. OHAL erken kalktı. OHAL valisinin yetkileriyle şimdiki valinin yetkileri aynı mı? Değil. Şimdiki valinin yetkileri 5442 görev yapıyor. OHAL valisi istediği kararları verme yetkisine sahipti. Bu olaya sadece askeri yönden bakmamak lazım. Bunlar bu işi bilmiyorlar. Bu işi herkes sahiplenmeli. Bu iş sadece asker ve polisle olmaz. Terör yeniden hortladıysa, palazlandıysa bundan hepimizin hatası var. Bunu el birliğiyle bu hale getirdik. Ve bu nedenle hepimizin sahiplenmesi lazım. AB istedi diye Terörle Mücadele Yasası yumuşatıldı. Sonra terörü savunanlarla masaya oturup pazarlık yapılıyor? Amaç ne? Eski yasa ile şimdiki yasa arasında çok fark var. Eski yasanın 8.maddesi tamamen ortadan kalktı. Şimdi bakıyorsunuz Avrupa ülkelerinde istedikleri gibi örgütün propagandasını yapabilmektedirler. Bunu Avrupa ülkeleri görüyor, biliyor ve "ileride başımıza bela olmasınlar" diye onlara destek verip "Aman istedikleri toprağı alıp başımızdan defolup gitsinler" zihniyetiyle teröre destek vermektedirler. Bugün Avrupa ülkelerine yerleşen terör mensupları istedikleri lojistik desteği rahatlıkla bulabiliyorlar. Buna göz yumuluyor. Neden? Avrupa'nın amacı belli; terör yaratarak Türkiye'yi parçalamak.
Öcalan'ın serbest kalması tekrar gündeme geldi. Serbest kalabilir mi ve sonrası ne olur? Serbest kalması kesinlikle söz konusu olamaz. Hiçbir hükümetin buna cesareti olamaz. O zaman Türkiye tam bir kaosa, bir iç savaşa kadar gider. Böyle bir şeyin olacağını sanmıyorum ve hiçbir hükümet de buna cesaret edemez. Tabii ki ABD'nin bize teröristbaşı Öcalan'ı vermesi Türkiye için asla iyi olmadı. Adam zamanında örgütü telsizle yönetiyordu. O zamanlar devamlı tedirgindi. Şimdi ise İmralı' da çok rahat bir şekilde ve üstelik doktorların kontrolünde istediği gibi örgüte mesajlar vererek yönlendirebiliyor. Ve bugünlerde daha da ileri giderek "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti içerisinde olup siyasi yapılanmaya kadar gidin" talimatlarını vererek anayasada da değişikliğe kadar gidebilmesinin yollarını gösterebiliyor.Düşüncesi bu.
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti PKK gibi bir terör örgütüne teslim mi olacak... "Eski bir DEP milletvekili "PKK silahlı mücadele propagandasıyla Kürt sorununu Türkiye'ye anlatmak istiyor" demecini vermiş. Diğer taraftan bu silahlı teröre karşı mücadele eden TSK'nin "Operasyonları durdursun" diye sözde aydınlar aracılığı ile duyuruluyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir kere PKK ile Güneydoğu' da yaşayanları karıştırmamak gerekir. Güneydoğu'ya gidip bir anketin yapılmasını teklif ediyorum.Orada sadece Kürt vatandaşlar mı yaşıyor? Ordu operasyonları durduramaz. Bu mümkün değil. Böyle bir şey olursa onların istedikleri yerine getirilmiş olur. Bu da kesinlikle mümkün olamaz. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devleti PKK gibi bir örgüte teslim mi olacak? Evet bugünlerde ordunun yetkileri kısıtlı. Adeta elleri kolları bağlanmış durumda. Biz zamanında nasıl mücadele ettiysek yine o şekilde mücadele edilmesi lazım. Burada terörü herkesin benimsemesi, sorumlu hissetmesi lazım. Ama gidip "Ben hükümet olayım. Bunu orduya ihale edeyim ve gelecek olan oylarıma bakayım. Ben sorumluluk almayayım. Seçimi kaybederim." düşüncesiyle kanunları çıkarma ondan sonra o bölgeyle hiçbir şey yapma( yaptıysan ne yaptıysan söyle) ve gelip "Bak ordu terörün üstesinden gelemiyor" söylemlerin yayılmasına neden olacaksın. Bu bir nevi Ordu'ya karşı psikolojik propagandadır. Nedeni de terör ihalesinin orduya mal edilmiş olmasıdır. Başbakan "kan üzerinden siyaset yapılıyor" açıklamasını yaptı. O da oy kaybetmemek için Ordu'yu kullanıyor. Olayların dışında kalmak istiyor. Niye hep Güneydoğu'ya kendi zihniyetlerine yakın Vali, kaymakam, bürokratlar atanıyor? Bugünlerde koruculuk unutuldu gitti. Niye bu ihmal ediliyor. Bugün terör mensupları istedikleri gibi oralarda dolaşıp propagandasını yapabiliyorlar. Bunların önüne hep asker mi çıkacak? YENİÇAĞ - 17.08.2005
ORDUYU KULLANIYOR • Erdoğan’ın son günlerdeki bazı açıklamaları ile sizin değerlendirmelerinizi göz önüne aldığımızda “Başbakan Orduyu kullanıyor” sonucuna varabilir miyiz? Başbakan “kan üzerinden siyaset yapılıyor” açıklamasını yaptı. O da oy kaybetmemek için Ordu’yu kullanıyor. Olayların dışında kalmak istiyor. Niye hep Güneydoğu’ya kendi zihniyetlerine yakın Vali, kaymakam, bürokratlar atanıyor? Bugünlerde koruculuk unutuldu gitti. Niye bu ihmal ediliyor. Bugünlerde koruculuk unutuldu gitti. Niye bu ihmal ediliyor. Bugün terör mensupları istedikleri gibi oralarda dolaşıp propagandasını yapabiliyorlar. Bunların önüne hep asker mi çıkacak? 18.08.2005
Necati
ÖZGEN (E) Orgeneral |