BU BİR İSYANDIR!
Altemur KILIÇ
TSK tarafından suçüstü bastırılan 14
PKK -kendi deyimleriyle 14 HPG- eşkıyasının cenazeleri dolayısıyla, bölücüler
ROJ TV''den ve Belediye Başkanlarından verilen işaret üzerine, Diyarbakır''da
ve Güneydoğu''nun diğer yörelerinde azdılar. Polise,
askerlere, banka ve iş yerlerine saldırdılar, yüzlercesini yakıp yıktılar.
Dicle Üniversitesi''nin de saldırıya uğradığı,
kuşatıldığı yolunda feryat mesajları alıyorum. Bu son üç günde yörede olanlar;
isyancıların kahpece, çocukları kullandıkları, kendi dillerinde bir "serhıldan" isyanın, yeni bir isyanın bilinçli
provasıdır. İktidar, maalesef, aymazlık ve acz
içindedir.
Şeytan üçgeni
"Şemdinli Olayı, iddianame, Genelkurmay Açıklaması" , siyasette ve
toplumda ortaya bir "Şeytan Üçgeninin" varlığını çıkardı. Bu
"üçgenin" bir tarafında Güneydoğu, -Kürt sorunu ve Terör- diğer
tarafında "iddianame" hakkındaki iddialar ve yorumlar, üçüncü
tarafında da TSK ve konumu üzerindeki oyunlar var. İşte "şeytanlar"
Türkiye''yi, bu "Bermuda üçgeni" gibi bir "şeytan üçgeni" nin içine çekmeye çalışıyorlar! Kimse TSK''nın tahriklerinden söz etmesin!
Akılları sıra, Şemdinli iddiaları dolayısıyla Ordunun mücadele gücü kırıldı
veya kırılacak. TSK''yı tahrik ederek, bunu sınamak
istiyorlar. Bankalara, iş yerlerine saldırmalarının sebebi de, bölgeyi ekonomik
ve ticari bakımdan atıl hale getirmek ve böylelikle Güneydoğu sorununun asıl
çözümünü -Kürdistan gerçekleşene kadar- önlemek!
Ayrıca bölücüler ve onların medya ve akademya''daki destekçileri, "şiddete son verilsin"
diyorlardı ya, Türk ordusunun, kendi topraklarımızda
eşkıyaya karşı hareketini, adeta gayrı meşru kışkırtma olarak göstermek de
"sınanmak" isteniyor! DTP liderleri Ahmet Türk ve Aysel Tuğlukçu,
TSK''nın kimyasal silahlar kullandığı yalanını ortaya
attılar. Herhalde AB ve BM "tahkikat heyetlerini" göreve çağırmak
için!
Güya masum "sosyolog, boncukçu kız", Mısır Çarşısı bombacıları
arasında adı geçen Pınar Selek''in başında olduğu PKK organı "Özgür
Gündem" de ve diğer organlarında, oynanmakta olan bir oyun da şu:
İspanya''da ETA''nın, koşulsuz silah bırakması, bize
de örnek olmalı imiş... Bunu da, İspanyol hükümetinin, "basireti ve AB
kriterleri" sayesinde, Bask ve Katalan
bölgelerine özerklik verilmesi sağlamış! "Özerkliğin" arkasından
başka hangi taleplerin geleceği de belli. Hem İspanya''nın
güneyinde "BASK-İSTAN" veya "KATALAN-İSTAN" yok!
Şımartanlar
Kürtçüleri azdıran, şımartanlar başta AB, Avrupalılar... Eğer TC Başbakanı da,
göğsünü gererek "Ne Mutlu Türküm" diyemiyor da aksine, "Türkiyeliyim"
diyorsa ve de "Türkiye Türklerindir demek yanlıştır" diyor, resmen
"Kürt Sorunu" ilan ediyorsa, "alt kimlik- üst kimlik" diye,
içi solucanlarla dolu bir Pandora kutusunun kapağı
açılmışsa, bölücüler de elbette şımarırlar ve azarlar! APO''nun
gerektiği gibi idam edilmemesinin ne kadar büyük hata olduğunu söylemekle ne
kadar haklı çıktığım anlaşılmıyor mu? İdam edilmiş olsaydı belki Kürtlerin
"ölü idolü" olurdu, ama şimdi "serhıldanın" çok canlı, kanlı lideri ve muhtemel bir
"Mandela!" Hangisi "ehveni şer?" Önümüzdeki günlerde
katilin, tekrar yargılanıp serbest bırakılması da gündeme gelecek...
TSK''ya karşı sönmeyen bir kini var gibi yazan Nazlı
Ilıcak ve APO postacısı Cengiz Çandar''ı,
Güneydoğu''da, Diyarbakır''da Şemdinli vb. yapılan PKK, APO gösterileri, "serhıldan" denemeleri hiç rahatsız etmiyor... Bir
okuyucumun bana gönderdiği Bismil''de, Diyarbakır Belediye Başkanlığının
yaptırdığı, PKK bayraklı "şehitlik" rahatsız etmiyor... Güya
İmralı''da "çarmıha gerili" APO''nun,
serbest bırakılması için, Leyla Zana ve Avrupalı
destekçilerinin çabaları rahatsız etmiyor... Onları ve iktidarı, devleti
terörle mücadelede aciz bırakan, devletin temellerine dinamit koyan, AB''nin ucu açık devam eden oyunları da,
"ırgalamıyor" ... Ama onları TSK çok rahatsız ediyor! Nazlı hanım,
Van Savcısının TSK''yı ve Büyükanıt
Paşayı hedef alan iddianamesini savunmak için olağanüstü bir gayret
göstermekte. Böylelikle bölücülere serhıldan için
moral destek veriyor. Cengiz Çandar
da bölücülere "ya sev ya
terk et" diyenlere, "kimi nereden kovuyorsunuz?" diye
çatıyordu... TÜRK-METAL Sendikası Başkanı Mustafa Özbek''in sözleriyle cevap
verelim: "O Topraklar Türk toprakları... Kökenleri ne olursa olsun, ''Ne
Mutlu ki Türküm'' diyenlerin vatanı... Bu Cumhuriyetin temel felsefesini -Türk
olduklarını- kabul etmeyenler de, istedikleri yerin ta dibine kadar defolup
gitsinler!" Ve Hurşit Tolon
Paşanın da dediği gibi, "bu toprakların bedeli onlara ağır gelir."
Diyarbakır olayları arızi ve mahalli değil, çok ciddidir. Türk milleti, TC çok
vahim bir tehditle, yeni bir isyanla karşı karşıyadır. Bu isyan da geçmişte
olduğu gibi, ama bu sefer Avrupalı ajanlar tarafından değil, açıkça Avrupalı
liderler tarafından tahrik ediliyor. Artık yerel de değil. Kürtçüler bilinçli
bir şekilde Türkiye''nin her tarafına yayılıyor,
yerleştiriliyorlar; olaylar çıkarmak üzere. Çok yakında, hele APO''nun "affı" gündeme getirilince, Türkiye''nin her tarafında, Karadeniz ve Akdeniz''de, ciddi
tahrikler olacak ve Türk milliyetçileri suçlanacak! AKP iktidarı, bu tehlikeyle
gerektiği gibi mücadele etmekte kararlı mı? Mesela, gerektiğinde OHAL veya
sıkıyönetim ilan eder mi? Ama gene iyi ki, Çankaya''da şu sırada bu duruma el
koyacak Ahmet Necdet Sezer ve bütün gayretlere rağmen, gücü kırılamayan TSK
var! Bu gücü, önce bu Türk toprakları üzerinden ve Türk semalarında, Türk savaş
uçaklarını uçurarak göstermenin de tam zamanıdır!
Millet, ilerde bu bazı yakalara, muhakkak yapışacak, ama umulur ki o zamana
kadar, "kellerin perçemleri" ve hainlerin "yakaları" kalmış
olsun!