PKK : ORTA DOĞU'NUN KİRALIK ÖRGÜTÜ

1984'de terör örgütü PKK'nın saldırılar ile başlayan düşük yoğunluklu çatışma süreci devam ediyor. Bu süreçte değişenlerde var elbette. Bunların başında PKK'nın sahipleri geliyor. 1984'de PKK'nın görünen baş sahibi Suriye idi. Ancak onun arkasında Moskova'nın denetimindeki Bulgaristan ve en arkada ipleri elinde tutan Sovyetler Birliği vardı. Suriye, su meselesinde Türkiye'yi baskı altına almak, zayıflatmak amacı ile PKK'ya destek verirken, Sovyetler Birliği ve Bulgaristan bir NATO ülkesi olan Türkiye'ye dolaylı bir saldırı gerçekleştiriyorlardı.
O sırada Irak ile savaşan ve Türkiye'deki laik düzeni kendisi için düşman olarak gören İran ise Suriye ile Irak'a karşı bir ittifak geliştirmişti. Ancak, İran ayni zamanda "İslam Devrimi" ihracı çabası içinde Orta Doğu'da etkili olma arayışı geliştiriyordu. Lübnan, Tahran'ın bu hedefe ulaşabilmesi için ideal coğrafyalardan birisi idi. Lübnan'da Hizbullah, Tahran'ın doğal müttefiki olarak belirmişti. Ancak, Tahran, doğrudan Lübnan'a ulaşamadığı için Şam'ı Hizbullah'a yardımcı olması ve kendi yardımlarını kolaylaştırması için teşvik etti.

SURİYE'YE İRAN EKLENİYOR ve AB

Şam, Tahran'ın bu isteğine karşı, "Olur, ancak sende PKK'yı desteklenmelisin" cevabını verdi. Böylece, Tahran'ın zaten rakip ve düşman olarak gördüğü Türkiye'ye karşı PKK'yı desteklemesi süreci başladı. 1980'ler boyunca, PKK'nın başlıca destekcileri Suriye ve İran oldular. Ancak 1987'de Türkiye'nin AB tam üyeliği başvurusunu Özal zamanında gerçekleştirmesi üzerine, Almanya'nın PKK politikası başladı.Almanlar böylece Ankara'nın başvuruyu geri çekeceğini düşünüyorlardı.

IRAK DEVREDE

1988 senesinde Irak-İran savaşı sonra erdi. Ve Irak, Türkiye ile PKK'ya karşı yaptığı ittifakı sona erdirerek, PKK'yı desteklemeye başladı. Körfez Savaşı bütün dengeleri değiştirdi. Suriye ve İran'ın PKK'ya devam eden desteğinin yanına 1990'larda Avrupa Birliği üyelerinin politik ve ekonomik desteği eklendi. ABD ise doğrudan ve stratejik planda olmasa bile KDP ve KYB'ye verdiği destek ile Kürt bölücülüğü destekleyerek, PKK'nın üzerine oturduğu coğrafyadaki işini kolaylaştırıyordu.

ABD'NİN AÇIK DESTEĞİ

Ve 2000'lerde artık PKK'nın arkasında Suriye ve İran yoktu. Onun yerini AB ve ABD almıştı. Gerçi her ikisi de PKK'yı terörist unsur olarak değerlendiriyorlardı ama PKK'nın Kuzey Irak'tan Türkiye'ye yaptığı terörist saldırılar karşısında ABD, terör örgütünü değil, Türkiye'yi durdurmayı tercih ediyordu. Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye karşı ahlaksız bir çifte standarta dayanan politikaları devam ediyordu. Aradan geçen 21 yıl içinde PKK konusunda daha bir çok şey değişti.


ÜMİT ÖZDAĞ