Müdafaa-i Hukuk Bülteni    

No: 63

 

29/09/2006

BASIN BÜLTENİ

 

 

Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 'Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılamayı suç sayan hükmü açılan davalar nedeniyle bir süreden beri basında ve kamu oyunda tartışılmaktadır.

 

Türk Ceza Kanunun 299'uncu maddesiyle başlayan 'Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar' başlıklı bölümünde suç sayılan fii1ler belirtilmiştir. Bu bölümde yer alan 301.madde ise "Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılamayı" suç saymaktadır.

 

Bu maddeye dayanılarak görevli savcılarla bir kısım yazarlar hakkında davalar açılmıştır. Davaya dayanak oluşturan 30 I.maddenin düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtladığı ileri sürü1erek Avrupa Birliği tarafından TCK'nın 301. maddesinin tamamen kaldırılması istenilirken, hükümet konunun gündemde olmadığını duyurmuştur.Ayrıca (TÜSİAD)ve bir kısım resmi ve gayri resmi kurumlar maddenin değiştirilmesi veya düzeltilmesi gerektiğini aksi halde AB-Türkiye ilişkilerine ve ortak müzakere sürecine zarar verebileceğini ifade etmektedirler.

 

Bu kanun maddesinin kaldırılmasını istemenin nedenini anlamak zordur. Oysa bu maddenin kaldırılması bu ülkenin en kutsal değerlerinden biri olan "ulusal benliği", "Türklüğü aşağılama" konusunda işlenen bir suçun cezasız kalmasına yol açabilecektir. Öyle anlaşılıyor ki amaç Türklüğe ve milletimizin kutsal ve dokunulmaz saydığı değerlere dil uzatılmasını kolaylaştırmaktadır.

 

Kaldı ki bir çok ülkede benzer yasal düzenlemeler bulunmaktadır. Eski Türk Ceza Yasasında da benzer hükümler yer almaktadır. Söz konusu Yasanın 159.maddesinde "Türklüğü...alenen tahkir ve tezyif edenler...” hakkında dava açma görev ve yetkisi aynı yasanın 160.maddesine göre Adalet Bakan1lğımn iznine bağlanmış iken Yeni Ceza Yasasında bu konuda dava açma yetkisi mahalli savcılıklara bırakılmıştır.

 

Yeni Yasada yer alan bu hükmün uygulanmasında ortak yorum ve uygulama birlikteliğinin sağlanması ve suç kavramının daha belirgin, açık ve anlaşılabilir olması yönünden 301. maddeye dayalı olarak açılacak davalarda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yetki tanınmasının uygun olacağını değerlendirmekteyiz.