Ermeni Sorununun Tarihsel Gelişimi - III

 

Orhan Çekiç

 

Kurtuluş Savaşı, Ermenilerin tüm hayallerini yıktı

 

Rus İşgal Kuvvetleri Komutanı Grandük Nikola, Ermeni Patriği Nerses Varjabedyan'a "...Size hiç kimse kendiliğinden vatan kuramaz. Bunu bizden de istemeyin, yapamayız. Eğer bağımsız bir devlet kurmak istiyorsanız ayaklanın, isyan edin. Biz gereken silah ve para yardımını yaparız. Hükümet güçleri üstünüze gelince de 'Müslümanlar Hıristiyanları katlediyor' diye dünyayı ayağa kaldırırız..." demişti.

 

Kurdukları ihtilalci Hınçak (1887) ve Taşnak (1890) partileri ve bunların destekleyicileri vasıtasıyla dünya kamuoyunu sürekli olarak yanıltmışlardır. Her ayaklanma tam bastırılacakken dış güçlerin müdahalesini sağlamışlar, bu güven nedeniyle de her fırsatta yeniden ayaklanabilmişlerdir. Dünün sadık milleti artık Osmanlı'nın başındaki en önemli gailedir. Bu durum Birinci Dünya Savaşı boyunca da bütün şiddetiyle sürmüş, tüm emperyalist güçlerin desteği ve önderliğiyle tam hayal ettikleri devleti kurduklarını sandıkları anda bu kez Kurtuluş Savaşı, Ermenilerin tüm hayallerini yıkıvermiştir.

 

Ermeni Patriği Nerses Varjabedyan , Rus İşgal Kuvvetleri Komutanı Grandük Nikola' dan şu sözü ve öğüdü almıştır: "...Size hiç kimse kendiliğinden vatan kuramaz. Bunu bizden de istemeyin, yapamayız. Eğer bağımsız bir devlet kurmak istiyorsanız ayaklanın, isyan edin. Biz gereken silah ve para yardımını yaparız. Hükümet güçleri üstünüze gelince de 'Müslümanlar Hıristiyanları katlediyor' diye dünyayı ayağa kaldırırız.." demişti. Bu öğüdü dinleyen Patrik, bu sözleri İngiliz büyükelçisine aynen söyleyecek ve "...Avrupa'nın bizim bağımsızlık meselemizle ilgilenmesi için ille de oluk gibi kan akmasını görmesi gerekecekse, yakın bir zamanda tüm Anadolu'yu yangın yerine çevireceğimize emin olabilirsiniz" diyecektir. Büyükelçi Elliot , bu mesajı aynen Londra'ya bildirecektir. O halde Osmanlı hükümeti ne yaparsa yapsın, gelecek günler karanlıktır ve Ermeniler sonu karanlık bir yola girmektedirler. Bütün bu hazırlıklar sürerken ortada ne bir İttihatçı hükümet vardır, ne de bir "zorunlu göç" kararı vardır. Böyle bir kararın zorunlu olarak alınması tarihine daha 25 (yazıyla yirmi beş) yıl vardır ama gene de oluk oluk kan akmaktadır ve cinayet işleyen Ermeninin işlediği cinayet yanına kâr kalmaktadır, zira derhal dış müdahale ve kapitülasyonlar devreye girmekte ve bu tür olayları konsolosluk mahkemeleri yargılamakta, çoğu kez de failler serbest bırakılmaktadırlar. Tıpkı günlerce süren, onlarca kişinin ölümüne, yüzlercesinin de yaralanmasına yol açan "Osmanlı Bankası Baskını" olayında olduğu gibi. Hatta Padişah Abdülhamit' e yapılan suikast olayında olduğu gibi. Her iki olay da dünyanın gözü önünde cereyan etmiş ve bu olayların failleri ellerini kollarını sallayarak ülkeyi serbestçe terk etmişlerdir. Osmanlı hükümetleri bunlara bile sabır göstermiş ve bir "göç" kararı almamıştır.

 

1880 yılından itibaren Doğu Anadolu'daki İngiliz konsoloslarından gelen raporlardan, bölgedeki Ermeni unsuru içerisinde hızlı bir örgütlenme ve silahlanma faaliyetinin öne çıktığı anlaşılmaktadır. Tüm İngiliz arşivleri, söylediklerimizi teyit eden belgelerle doludur ve bu belgeler tüm araştırmacılara açıktır. (Bk. F.O. 424/107, No.194, Ek 1; F.O.424/107, No.185 ve 212)

 

Bu arada sosyal içerikli cemiyetler kurulmaktadır. Bunların ilki, 1860 yılında İstanbul'da kurulan "Hayırsever Cemiyeti" dir (Benevolent Union). Amacı Kilikya'yı kalkındırmaktır. Üyeleri arasında bulunan Hasip Şişmanyan ve Mıgırdıç Beşiktaşyan' ın Zeytun olaylarında rol oynadığı söylenmiştir. (Bak. Louise Nalbandian , The Armenian Revolutionary Movement, sf.71)

 

1870 ile 1880 arasında, Van'da "Araratlı", Muş'ta "Okulsevenler" ve "Doğu", Erzurum'da "Milliyetçi Kadınlar" isimli dernekler kuruldu. Sonra ilk üçü bir araya gelip birleşerek "Ermenilerin Birleşik Cemiyeti" ni kurdular.

 

Bu sosyal amaçlı derneklerin yanı sıra, ihtilalci cemiyetler de kuruluyordu. 1878'de Van'da kurulan " Kara Haç" cemiyeti bunlardandı. ABD'deki Klu Klux Klan benzeri bir kuruluştu. Ermeni davasına destek vermeyen Ermenileri öldürerek kısa zamanda ünlenmişti. Öldürdüğü kurbanının alnına kara bir haç işareti kazıyor, böylece imzasını bırakıyordu. Kullandığı slogan "... kurtulmak istiyorsan komşunu öldür " idi. Bu emri yerine getirmeyen Ermeniyi ise kendileri katlediyorlardı.

 

1881'de Erzurum'da " Anavatan Müdafileri " (Pashtpan Haireniats) Cemiyeti kuruldu. Bu derneğin de gayesi Ermenileri silahlandırmaktı.

 

İhtilalci bir parti olarak kurulan ilk kuruluş ise " Armenekan " partisidir. Kurucusu, aynı zamanda bir öğretmen olan Portakalyan , ihtilalci bir gençlik yetiştirmiş olmakla ünlenmiştir. Van'da oturması yasaklanınca 1885'te Fransa'ya gitmiş, Armenia gazetesini yayımlamış ve " kan dökmeden hürriyetin kazanılamayacağı " sloganını yaymaya başlamıştır.

 

İşte Portakalyan'ın talebelerinden olan dokuz öğrenci bir araya gelip, Armenia gazetesinin isminden yola çıkarak, 1885 yılında Armenakan Partisi'ni kurdular. (Bk. Kâmuran Gürün , Ermeni Dosyası, sf. 129) Bu gazetenin Türkiye'ye girmesi 1885, Rusya'ya girmesi de 1886 yılında yasaklanacaktır.

 

Armenekan Partisi'nin kuruluş amacı, ihtilal yoluyla Ermenilerin kendi kendilerini idare hakkını ellerine almalarıdır. Parti programında bu husus belirtilmektedir. Partiye sadece Ermeniler girebilir. Halkı silahlı eyleme hazırlamak, onlara silah sağlamak, diğer ihtilalci kuruluşlarla işbirliği yapmak, partinin amaçları arasındadır ve sene henüz 1885'tir. Yani bu hazırlıklar 1. Dünya Savaşı'nın başlamasından 20 sene önce yapılmaktadır.

 

Dikkati çekenler arasında elbette İhtilalci Hınçak Partisi önde gelir. Bu parti 1887 yılında Cenevre'de kuruldu. Paris'te okuyan, Marksist ve hali vakti yerinde öğrencilerin kurduğu bir partidir.

 

Portakalyan'ın Armenia gazetesinin okurları çevresinden bir grup, partiyi kurmuşlardır.

 

Cumhuriyet Gazetesi - 28.04.2008