TÜRKÇEMİZ NEREYE?..
v “ARIYORUM: Karaman oğlu Mehmet Bey’i arıyorum. Göreniniz, bileniniz, duyanınız
var mı? Bir ferman yayınlamıştı:
(15.5.1277) ‘Bu günden sonra divanda, dergahta, bergahta,
mecliste, meydanda, Türkçe’den başka dil konuşulmaya’ diye, hatırlayanınız var mı?
v Dolanın yurdun dört bir yanını,
çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, fermana
uyanınız var mı?
v Nutkum tutuldu, şaşırdım merak
ettim, dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere, gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?
v Tanıtımın demo,
sunucunun spiker, gösteri adamının showman, radyo
sunucusunun discjokey, hanım ağanın first lady olduğuna şaşıranınız var mı?
v Dükkanın store,
bakkalın market, torbasının poşet, mağazanın süper/hiper-gros market, ucuzlığun damping
olduğuna kananınız var mı?
v İlan tahtasının billboard, sayı tabelasının skorboard,
bilgi akışının brifing, bildirgenin deklerasyon,
merakın/uğraşın hobby olduğuna güleniniz var mı?
v Bırakın eli, özün bile seyrek
uğradığı, beldelerin girişinde welcome, çıkışında good-bye okuyanınız var mı?
v Korumanın/muhafızın body-guard, sanat ve meslek pirlerinin duayen,
itibarın/saygınlığın prestij olduğunu bileniniz
var mı?
v Sekinin/alanın platform, merkezin center, büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final,
özlemin/hasretin nostalji olduğunu öğreneniniz
var mı?
v İş hanımızı plaza,
bedestenimizi galeria, sergi yerlerimizi center room/show
room, büyük şehirlerimizi mega kent diye gezeniniz var mı?
v Yol üstü lokantamızın fast-food, yemek çeşitlerimizin
mönü olduğu yerlerde , hesabını adisyon diye ödeyeniniz var mı?
v İki katlı evinizi dubleks, üç
katlı komşu evini tripleks, köşklerimizi villa, eşiğimzi antre, bahçe çiçeklerini flora diye koklayanınız var mı?
v Sevimlinin sempatik, sevimsizin
antipatik, vurguncunun spekülatör, eşkiyanın mafya,
desteğe (bilemediniz koltuk çıkmağa) sponsorluk diyeniniz var mı?
v Mesireyi/kır gezintisini picnic, bilgisayarı computer,
hava yastığını air-beg,
pekalayı/oluru okey diye söyleyeniniz var mı?
v Çarpıcı/önemli haber flash haber, yaşa varol sevinçleri oley oley, yıldızları star diye seyredeniniz var mı?
v Vırvırık dağının tepsindeki köyde, cafe-show levhasının altında,
acının da acısı, neskaaaave içeniniz var mı?
v Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken, dilimizin
çalındığını, talan edildiğini, özün el diline özendiğine içi yananınız var mı?
v Masallarımızı, tekerlemelerimizi,
şarkılarımızı türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik, Türkçe’miz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?
v Karaman oğlu Mehmet Bey’i
arıyorum, göreniniz, bileniniz, duyanınız
var mı? Bir ferman yayınlamıştı... Hayal
meyal hatırlayıp da sahip çıkanınız var mı?..”
Dil konusunda ağlanacak halimiz için, bilmem ki söylenecek başka söz var mı?