MEHMET FARAÇ
Trabzon'da 'milliyetçi cephe' etkinleşiyor,
'organizasyon' göz ardı ediliyor
Trabzon kaynaklı suikast ve saldırı zinciri, "milliyetçi-mukaddesatçı
bir eylem cephesi" nin kasıt ve ihmal
ortamında giderek ivme kazandığını gösteriyor. Bu cephe, yankesicilerden
tetikçi ordusu kuran Hizbullah, cahil marabaları
kullanan feodalite gibi "Kurtlar Vadisi" özentisi çocukları
eyleme sürükleyen radikal "tepki mekanizması" nda "örgüt" leniyor.
Trabzon polisi "ön planda" McDonald's
bombacısı Yasin Hayal 'in olduğu 3 yıllık organizasyonun perde
arkasındaki dini motifli azmettirici gruba yönelemiyor. Suikastlar bu yüzden
durmuyor, duracağa benzemiyor. "Organizasyon" u pratikte
doğrulayan, teoride ise olanak vermeyen bir emniyet yetkilisi ise "Bunlar
biraz milliyetçi, biraz da hemşericiliğe sığınan cahiller" diyor.
Trabzon, giderek yoksulluk ve işsizliğin
girdabında radikal unsurların arka bahçesine dönüşüyor. Tarikatlar lise
önlerinde öğrenci avlıyor, misyonerliğe yönelik tepkiyi kullanan milliyetçi
unsurlarsa eğitimsiz, başıboş, sorunlu, tepkili çocukları örgütlemeye
çalışıyor, internet olanağı sağlayarak ağında
tutuyor. Kafelerde küçük çocuklar, "âlemi
nizam" a getirmek isteyenlerin teorik dayatmalarını, şiddet içeren
oyunlar üzerinde pratiğe döküyor! Sonra da o çocuklar ceplerinde öfkenin
harçlığı, ellerinde şiddetin silahıyla uzman tetikçileri kıskandıracak
soğukkanlılık ve pervasızlıkla hedeflere yönlendiriliyor.
Profesyonel suikastın küçük tetikçileri, PKK'li ve Hizbullahçıların aksine
sanki arkalarındaki organize gücün varlığını kanıtlarcasına ve onun verdiği
cesaretle çok rahat davranıyor, tuhaf biçimde ve ısrarla iz bırakıyor, sonra da
amatörce yakalanabiliyor! Onları şiddete sürükleyenlerse tetikçilerin ele geçmesinden hiç endişe duymuyor, belki de başka eylemcilere
örnek gösterecekleri bu suikastçıların yaşamasından nemalanıyor,
sonra da ihmal ve duyarsızlığın perde arkasında yeni eylemler planlamaya devam
ediyor!
Trabzon kaynaklı üç eylemin de göz göre göre geldiğini anlamak için dedektif olmak gerekmiyor.
Saldırganlar ve çevrelerinin olaydan sonraki açıklamaları bu gelişin
dinci-milliyetçi referansıyla ilgili ipuçları vermeye yetiyor:
* Trabzon'da 24 Ekim 2004'te McDonald's
şubesine bomba atan Yasin Hayal, eylemi, "Afganistan ve Irak'a müdahale
eden Amerikalıları cezalandırmak amacıyla yaptım, kâfirlere ölüm" diye
bağırmasına karşın saldırının arkasında örgütsel bir yapı olabileceği ciddi
biçimde araştırılmıyor.
* Rahip Andrea
Santoro 'yu vuran Oğuzhan Aydın 'ın
avukatı Mahya Usta 'nın, " Müvekkilim
aşırı dinci bir grubun etkisinde kalarak cinayeti işlemiş. Dinci grubun
toplantılarına katılmış. Bu grup Danimarka'daki karikatür krizinden sonra Santoro'yu hedef göstermiş" yolundaki iddiasının
üzerine de gidilmiyor.
* Nedense Hrant
Dink 'i vuran tetikçi de çevresini şoke ediyor.
Herkes, Ogün Samast 'ı sessiz, içine kapanık,
zamanını internette geçiren ve cinayet işleyemeyecek
kapasitede biri diye tanımlıyor! Samast'ın eniştesi Faik
Samast da televizyon kameralarına "Biri
onu kullanmıştır" diye bağırarak perde arkasını işaret ediyor.
Bu boş vermişlik Trabzon'da geçen yıl TAYAD
üyelerine yönelik linç girişimini "halkımızın huzurunu bozanlar
cezasını çeker" diye yorumlayan Vali Hüseyin Yavuzdemir
gibi kamu yöneticileri ve lince gözyummakla
suçlanan tarikatçı güvenlik yetkililerinin Türk-İslam sentezci politikalarından
cesaret alıyor. "Miliyetçi mukaddesatçı"
ideolojinin Trabzon'da bir cepheleşmeye gittiğini görmemek radikal
unsurları cesaretlendiriyor, onların önünü açmaktan ileri gitmiyor! Üç
saldırıyı rastlantıya odaklamak ise aslında, PKK ve Hizbullah'tan
sonra Trabzon ve çevresinde ivme kazanan "üçüncü örgüt" ün
üstünü örtüyor. Eylemlerin cahil ve tepkili çevrelere moral verdiği ve
örgütlenmenin diğer kentlerde de oluşabileceği unutuluyor.
Polis yetkilileri saldırgan ve çevresini, "Nizami
Âlemcilere yakın, milliyetçi ve hemşerici cahiller" diye tanımlasa da
tıpkı PKK ve Hizbullah'a yönelik aymazlığın ileride
bu eylem cephesinin "bir avuç eşkıya" söylemini aşacağı ve
hedefini genişleteceği düşünülmüyor. Türkiye'nin terör tarihi hem aymazlar hem
de gelecekteki tehlikeyi görmek isteyenler için ciddi dersler içeriyor!.