Mimar Cumali Ağar - Deniz Gibi
 

Gönderen : A. Turhan Keskin
Tarih : 19/04/2007

“Atatürk İnkılapları”(devrimleri), geriye doğru evrildiğinde, karşımıza ne çıktı?..
1949’da başlayıp, 1960’lara kadar süren dönemde: “Atatürk’e selam karşıt siyasete devam” taktiği ile:
Atatürk Devrimlerinin içi boşaltıldı.
27 Mayıs 1960 “Atatürkçü Düzeltmeci Devrim’in” üst yapı rüzgarı geçtikten sonra, orantı yüzdesi küçük “Kurumsal Atatürk karşıtlığı(az yoğunluklu)” baş gösterdi.
Bunu Dinci Parti’nin kuruluşu ve toplumda –gericiliği özendirerek- tabanlaşması izledi.
Dinci Parti 1980’den sonra, Özal’ın Transformasyon Olayı dediği, başkalaşıma uğradı.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti’ni topyekün dönüşüme uğratma operasyonu başlatıldı.
İşe, mideden(ekonomiden) girişildi. Takunyalı asrilikten çıkarıldı.
Günümüzde bu dönüşümlerin, “Elma şekeri” olduğu fark edildi.
İştahla yalanan şekerin altından çürük elma(bozuk ekonomi-politik) ortaya çıkınca kafamıza dank etti.
Dank etti ama bir de ne görelim?..
Çürük elmanın sapı da meğer, emperyalist Batı’nın elinde değil mi imiş?..
27 Temmuz 2007’de:
Buna biz, Atatürk Devrimcileri’de şaştık…
Atatürk karşıtı “Geri Evrimciler” de…
Biz bunun adını henüz koyamadık.
Onalar, -seçimden önce- koydular, öngörüde bulundular:
“Kireç suyunu kaymaklı süte, yeğleyenler”…(1)
Şimdi bizde koyalım bunun adını. “… Halkı eğitimsiz toplumlarda, demokrasi idaresinin büyük bir tehlikesi vardır. Toplumun içinden bir demogog(çenebaz, laf ebesi) çıkar, halkın çoğunluğunu kandırır, toplumun içinden, kendine çıkar bağıyla sadık oligarşi(azınlık zengin sınıfı) oluşturur. Onların parasıyla, halkın oylarını sürekli satın alır. Kendini seçtirir. Diktatör olur…”(2)
“… İnkılabımız, onu yürüteceklere prensip ve şuur olabilecek, bütün nazari unsurlara maliktir. Ancak bu nazari ve fikri unsurlar, inkılabımızın ideolojisini teşkil edebilecek bir fikir sistemi halinde terkibedilmiş, değildir. Şimdi, inkılapçının vazifesi, bilhassa genç nesle rehber olacak bu fikir sistemini, nazar ölçüler, kriteryumlar, halinde izah ve tespit etmektir. Yoksa zaten mevcut olan fikir karışıklıkları, ruh düşkünleri ve bozguncular, inkılabımızın akışını, bir gün, oportünist bir telifçiliğe sürükleyebilir. Onu pekala soysuzlaştırabilir. Ve o zaman teşebbüs inkılapçının elinden çıkarak, demogogun, mürtecinin, veya müsrif bir sermaye ve para oligarşisinin eline düşebilir…”(3)
Günümüzden yaklaşık 2.500 yıl önce yaşamış, Platon’un düşünce ve önerileri ile, iki bin beş yüz yıl sonra yaşamış, Şevket Süreyya Aydemir’in düşünce ve öenrileri nasıl da örtüşüyor?..
Çağdaş olsalar da her ikisi de namuslu aydın, namuslu düşünür, namuslu ideolog…
Platon, günümüzden 2.500 yıl önce, Sparta ve Peleponis savşlarından yenik çıkmış devleti, Atina’nın içine sürüklendiği kargaşadan kaygılanıp, çıkış yolları ararken…
Devleti, -sonuncusu Birinci Dünya Savaşı olmak üzere- bir dizi savaştan yenik çıktıktan sonra –Atatürk’ün önderliğinde- Kurtuluş Savaşı’ndan galip çıkan, özgür, bağımsız ve egemen devletinin yarınları için kaygılanıp, çıkış yolları arama hakkını kendinde gören, devletinin kuruluşundaki önemli ideolog ve teknisyenlerinden olan, Şevket Süreyya Aydemir’in yoları kesişiyor, düşünceleri örtüşüyor…Yaşayan bizlerden; “Seslerini duyan var mı?”…

Gönderen : İlhan ALGAN
Tarih : 19/04/2007

İnanamıyorum, dehşet içindeyim...
Bu ne uykusuydu böyle...? Şükür uyandık, uyanıyoruz. Artık saldırıya geçtiler, artık içimizdeler,açıktan meydan okuyorlar.Benim ecdadım bunun için şehit olmadı. Gerekirse bir ikinci Kurtuluş savaşı daha yaparız.
Satılmışları ve Vatan hainlerini gördükçe uykularım kaçıyor. Artık birşeyler yapmanın zamanı geldi. Önce doğru şekilde bilinçlenmeli ve bilgilendirmeliyiz ve büyüklerimiz tek çatı altında toplanmanın zeminini hazırlamalılar. Artık bu yolda kendini ön plana çıkarma ve menfaat sağlama gibi şeylere takılmadan hukuk platformunda tamamen yasal biçimde organize olamazsak,birlik olamazsak yazık bize. Haydi göreve. ATAM bilmiş ve seslenmiş bize. "Ey Türk Gençliği..." lütfen beni bilgilendirin.

Gönderen : Mutahhar GÜNEL
Tarih : 25/01/2007

son sayınızdan ve takviminizden numune gönderid misiniz teşekkürler

Gönderen : Korhan PULATSÜ
Tarih : 24/01/2007

Kadronuzda çok değerli insan ve aydınlarımızı barındırdığınız bu güzel kuruluşu, siyasi arenada görmek, desteklemek ümidini taşıyorum.

Gönderen : Belkıs MUSLU
Tarih : 16/01/2007

bu sayfa ile tanıştığıma çok memnunum

Gönderen : Muttalip AYDIN
Tarih : 30/12/2006

Siteniz için teşekkürler.

Gönderen : BARAN
Tarih : 13/12/2006

Ben Atatürkçüyüm,sen Atatürkçüsün,o Atatürkçü..Devlet Atatürkçü,millet Atatürkçü,bütün kurumlar Atatürkçü..İnsanın insanı kandırması kolaydır,kendini de kandırabilir;ki kendisi de insandır ama değerleri olan bir insansa bu komedi bir yerde sona erer,vicdan devreye girer,isyan kaçınılmaz olur,"Kral çıplak!" diye bağırırsın.Bağırmamak işin kolayıdır..Göz yumarsın,Cumhuriyet'i yıkan okullardaki Atatürk portreleriyle avunursun,arkadaş ortamlarında ufacık bırakılan,özelleştirilen devleti görüp "ne olacak bu memleketin hali!" diye dert yanarsın..Kimi zaman içini de rahatlatır bunlar..Ama arkadaş,Atatürk'ün kim olduğunu biliyorsan,azıcık da dürüstlüğün kalmışsa kendine karşı bu çürümüş devirde,susamazsın!Gece rahat uyuyamazsın üç beş nutuk attığın için!O nutuklar seni Atatürkçü yapmaz..Peki ne mi yapar? Atatürk'ün hayatından öğrenelim neyin O'nu O yaptığını..devamı>>>

 

Gönderen : Yıldırım ALP
Tarih : 12/11/2006

Derginize aboneyiz ve yazılarınızı gerek derginizi paylaşarak gerek fotokopi ile çoğaltarak paylaşıyoruz.
Bugün en büyük eksiklerimizden biri Geçmişimizden uzak olmamız ve geçmişin tarihin gerektiği gibi öğretilmemesidir.Bugün Çılgın Türkler kitabı 285. basımını yapmış olması sevindirici olmakla beraber bana göre üzücüdür.Çünkü Çılgın Türklerde anlatılan benim Kurtuluş Savaşım onu 10 yaşında öğrenmem gerekirken 40 yaşında öğrenmenin utancını yaşıyorum.Derginizi malum fonlardan faydalanmadığınız için zor şartlarda çıkardığınızı düşünüyorum.Ağaç yaşken eğilir özdeyişinden yola çıkarak bana göre İlköğretim ve Lise öğrencilerine bu anlamda hitap edecek bir yayına ihtiyaç vardır.Bu anlatılanları mücadelenizi onların seviyesinde anlayabileceği bir tarzda ifade edebilecek bir yayının çok amacına uygun olacağını düşünüyorum.Bu manada bu ihtiyaca cevap verecek bir yayın yoktur.Şekil olarak Başkent Üniversitesinin çıkardığı bir kültür yayını olan Bütün Dünya dergisi örnek alınabilir.Ama bir okur olarak öncelikle kendi çocuklarım başta olmak üzere böyle bir yayına ihtiyaç bulunduğunu ifade eder saygılar sunarım


Gönderen : Hulusi DÖRTKULAK
Tarih : 11/11/2006

Şimdilik izliyorum.Görüşlerinizi her Türk gibi yaşamsal buluyorum.

Gönderen : Mert GÜNGÖR
Tarih : 12/10/2006

Ne zaman? ABD;Türkiye eyaletinin valisi Robert De Niro dur dediğinde mi harekete geçeceğiz,yine asıp kesicez,ölüp öldüreceğiz öyle mi? Bir yerlere gelmiş,görmüş geçirmi?,1919 ruhuna sahip halkın gözünde bir yerlere gelmiş önde gelenler olarak Neden? dava arkadaşlarına,haydi arkadaşlar artık başlayalım deyip milyonları arkasına alabilecek oluşumu oluşturamıyoruz.Tamam bu hain çark yıllardır içten içe devasa boyuta gelmiş ve karşısına çıkmaya çalışan aydını,düşünürü,her tür fikir sahibini,canıyla cezalandırmış ama,tek kişi konuşunca bu çok normal değil mi ve hep birlikte ve hep bir ağızdan konuşunca hangi birimize ne yapabilirler.kısaca şu herkesin içindeki meşhur ve olduğuna benim de yürekten inandığım ulusal 1919 ruhunu ateşlemenin ve Ülke yönetimine getirmenin vakti gelmedi mi? Emekli paşalar,ulusalcı yazarlar hadi artık,sürekli yazıyorsunuz yazıyorsunuz,neyin ne olduğunu herkes biliyor.bu içimize sindirilmişlik ruhunu yırtıp atmak için,ulusal dalgayı bir anda yönetime taşımak için,ne bekliyoruz.yazmakla site kurup buradan körler sağırlar birbirini ağırlar oynamakla olmuyor,olmayacak,eylem,eylem,eylem.Bu Ülke için en doğru yolu göstermiş olan o ulu komutanın da dediği gibi:en iyi düşünceyi içinizde barındırıyor olmanın hiçbir önemi yoktur,önemli olan bunu uygulamaya geçirmektir

Gönderen : Dinçer KARATEPE
Tarih : 12/10/2006

Pamuk(yan)'ın bütün kitaplarını okudum... "Kar" isimli romanı dışındakilere kötü diyemem. Ancak bir insanın iyi yazar olması ayrı bir şeydir, sömürgen çevrelerin gözüne girmek için vatanını yok sayması ayrı bir şey !...

Türkiye'nin değerlerine hakaret edilerek, Batı emperyalizmine şirin görünerek bir yerlere gelinmeye çalışılıyorsa bu çok büyük onursuzluktur !...

Kaldı ki Nobel gibi dünya çapında ödüllerin jürilerinin çok özel misyonlar yüklendikleri de bilinen bir gerçektir.

Pamuk(yan) iyi bir edebiyatçı olduğu için değil, kesinlikle siyasi bir enstrüman olduğu için bu ödül ona verilmiştir...

Ülkemizde çok daha iyi edebiyatçılar da mevcuttur. Aslında ortada bir başarı varsa bu Türk edebiyatının birikiminin ürünüdür... Pamuk(yan) da Türk edebiyatçılarının eserlerinden beslenerek bir yerlere gelmiştir.

Ama yineliyorum bu bir edebiyat başarısının ödülü değildir...

Pamuk(yan)'ın özellikle son 2 yılda ülkesine küfreder tarzda yaptığı atağın karşılığıdır !...
İyi bir edebiyatçı ayni zamanda yaşadığı çağın da tanığıdır...

Ortadoğu'da yüzbinlerce insan Batı'lı emperyalistler tarafından hunharca öldürülürken kılını bile kıprdatmayan birisi, 1915 yılında olanlar hakkında hem de hiçbir kanıta dayanmadan bir takım lobilerin desteğini almak için nasıl bu kadar büyük yalanlar söyleyebilir, Nobel uğruna nasıl ülkesine ihanet edebilir ???
Evet Pamuk(yan) sadece Nobel ödülü almakla kalmadı ayni zamanda tarihimize Ermenistan'dan en büyük övgüyü alan Türk edebiyatçısı olarak da altın harflerle geçmiş oldu...

Gönderen : Mustafa ÖZKAN
Tarih : 11/10/2006

ANKARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ 3.SINIF ÖĞRENCİSİYİM.MADDİ DURUMUM İYİ OLMADIGI İÇİN VAKFINIZDAN BURS İSTİYORUM.GERİ ÖDEMELİ BURSTA OLABİLİR YETERKİ ŞUAN KENDİMİ GELİŞTİREBİLMEM İÇİN MADDİ İMKANIM OLSUN.BELKIDE BU YAZDIGIM MAİLİ OKUMAYACAKSINIZ AMA BEN YİNEDE YAZMAK İSTEDİM.EĞER YANLIŞ BİRSEYLER YAZMISSAM ÖZÜR DİLERİM
SAYGILARIMLA

Gönderen : Yıldırım SAĞLAM
Tarih : 14/06/2006

Sitenizde üyelik sitemi olup üye olanlara güncel makaleler dergi kitap bilgileri vb. ulaştırılmasının daha yararlı olacak düşüncesindeyim. Teşekkürler.

Gönderen : İbrahim H GÜZELBEY
Tarih : 14/06/2006
KARANLIĞA KILINÇ SALLAMAK
Mevlana diyor ki: Bir yol yitirmiş, baş olur ise; bütün ova yılan ve akreple dolar. Bu ülkede uzun zamandır bir değil bir çok yol yitirmiş baş olmuş durumda. O zaman da ova, dağ ve vadinin yılan ve akreple dolmasından daha doğal ne olabilir? Bu durumda da devletin kılıcı, karanlıkta boşa sallanır ve bu ülke beceriksiz ve acz içinde bir görünüm arz eder. Osmanlı Devletinin son dönemlerini hatırlatan son gelişmeler devamı>>>

Gönderen : Ahmet ÖZARLAR
Tarih : 10.06.2006
sizin gibi insanların var olduğunu bilmek bile biz vatansever gençlerin moralini biraz daha yükseltiyor .Teşekkürler.

Gönderen : Hulan TÜRK
Tarih : 12.06.2006
Pazarlanan Türkiye Cumhuriyeti parsel parsel satılmakta,AB uyum yasaları maskesi altında tıpatıp tanzimat fermanı yeniden dikte ettirilerek Vatanımız SEVR e götürülmektedir. Bugün Müdafaa-i Hukuk şartlarındayız.Korkunç tehlike mütareke basını aracılığıyla bizden gizlenmektedir.Saygılarımla

Gönderen : Elisa Day
Tarih : 06.06.2006

Einstein der ki : "Milliyetçilik bir çocukluk hastalığıdır. İnsan ırkının kızamığıdır.
Eğer bir adam bir marşa ayak uydurup, emir altında neşe içinde yürüyebiliyorsa, benim gözümde beş para etmez. Kendisine yalnızca bir omurilik yetebilecekken yanlışlıkla kocaman bir beyin sahibi olmuştur. Uygarlığın bu kara lekesi en kısa sürede yok edilmelidir.
Emirle gelen kahramanlıktan, bilinçsiz şiddetten, aptalca yurtseverlikten, tüm bunlardan nasıl da nefret ediyorum.
Ben savaşı öylesine tiksinti verici ve aşağılayıcı buluyorum ki böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa kendimi parçalayıp yok ederim daha iyi...
Benim anlayışıma göre, savaşta adam öldürmek cinayetten başka bir şey değildir.
Aynı zamanda hem savaşa hazırlanıp hem de savaşı önleyemezsiniz.
Yalnız bir pasifist değil, militan bir pasifistim. Barış için savaşmaya gönüllüyüm. İnsanların kendileri savaşa gitmeyi reddetmediği sürece hiçbir şey savaşı durduramaz."

Gönderen: İlhan MUTAY
Tarih : 26.04.2006
:Bendeniz M.Kemal TUTKUN Bey ile Çanakkalede derneğimizi kurmaya çalışan bir nevherim.Sizden isteğim,daimi irtibatta olacagımız bir kişi ve mümkünse cep telefonunu rica ediyorum.

Gönderen : Fatih KARADENİZ
Tarih : 17.04.2006

Ben dergimizin ve sitemizin artık daha sivri demeçler ve konu başlıkları seçmesini diliyorum, ülkeyi alenen bölmeye çalışan başı bozuklar bile böyle şeylerden çekinmezken biz koskoca Türk Milletinin Şerefli bireyleri olarak daha ağır konuşmalıyız tavrımız sözlerimizle dengeli olmalıdır. belki çok genç olduğum için böyle konuştuğumu düşünebilirsiniz ama artık politik konuşmaların ve davranışların Türk Milletine birşey kazandırmadığı apaçık ortadadır. Biz kendi öz politikamızı yaratalım ve bunun adi keskin dürüstlük benzeri birşey olsun artık bıçak kemiğe dayanmıştır Müdafaa-i Hukuk bir millet hareketidir ve bu yıllarda yine üzerine düseni yapacağına ben cani gönülden inanıyorum
Saygılarımla
Uyan Türk Evladı Uyuma Uyan 30 Kupona Alınmadı Bu Vatan

Gönderen       : Şahin SÖNMEZ
Tarih               : 15.04.2006

23 Nisan 'da ;
ATATÜRK' ün tüm sevgili çocuklarına , gençlerine ATATÜRKÜMÜZ' e CUMHURİYETİMİZ ' e tutkun tüm sevgili dostlara binlerce selamlar , gönüllere sevgiler…
Yıldızlar ellerinde , ellerimizde birer gül olsun diye :
AKŞAM YİNE TOPLANDI DERİNDE…

CANAN GÜLÜYOR ESKİ YERİNDE;
CANAN Kİ GÜNDÜZLERİ GELMİZ,
AKŞAM GÖRÜNÜR HAVZ ÜZERİNDE,

MEHTAP KMER TAZE BELİNDE,
ÜSTÜNDE SEMA GİZLİ BİR ÖRTÜ,
YILDIZLAR ONUN GÜLDÜR ELİNDE…
AHMET HAŞİM

Gönderen: Necati DEMİR
Tarih:
06/04/2006
Finansbank "Yunan Milli Bankası"na satılıyormuş !
Yunanlılar acaba bu hükümet döneminde Türkiye'den başka neler aradılar?
Türk Milleti bu filmi bir kez seyretti....
Kurtuluş savaşı döneminde olduğu gibi, bunun devamı, İzmir'dir, Polatlı'dır, ...
Güçleri yeterse arkası da Ankara'dır....
Türk milletine duyurulur....

Gönderen: Ahmet GÜRSOY
Tarih:
06/04/2006

Bölünme tehlikesi
Türkiye’nin acilen milli bir hükümete ve yine çok acilen milli bir ateşleyiciye ihtiyacı vardır. Milli sınırlar içinde vatanı bir bütün olarak tutacak ve bunu büyük bir cesaretle savunacak bu güç, içinde bulunduğumuz vahameti elbette tersine çevirecek ve hepimizi bir zamk gibi birbirimize yapıştırarak buradan yeni bir toplumsal dinamik çıkaracaktır.
Türkiye alenen ve resmen bölünme yoluna doğru sürüklenmektedir.
Girişi durdurmanın yollarından birisi elbette olayların esas savunucularını tesirsiz hale getirecek önlemleri almak ve ABD, AB İsrail ajanlarının bölgeden temizleyerek evvel emirden işe bizzat İçişleri bakanının görevden alınmasıyla başlanmalıdır.
Devamı>>>

Gönderen: Sabiha SERİN
Tarih:
01/04/2006

ZÜBEYDE
ANA

Anaların yücesi sen, Zübeyde Ana,
Bir gün ılgıt ılgıt emzirdiğin yavrunun
Bilir miydin yazgısını , bilir miydin ne olacağını,
Bilir miydin Mustafa'nın saçlarını okşarken
Yazgıları, yazgılarımızı değiştireceğini
Devamı>>>

Gönderen: Prof. Dr. Osman Metin Öztürk
Tarih:
31/03/2006
KARADENİZ VE SIRPLAR
Karadeniz'deki bilinen mevcut ve muhtemel gelişmeler, her gün biraz daha yeni boyutları ile ortaya çıkmakta ve bu yeni boyutlar, Karadeniz ile ilgili gelişmelerin önemini daha da artırmaktadır.
Bu çalışmanın konusu itibarıyla, halihazırda Karadeniz konusunda iki farklı gelişme mevcuttur. Bunlardan birincisi, Romanya ve Bulgaristan'ın 2004 yılında NATO'ya üye olması ve AB'nin önümüzdeki ilk genişlemesinde Birliğe alınacak olmaları ile ilgilidir.
Devamı>>>

Gönderen: Doç. Dr. Oya AkGÖNENÇ
Tarih :
28/03/2006

TÜRK POLİTİKA PRİZMASINDA, KIRILGAN AYNALAR VE DEĞİŞİK YANSIMALAR
Hani festival veya panayırlara gidersiniz, gayeniz iyi vakit geçirmek ve eğlenmektir. Orada, birçok değişik şey arasında mutlaka bir “Kırılgan Aynalar Salonu” veya çadırı vardır ve bu salonun her duvarında bir ayna bulunur. Bunların görevi her aynada kişiyi farklı ve değişik göstermektir. Kısacası hiç biri hakikati olduğu gibi yansıtmaz. Insanlar çoğu zaman bu garip yansımalara ve çarpıklaşmalara çok gülerler. Devamı>>>

Gönderen:Şahin SÖNMEZ
Tarih : 28/03/2006

DUYANLARA SELAM OLSUN…
Televizyonlardaki izlencelere bakın, gazetelerin sayfalarına bir göz atın: Her alanda, her konuda karşımıza çıkan, çıkarılan acayip acayip kişilerle yüz yüze geliyorsunuz. Her biri sanki özellikle seçilip oralarda istenildiği gibi konuşturulan, istenildiği gibi yazdırılan kişiler. Neredeyse dış politika konularında mankenler, sinema -tiyatro konularında güzellik kraliçeleri ahkam kesiyor oralarda… Devamı>>>

Gönderen: Ergün ARAT
Tarih        : 20/03/2006
İnternette öylesine gezinirken bu kötü haberi duydum. Emrahan hocamın bana çok emeği vardı. Mekanı cennet olsun, Ailesine ve sevenlerine sabırlar dilerim.

Gönderen :Ergün TARIKAHYA
Tarih         : 20/03/2006
MÜDAFAA-İ hUKUKÇU ARKADAŞIMA ALLAHTAN RAHMET YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLERİM. NURDA YATSIN.

Gönderen: Yaşar BÜYÜKOĞLU
Tarih        : 20/03/2006
Doç. Dr. Emrehan KÜEY'in vefatını öğrenmekten büyük üzüntü içersindeyiz. Merhumun Müdafaa-i Hukuk düşüncesini yurt geneline yaymak konusundaki hizmetlerini unutmayacağız.
Kendisine Allah'tan rahmet dileri kederli ailesine ve tüm Müdafaa-i Hukuk camiasına başsağlığı dilerim.

Gönderen : Yusuf GÜNAL
Tarih : 19.03.2006
Müdafaa-i Hukukun fedakar ve cefakar fertlerinden olan başkanımıza Allah’tan rahmet kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.

Gönderen : Buğra Yiğit KONUK
Tarih :18.03.2006
Yurttaş Nazım "Kuvay-ı milliye şehitleri uyanın toprak altından" diyor. Türk Gençliği uyandıracak Kuvay-ı Milliye şehitlerini. Türk Gençliği'ni göreve çağırıyorum. Ulusun durumunu yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. Anadolu'yu bir kez daha emperyalizme kurban etmeyelim. Bu vatan bizim. 

Gönderen  : Atakbakoğlu
Tarih  : 18.03.2006
Fikrimiz hür,yolumuz bir olsun!

Gönderen : Fatih KARADENİZ
Tarih : 18.03.2006
Ailesine ve sevenlerine başsağlığı ve sabır dilerim. ruhu şad mekanı cennet olsun. bütün Müdafaa-i Hukukcuların başı sağolsun

Gönderen : Mehmet DUMAN
Tarih : 17.03.2006
Merhum başkanımızın vefatından dolayı tüm ailesine ve Müdafaai Hukuk Derneğine başsağlığı dilerim.

Gönderen : Mehmet UYSAL
Tarih : 17.03.2006
Öncelikle başkanımızın vefatından dolayı tüm aile efradına başsağlığı dileyerek,ulusal bağımsızlık mücadelemizi azim ve kararlılıkla sürdüreceğimizi yineliyorum. 

Gönderen : Mehmet Nihat SEBİK
Tarih : 16-03-2006
Manisa Müdafaa-i Hukuk Derneği başkanı Doç. Dr. Emrehan Küey, istiklalimize yönelik saldırıların arttığı bir dönemde cesurca öne çıkıp itiraz eden fikri ve vicdanı hür namuslu bir bilim adamy idi. İsmini ve yaptıklarını unutmayacağız. Kendisine Allah'tan rahmet geride byraktıklarına da sabır diliyorum.

Gönderen : Semih OKAN
Tarih : 15-03-2006
Başımız Sağolsun

Gönderen : Ahmet GÜRSOY
Tarih : 15-03-2006
Değerli kardeşimizin elim bir trafik kazası sesebiyle ölmesine üzüldüm. Ailesine ve sevenlerine, camiamıza başsağlığı, kendisine Allahtan rahmet dilerim.

Gönderen : Ali Hakan Rıdvan ÇETİN
Tarih : 15-03-2006
Değerli hocamızın vefatını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Söke şubemiz adına adına ailesine ve değerli çalışma arkadaşlarına başsağlığı çok kıymetli hocamıza da rahmet dileriz.

Gönderen : Melih GÜZGÜLÜ
Tarih : 15-03-2006
Hocamın mekanı cennet olsun ailesine baş saglıgı diler tüm dostlarınada baş saglıgını dilerim manisa çok büyük birini kaybetdi

Gönderen : Murat KÜMÜŞTEKİN
Tarih : 15-03-2006
Sevgili hocam, değerli büyüğüm, her zaman fikirlerine değer verdiğim bir insanı kısacası abimizi kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim.
Manisa'ya yaptıkları ve yapmaya çalıştıkları her zaman takdirle anılacaktır.
Sen rahat uyu hocam. Geride senin fikirlerini yaşatmak isteyen onlarca yüzlerce binlerce öğrencin var. Sen bizim kalbimizdesin.

Gönderen : Ekrem Güneşli
Tarih          :
22.02.2006
KURTLAR VADİSİ VE GENÇLER ÜZERİNDE ETKİSİ
Önce, Show de, sonra Kanal-D, daha sonra da sinemalarda gösterilen Kurtlar Vadisinin bu denli ilgi çekeceğini doğrusu tahmin etmiyordum... Filme gidenler, filmi beğendikleri gibi eleştirenler de olmuştur... Gençlerin Polat Alemdar’ı örnek alması, bana çocukluğumu hatırlattı, o zaman, Pekos Bill, çizgili romanları içer gibi kurduk...Hatta, çocuklar arasında değiştirilirdi. Devamı>>>

Gönderen  : Okan Eser
Tarih          : 22.02.2006
Gazi'yi mücadeleye iten en önemli etken milli tarih şuurudur.Bugün üniversite sınavında katsayısı düşük diye gençler tarih okumuyor ve tarih dinlemiyorlar.Bu durum sakın bilinçli bir politikanın ürünü olmasın?

Gönderen : Mutlu Muğla
Tarih : 17.02.2006

Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür, anlayışını savunan insanları görmek beni sevindiriyor bugün ki şartlarda Türklerin kendi öz vatanında azınlık durumuna düşürülmesini hazmedemiyorum. Hedefimiz onurlu dimdik TAM BAGIMSIZ TÜRKİYE

Gönderen : Şahin SÖNMEZ
Tarih :
01.02.2006
ATATÜRK, SİZE SESLENİYOR…
Büyük Atatürkümüz’ün adeta yutulmuş olan Türk Ulusu ile onun Kutsal Yurdu’nu emperyalizmden kurtarıp Türkiye Cumhuriyeti’ni kurması, bu Cumhuriyet’in halkı ile birlikte gelişip güçlenerek çağdaş uygarlıklar düzeyinin üstüne çıkmasını öngörmesi,O’nun ömrüne sığmayacak projesiydi.
Mustafa Kemalimiz, okuyup araştıran,yenilikleri-gelişmeleri izleyen;kendini eğitip yenileyen,kültürlü-bilgili bir insan olarak yetiştiren birisi olduğu için çok yetenekli,çok uzgörülü bir subay olabilmiş;bu üstün niteliklerinin gücü ile kafasında,ancak düşlerde görüle-bilecek böylesine bir projeyi oluşturabilmiş;bunun birinci aşaması olan ölümle kalım arasın-daki incecik çizgi üzerinde ulusunun kalımını başarabildikten sonra,devletinin kuruluşunu da sağlamış, ölümüne değin
devamı>>>

Gönderen : Prof. Dr. Üstün DÖKMEN
Tarih : 26.01.2006

Yola çıkınca her sabah
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara,
Atlara, otlara,
İnsanlara selam ver.
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selamda kendine ver.

Hatırın kalmasın el gün yanında
Bu dünyada sende varsın!
Paylaş dostluğunu insanlarla
Bir kısmı seni de sarsın.

Gönderen : Feridun TOKALP
Tarih : 26.01.2006

BİR KONU BİR ŞİİR
Maddesel zenginliği yaşamın tek amacı gören, bu amaca ulaşabilmek için başvurulacak her yolu geçerli sayan bir sistemin yıllardır toplumumuzu sarmallamış olması madde ötesi değer ölçülerimizin (mertlik,dürüstlük,güvenilirlik,iyilik,işine ve sözüne sadakat vb.) gözardı edilmesine yolaçmıştır.Bu durum bireylerin karşılıklı sevgi, saygı ve güven duygularını zayıflatmakta , giderek yok etmektedir.O kadar ki her insanın dogasında varolan mertlik, dürüstlük vb. kavramlar günümüzde gerçek anlamları yitirildiğinden meziyet(!) sayılmaktadır.Bunu tanıtımlarda, devamı>>>

Gönderen : Erdal AÇIKSES
Tarih : 10.01.2006
Bayramınızı Tebrik Eder Nice Bayramların Bayram Sevinciyle ve Bayram Tadında, Bütün Türk Milletinin de Huzur Refah ve Bütün Değerlerde Bayramlar Yapacağı Günlerin Yakında Olması Dileği ile Selam - Sevgi- Saygı ve Muhabbetle.

Gönderen : O.G.
Tarih : 10.01.2006

Dostlarım !!!
Mübarek kurban bayramınızı, mutluluklara yol açması dileğiyle tekrar tekrar kutlarken; ekte ibretlik iki yazı sunuyorum.
Özellikle Can Dündar'ın yazısına dikkatinizi çekmek isterim.
Aşı enstitüsünü ticari gayeyle iki yıl önce kapatan bu iktidardır (akp)...allahu alem, zannımca iman bile bunlarca alınıp satılabilir bir meta olarak görülüyor; çünkü asla gerçek mümin değiller. "nelerimizi babalar gibi satarak, çoluk çocuklarına ucuz tavuk yemi kapatmadılar mı, "maaşım yetmediği için ticaret yapıyorum" diyecek kadar basitleşebilmişlerdir.
İrtica tehlikesini saymıyorum bile..
En geç iki yıl içinde seçim yapılacak; allah rızası için bunlardan kurtulmak için ne gerekiyorsa yapalım.Onların ayağı çarıklı, çok bilmiş, estetikli-sosyetik türbanlıları kadar bile olsak yeter..
İnanın vatanımız istiklal harbi yıllarından daha vahim durumda..
Konuşun, anlatın, örnek olun, ikna edin, ama "aklı ermez cahillerimizi uyarıp, doğru yola çekin..
Bilvesile sevgi, saygı ve selamlarımla..

25 Aralık 2005 Gaziantep ilimizin kurtuluş yıldönümüdür. Bu amaçla gönderilen bir şiiri yayınlıyoruz.
Gönderen        : İHG
Tarih               : 26.12.2005

Antep Harbi

Düşmanlar çiğnese kadını kızı,
Türkün yüreğine dolmaz mı sızı?
Sokmayın Antep’e şu Fransızı
Sönmez Türk soyunun aziz yıldızı.

Türk Milleti ölmez herkes inandı,
Kainat Antep’i hayretle andı,
Ün saldı cihana şanlar kazandı,
Nurlandı Türklüğün aziz yıldızı.

Üzülme arkadaş Allah büyüktür,
Bir taş alamazlar Allah büyüktür,
Sen çalış ve uğraş Allah büyüktür,
Sönmez Türk soyunun aziz yıldızı.

Maraşlı bir şair.

 

Gönderen : İbrahim Halil GÜZELBEY
Tarih          : 10.12.2005

Bu ülkenin tüm duyarlı, hassas insanları ölüyor. Ülkenin kötü yönetilmesi veya yönetilememesi bu yurdun duyarlı insanlarını öldürüyor.
Bu ülke Erbakan’ın hükümeti zamanında bile bu hale düşmedi. 250000 şehit pahasına savunulan Gelibolu'nun düştüğü şu hale bakın. PKK karşısında düştüğümüz şu hale bakın. Bröve meselesinde Ordunun düştüğü duruma bakın. Sanki bu ülke AB, ABD veya başka devletler tarafından yönetiliyor.
Allah kahretsin! Koca Türkiye Cumhuriyeti ne hale düştü.Bu ülke hiçbir zaman
bu kadar kötü bileşenlerle yönetilmedi. Bu ülkede olanlardan bir Türk olarak
utanıyorum.

Gönderen : Kunter Aklan- İSTANBUL
Tarih       : 26.11.2005
Üstlenmiş olduğunuz kutsal vazifenin değerini anlayan biri olarak çalışma, araştırma ve yorumlarınızla yakın tarihini sadece birkaç savaş (ve ezbere dayalı tarih kronolojisinden ibaret) sanan günümüzün gençliğine umarım daha fazla ulaşmayı başarırsınız. Çünkü kanımca yapmaya çalıştığınız veya unutturmamaya çalıştığınız herşey ancak bu kesimin, çağın popüler iletişim araçlarıyla, algılamasına açıktır.
Diğer bir konu; "sitenize üyelik" veya derneğinize üyelikle ilgili olarak nasıl bir yol izlenmesi gerekmektedir? Bu konuda beni aydınlatırsanız sevinirim.
Saygılarım ve Sevgilerimle,

Gönderen :  Kemal DÜZ- İSKENDERUN
Tarih          : 26.11.2005
İskenderun da 8 yıla yakın, kitabevi işletiyoruz :Atatürk'çü bir çizgide . Güneyin bu köşesinde , Eşimle birlikte, aydınlanmaya katkı sunuyoruz. Burada ATATÜRKÇÜ'ler ses /yankı arıyorlar. Güç verirmisiniz. Burada sizin desteğinize ihtiyacımız var. Ben buna tanığım. Burada o kadar az ve güçlüyüz ki ah! bir görseniz /görseniz bir, ne hallerdeyiz. Derginizi kitabevimizde bulundurmak isteriz.
Saygılar...

Gönderen : Selma Yazıcı
Tarih         : 21.11.2005
Milli Eğitimde Yerelleşme.
Bilindiği üzere ülkemiz üzerinde son yıllarda işbirlikçiler eliyle emperyalizmin oynadığı oyunlar içerisinde yerelleşme de vardır.
Devletçilik ilkesi ekonomimizin ve maddi varlıklarımızın yabancılara devri ile baltalanırken, manevi değerlerimiz de maddi değerlere teslim edilmiştir.  Binlerce yıllık kültür zenginliğimiz etnik köken arayışlarına sevk ve mezhep kışkırtmaları ile zedelenirken, tam bölünmeye asıl destek de eğitim eliyle verilmektedir. devamı>>>

Gönderen   :  Şanar KUMAN
Tarih           : 21.11.2005     
KKTC'nin kuruluşunun 22. yılını kutladığımız bu günde,şehit bir pilot binbaşı oğlu olarak,sizlerin varlığı ile ayakta durduğumuzu bilmenizi istedim.
En derin sevgi ve saygılarımla.

Gönderen   :  Mahiye MORGÜL
Tarih           : 21.11.2005

Arkadaşlar,
16.11.2005 Çarşamba akşamüstü  NTV'de bakan Çelik ile bir kaç gazeteci konuşuyordu. Gazeteciler de soru sormayı bilmeyen gazetecilerden...
Çelik, yeni harften öğrenme üzerine sorulan soruya "onu geçtik, o tamam, şimdi bir grupla çalışıyoruz, 13/29 sistemi getiriyoruz, 13 Başlık 29 kriter yani" dedi.
Bu ne demek, ne demek istedi sizce? Gazeteciler de bunlar nedir diye sormadı, türban sordular. Yönetici bunu geçelim dedi. Tamam, bu bilinen bir şeydi. devamı>>>

Gönderen: Murat BİLGİÇ-ADIYAMAN
Tarih : 15.11.2005
Sayın değerli büyüklerimiz merhabalar
Ülkemizin geleceği için göstermiş olduğunuz özveriden dolayı şahsım ve Adıyaman'da bulunan bir grup mühendisler adına saygılarımı iletirim. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Adıyaman Müdafaa-i Hukuk Şubesinin de ilimizde göstermiş olduğu başarılı çalışmalarını takdirle karşılıyoruz.

Gönderen: Süleyman GÜNEY
Tarih : 15.11.2005
Gönderilen adres: bulent.arinc@tbmm.gov.tr
TBMM Başkanlığı gibi yüce bir koltukta oturup TBMM' nin daha önce aldığı "Yunanistan'ın kıta sahanlığı problemlerinin tekrarı halinde savaş sebebi sayarım "kararına karşı çıkmanızla meclis başkanlığına uymadığınızı göstermiştiniz. Ilımlı İslam devleti kurmak isteyen emperyalist ülkelerin türban ve sıkmabaş gibi İslamiyet'e uymayan, müminleri kahreden türban savunuculuğunuz da başörtülü insanları çileden çıkarmaktadır. T.C. Anayasası'nın hükümlerine bağlı kalacağınıza yemin edip and içtiğiniz halde laikliği istismar etmenizi Yüce Türk Milleti ibretle izlemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının bağlayıcılığı konusunda vatansever Cumhurbaşkanımızın değerli görüşlerine katılmamanızın anlamı çok açıktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin samimi Müslümanlarının tasvip etmedikleri uydurma türbanı nereye kadar istismar edeceksiniz? Gerek iç hukukumuz gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bu anlamlı kararından sonra hala neyi savunuyorsunuz? Dış mihrakların kullanmaya çalıştıkları bir avuç insanı Yüce Meclis' in başkanlığında oturan ve tarafsız olması gereken birinin de kullanması doğru mudur?

Gönderen: Mehmet Akif GENÇ-ADIYAMAN
Tarih : 15.11.2005
Adıyaman dün olduğu gibi bu günde milli mücadele ruhunu kalbinde sıcak bir şekilde taşımaktadır ülkemizin bekası için dün Çanakkale'de nasıl mücadele vermişsek bugün bizlerde hazırız. Yaşasın Yüce Türk Milleti.
Ne Mutlu Türküm Diyene.
Kimselere bu vatanın bir karışını vereceğimizi sanmasınlar bu uğurda canımızı bile vermeye hazırız yeter ki yarınlarımızda bizim aldığımız mirasa helal getirmeden çocuklarımıza bırakmaktır tek gayemiz budur.
Saygılar...

Gönderen : Esin ÖZDEMİR – MERSİN
Tarih          : 26.11.2005
Sizi tüm kalbimle destekliyorum. Bu gidişe ne zaman dur diyeceğiz Gerçekten bir dip dalga var mı. Teşekkürler. Lütfen televizyonlarda daha çok konuşmalara yer vermenizi dilerim.

Gönderen : M.M
Tarih : 12.11.2005
Sevgili arkadaşım,
Kara Kuvvetlerinin armasını 1983'de değiştirip Atatürk'ü küçültmüşlerdi, demek ki şimdi sıra geldi hepten yok etmeye. Sonra sıra neye gelecek acaba?
2023 yılına sık sık işaret edenler var, o yıl, yani kuruluşumuzun 100. yılında batılı emperyalistlerin bize haritada verdikleri yeri görebiliyor musunuz?
İçimde bir sızı var, bilmem anlatabiliyor muyum?
Kimi kime şikayet edeyim; derdimi ummana döktüm asumana inledim...
İş başa düşerse,
Nasırlı ellerini toprağa basıp bir kez doğrulursa
O zaman mahşer günüdür
Saflar bellola!

Gönderen : Mahiye MORGÜL
Tarih : 11.11.2005
Rüyamda Atatürk'ü Gördüm
Bu gece Atatürk'ü ilk kez rüyamda gördüm. Bunun bir rüya olduğunu biliyordum ve uyandığımda hâlâ heyecanlıydım. O'nun sirozdan ölmediğini öğrendikten sonra okuduğum bir kitabın etkisinde kalmış olmalıyım.
Uygulanan yanlış tedavi yüzünden karaciğeri mahvolmuş. Öylesine kaşıntı çekiyormuş ki derin kaşıntı çizikleri yara olmuş ve bu yaralara sadece dışarıdan merhem sürüyorlarmış, doktorları "Bir şeyiniz yok, geçer" diye geçiştiriyorlarmış. Karaciğeri siroza çevirinceye kadar hep savsaklamışlar tedaviyi.
Bu tedaviye itirazı olan doktorlar da varmış ama onları kimse dikkate almamış. Kendisine siroz tanısı konduktan sonra O'nu 6 ay önce muayene eden doktorlardan biri "6 ay önce böyle bir belirti yoktu" diye bunu çevresindekilere söyler. Devamı -->

Gönderen : Nurhan AYDIN-KARS
Tarih : 28.10.2005
Sayın Valim Mahmut YILBAŞ, Müdafaai Hukuk Dergisi'ndeki aydınlatıcı, yönlendirici ve yol gösterici fikirleriniz için sonsuz teşekkürler. Kars'tan Saygılar.

Gönderen : Sanarkuman
Tarih : 17.10.2005
Ben de bir şehit pilot binbaşı evladı olarak,başarılarınızın devamını diliyor,allah yolumuzu açık etsin diyorum. KKTC de yapılacak her türlü faaliyet için gönüllüyüm. Bilgilerinize sunarım. Saygılarımla...

Gönderen : Adil M.Polat
Tarih : 16.10.2005
Atilla İlhan'ımızı da kaybettik başınız,başımız sağolsun.

Gönderen : Dinçer Karatepe
Tarih : 15.10.2005
TÜRKİYE'NİN BAŞI SAĞOLSUN !... DÜNYA ÇAPINDA BİR ŞAİR, BÜYÜK BİR YAZAR, ARAŞTIRMACI, FİKİR ve EYLEM ADAMI, ÖZGÜN DÜŞÜNCELERİYLE TABULARI YIKAN, AYKIRI BİR İNSAN,DÜŞSEL VE DÜŞÜNSEL DÜNYAMIZI ZENGİNLEŞTİREN KÜLTÜR IŞIĞIMIZ, ÜLKESİNİN SÖMÜRÜLMESİNE HER ZAMAN KARŞI KOYAN BİR VATANSEVER, NAMUSLU,İLERİCİ,TOPLUMCU,TAMBAĞIMSIZLIKÇI, GERÇEK BİR AYDIN, TÜRKİYE'YE HERKESTEN ÇOK SAHİP ÇIKAN, ÜLKESİNİ ve HALKINI ÇOK SEVEN, SAĞCILARLA SOLCULARI BİRLEŞTİREN, BU ÜLKENİN EN ÖNEMLİ DEĞERİ, ULUSALCILARIN EN ÖNDE GELENİ, GERÇEK ATATÜRKÇÜ, KEMALİSTLERİN PUSULASI, TÜRKİYE'NİN ÜLKESİNE KÜFRETMEDEN NOBEL ÖDÜLÜNÜ EN ÇOK HAK EDEN YAZARI, HAYALLERİMİZİN KAPTANI, VE İŞTE O "AN GELDİ", ATİLLA İLHAN ÖLDÜ, BİNDİ AYRILIĞIN GEMİSİNE, BIRAKIP ARDINDA KOSKOCA BİR HÜZÜN, ÇEKTİ GİTTİ... Bugün çok sevdiğim bir yakınımı kaybetmiş kadar üzgünüm. Bu gün her fikirden insanın onun yasını tutacağına inanıyorum.

Gönderen : Mahiye Morgül / Ankara
Tarih : 15.10.2005
Atilla İlhan son yazılarından birinde, yanılmıyorsam Edebiyat ve Eleştiri dergisindeki bir ropörtajında, Atatürk'ün nasıl öldüğü veya öldürüldüğü araştırılmalıdır diyordu. Bence bu isteğini vasiyet kabul etmek gerekir. Tesadüf ya bugün Ulusal Eğitim Derneğinde Ceyhan Mumcu bu konuda sorumu yanıtladı: Doktoru Mim Kemal (üst seviyede masondu) aşırı kinin ilacı yüklemiş ATA'mızın karaciğerine. Sıtma hastalarına verilirmiş o yıllarda bu ilaç. Ve karaciğeri iflas etmiş ATA'mızın. Ölünce de meclisteki mason illetvekilleri "sirozdan öldü diyelim de gençlerimize terbiye vermiş olalım diye bir yalan üretmişler. (1935'de mason localarını kapatmıştı, ama masonlar varlardı.) Nasıl bir yalan ki hepimiz hep öyle bildik... Arkasından Yeşilay icadedilmiş hatta. Bu konu denizci bir doktor tarafından doktora konusu olarak incelenmiş ve daha ayrıntılı olarak genel kurmay arşivine girmiştir. Öyleyse bize bir görev düşmektedir; Atamıza sürülen bu kara lekeyi, "çok içti de siroz oldu" yanılsatmasını silmek, gençlerimize doğruları anlatmak görevimiz olmalıdır. Gençlerimizin ATA'mıza saygısını tazelemek için buna ihtiyaç vardır. Ayrıca ders kitaplarından bu yalanın silinmesi için bir kampanya başlatılmalıdır. Masonlara güvenilemeyeceği konusunda gençlerimiz bilgilendirilmelidir. Sevgilerimle.

Gönderen : secilkarahan_-İZMİR
Tarih : 13.09.2005
Sitenizin yeni dizaynı çok güzel olmuş. Atatürk'ün Türk kadınlarına verdiği önemi vurgulamanızı dilerim. Bize demokrasiyi öğreten Baş öğretmen Atatürk'tü, bizim AB'nin rehberliği gibi bir şey ihtiyacımız yoktu.


Gönderen : Halil AYAN-Yrd. Doç.Dr. Tuba AYAN (KTÜ)
Tarih : 13.09.2005
Değerli Müdafaa-i Hukuk çalışanları,yetkilileri;
Ben Devlet Tiyatroları oyuncusu, eşim ise K.T.Ü. Öğretim üyesidir.
Ülkemizin ulusumuzla yeniden ateşle imtihan olduğu bu günlerde üzerimize düşen vatan görevini yerine getirmenin acil bir görev olduğu bilinci ile Yurtsever cephede yerimizi almanın gerekli olduğunu düşünüyoruz.
Bu düşünce ile,vatanseverlik cephesinde önemli bir mevzi olacağına inandığımız Müdafaa-i Hukuk Vakfına elimizdeki imkanlarımızla katkı sunmak ve katılmak istiyoruz.


Gönderen : yuceltanay-RİZE
Tarih : 13.09.2005
Mudaafai-Hukuk derneklerını yurdun her köşesinde örgütlemeliyiz kendini Türk hiseden herkes bölücü ve irticacı terörle USA emperyalızmine karşı örgütlenmeliyiz.

Gönderen : hidayetpetin-İZMİR
Tarih : 13.09.2005
bu 29 ekim cumhuriyet bayramını (2005)Diyarbakırda kutlayalım.tüm addliler,cumokcular 68liler vakfı,kuvvayi milliyeciler müdafayi hukukçular yurtseverler,demokratlar aydınlar ve kimse yanlış anlamsın ama ülkücüler.VARMISINIZ?diyarbakır esnafını kırmızı karanfillerle donatalım.bu son kırılma çizgimiz.yoksa TÜRKİYE CUMHURİYETİ BİTİYOR dostlar. Sevgilermle.

Gönderen : gulsah_rodrigez1984-İSTANBUL
Tarih : 13.09.2005
sizi destekliyorum bütün görüşlerinize katılıyorum.Vatan bölünmez

Gönderen : uguryamanci-İSTANBUL
Tarih : 13.09.2005
Öncelikle siteniz çok güzel ve şu zamanda daha da önem teşkil etmekte bu organizasyonu daha da aktif hale getirerek il ve ilçe bazında örgütlenme imkanı olabilir mi?

Gönderen : adurmaz-BALIKESİR
Tarih : 13.09.2005
…güçlü bir Kemalist birliğine ihtiyacımız var…

 

Gönderen : Dinçer Karatepe
Tarih : 09.09.2005

Türk'ün yurdunu işgal eden Batılı emperyalist düşmanlara karşı Mustafa Kemal Atatürk tarafından başlatılan mücadelenin sonucunda elde edilen büyük zaferin yıldönümüdür 30 AĞUSTOS
Türk'ün yüreğindeki vatan sevgisinin, tam bağımsızlık aşkıyla buluştuğu gündür 30 AĞUSTOS

Türk askerinin azim ve fedakârlığının kanıtıdır 30 AĞUSTOS
Kurtuluş Savaşı'nın zaferle sonuçlandığı Büyük Taarruz'un yıldönümüdür 30 AĞUSTOS
Türk milletinin varoluşunun çelikleşmiş ifadesidir 30 AĞUSTOS
İçinizdeki tam bağımsızlık aşkı ile antiemperyalist ateş hiç sönmesin !
TÜM KEMALİST'LERİN BAYRAMI KUTLU OLSUN.

 
Gönderen:Dilaver GÜNEL - Antalya
Tarih: 10 Ağustos 2005
Milli Kurtuluş sayfasına internetten mesaj çetim, size ulaşıp ulaşmadığını bilemiyorum. Ben Mardin doğumlu, 43 yaşında, Atatürkçü bir ailenin ferdiyim. Şuan Antalya’da bir gıda firmasının, bölge bayisi olarak hayaımı sürdürüyorum. İş yerimin duvarında ATATÜRK’ümüzün Gençliğe Hitabe’si asılı duruyor. Günde 5-6 defa okuyorum. Pek gençliğim kalmamışsada kendime o yazıdan her Türk vatandaşı gibi bir pay çıkartıyorum. M.Kemal Atatürk bana sesleniyor ve ben de bunun gereğinin yerine getirmenin zamanının geldiği kanısındayım. Maalesef yöneticilerimiz...
devamı için tıklayınız..
 
Gönderen: Asttegmen
Tarih: 5 Ağustos 2005
Selam sayın dernek yöneticileri, Türkiye’nin dört bir yanında kurduğunuz derneklerinizi Türkiye açısından mükemmel buluyorum. Bence Türkiye’nin ve halkının buna ihtiyacı var. Türk Milleti sahipsiz kalmamalı, hele bugünlerde. AB ye giriş dönemi sürecinde.
 
Gönderen: M. Güner DEMİRAY - Ankara
Tarih: 27 Temmuz 2005
Cumhuriyet gazetesinin 5 Mayıs 2005 tarihli “Kültür” sayfasında Sn. Oktay Ekinci’nin “Aile Tarihimizde Ermeniler” başlıklı yazısını okudum. Bu ve buna benzer yaşanmış olayların90 yıl sonraki siyasal amaçlı dayatmalara şamar gibi ineceğini, yalanlara dayanan “soykırım” iftirasına somut yanıtlar olacağını düşündüm. Zaten Sn. Ekinci de yazısının sonunda “Evet…Tarihçileri yalnız bırakmayalım… Türk ve Ermeni vatandaşlarımız da ‘kendi aile tarihlerindeki Türklerle ve Ermenilerle olan anılarını yazarak belgelerlerse 90 yıl önceki kanlı oyunlar ile bugünkü ‘siyasal dayatmalar’ arasındaki tarihsel bağlar ‘yaşamın tanıklığında’ daha açık ortaya çıkacaktır.”
 
Gönderen: Cahit MAAÇ - Ankara
Tarih: 24 Temmuz 2005
Sitenizi inceledim, mükemmel bir düzenleme ve bilgi birikimiyle dolu bir site olduğunu gördüm. Tüm emeği geçenleri kutlarım. Ülkemiz siz ve sizin gibi vatanseverler sayesinde ayakta durmaktadır. İyi ki varsınız.
Bizlere ve gelecek nesillere öncü ve örnek olarak, yeni Mustafa Kemal’lerin yetişmesine yardımcı olacağınız muhakkaktır.
 
Gönderen: G.T. - Ankara
Tarih: 21 Temmuz 2005
Sayın Valim,
Son bültende haklı bir çok soru soruyorsunuz. Bu
soruların cevaplarını kabul ettiğinizde aslında olan
biten daha açık olarak gözüküyor.
 
Gönderen: Şinasi ABANOZ
Tarih: 7 Temmuz 2005
Osmanlıların 1915 tarihinde Anadolu’da yaşayan Ermenileri, halkın reaksiyonundan korumak amacıyla, tehcire (zorunlu göç) tabi tutarak Mezopotamya’ya gönderilmesini, Ermeni diasporasının propagandası ile soykırım (genocide) olarak değerlendiren, ülkeler kervanına Fransa’dan sonra ABD ve Almanya’da katıldı.
 
Gönderen: Osman GÜNEY
Tarih: 5 Temmuz 2005
Biliyorum birçoğunuz bu dediklerime burun kıvırıp geçeceksiniz; olsun, ben yine de diyeceğimi diyeceğim ve size "sırlardan bir sır açıklayacağım"... Karşılığında teşekkür filan da beklediğim yok… Bu benimki bir tür amme hizmeti sayılabilir; söylediklerimi bir duyan, bir anlayan çıkarsa, bu bana yeter...
 
Gönderen: A. Turhan KESKİN
Tarih: 14 Nisan 2005
Müdafaa-i Hukuk İstanbul kurucu üyelerinden A. Turhan Keskin, “Türklerin eşekliği çıkıyor ortaya” dediği için Gazeteci Çetin Altan hakkında Bakırköy Basın Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
 
Gönderen: Hakan VEZİROĞLU
Tarih: 21 Mart 2005
Öncelikle şunu belirtmeliyimki yazılarınızı fevkalade büyük bir aşk ve şevkle takip etmekteyim. Allah kalem ve bileğinize güç versin.
Türk tarihine geriye dönüp baktığımız zaman, Onurla dolu bir mazi, artı'ları eksi'lerinden çok fazla bir tarih ile karşılaşıyoruz.
 
Gönderen: Ömer NİDA
Tarih: 10 Ocak 2005
Önce şunu bellemek gerekiyor: Türk ordusunun dünyanın hiçbir ordusuyla karşılaştırılmayacak bir konumu vardır. Ayrıcalığına özelliğini bilmeyen bizim gerici çevreler TSK'yi anlamadığı gibi, yabancı ülkelerin siyasileri de hiç anlayamazlar.