7 Temmuz 2005

OKUYUCU KÖŞESİ

Şinasi ABANOZ

Osmanlıların 1915 tarihinde Anadolu’da yaşayan Ermenileri, halkın reaksiyonundan korumak amacıyla, tehcire (zorunlu göç) tabi tutarak Mezopotamya’ya gönderilmesini, Ermeni diasporasının propagandası ile soykırım (genocide) olarak değerlendiren, ülkeler kervanına Fransa’dan sonra ABD ve Almanya’da katıldı.
Halbuki Dünya devletleri soykırım kelimesini Almanlardan öğrendi. Onlar II:Dünya Savaşı’nda 6,5 milyon Yahudiyi toplama ve imha kamplarında katlettiler. Yahudiler bu kamplarda, içine eksoz gazı doldurulan özel kapalı kamyonlarda ve “hamamlar” yazan ve çimlenmiş güllerle süslenmiş yerlerde, “banyo yapacaksınız” diyerek, altın ve ziynet eşyaları dahil bütün kıyafetlerini çıkartan ve binlercesini oraya tıkan daha sonra siyanür kristallerini bacadan atarak zehirleyen, altın ve ziynet eşyalarına el koyan, müteakiben krematoryumlarda (fırınlar) yakan başkaları mıydı? Şimdiki Almanların babaları ve dedeleri madem o kadar temizlerdi, Nürnberg’de yargılanarak neden idam sehpasına tırmandılar ve büyük cezalar aldılar. Yahudi Dairesi Başkanı Karl Adolf Eichman, soykırıma uğrayan Yahudiler’in altınları ile Arjantin’e giderek ameliyata yüzünü değiştirmedi mi? Madem o kadar masumdu, İsrail İstihbarat Teşkilatı (MOSSAT), kendisini Arjantin’de yakalayarak 1962 yılınsa asmadı mı?
Almanya II. Dünya Harbi’nde bununla da kalmayarak 250.000 çingeneyi öldürmüştür. Hatta Nazi Almanya’sının lideri Adolf Hitler, “arı ırk” düşüncesi ile kendi vatandaşı olan akıl hastalarını da öldürttü. Kamu oyundan gelen baskılar nedeniyle, öldürme emrini durdurmasına rağmen, el altından icraatına devam etti.
Bu konuda öncülüğü kimseye kaptırmayan Fransa, Marsilya’ya “Ermeni Soykırım Anıtı” dikerek, her yıl Fransız ve Ermenistan Cumhurbaşkanlarının çelenk koymalarını, tüm Dünya medyasına gösteri aracı olarak kullanmaktadır. Halbuki o Fransa’nın, lejyonların Fransa’sı olduğunu unutmamalıdır.
Üç yüz yıl Osmanlı yönetiminde mutlu bir yaşam süren Cezayir, Fransız sömürgesi olduktan sonra dilini ve dinini unutma mecburiyetinde bırakılmıştır. Fransızca konuşmayan halka devlet dairelerinde iş yapmayarak, zorla Fransızca öğretilmiştir.
İki milyona yakın Cezayirliyi öldürerek soykırım yapan Fransa değil miydi?
Fransa’nın Senegal, Madagaskar ve Somali’de ne işi vardı?
Fransa, Senegal’in “Oulofça” olan dilini unutturarak, hepsini Fransızca konuşmaya mecbur bıraktı ve hepsini Hıristiyan yaptı. Zenci kölelere yaptığı zulmün zincir ve kelepçeleri hala Senegal’deki adalarda bulunmaktadır. Madagaskar’ında dilini ve dinini değiştirdi. Çanakkale’de kendi halkını koruyarak, sömürge askerlerini göndererek çoğunun ölmesini sağladı.
Soykırım yalanı ile suçlanan Osmanlı, 600 yıl hiç sömürge sahibi olmadı. Osmanlı kılıç çekmeyene kılıç çekmedi ve fethettiği ülkelerin diline ve dinine hiç karışmadı.
Ya kongrede Ermeni Soykırım Yasa Tasarısını kabul eden Amerika Birleşik Devletleri’ne ne demeli?!
İç savaşla Amerika’da yaşayan güneyli ve kuzeylileri birbirine öldürten onlar değil miydi? Aynı ABD, bir Kızılderili neslini yok ederek, kalanlarını milli parklarda yaşamaya mahkum etti. Bir görüşe göre Kızılderililer Orta Asya’dan göç etmişlerdi. Bering Boğazı, o zaman birleşik olduğundan, Orta Asya’dan Amerika’ya gittikleri değerlendirilmektedir. İyi ata binmeleri ve bizdeki gibi kilim deseni kullanmaları bu savı desteklemektedir.
ABD’nin, Vietnam, Afganistan ve Irak’ta ne işi vardı?!
Yalnız Vietnam’a, II.Dünya Savaşı’nda kullanılan toplam bombanın yedi katı bomba atarak, o yemyeşil ülkeyi Ayın yüzeyine çeviren biz miydik?!
Afganistan ve Irak’ta halka yaptığı zulüm, özellikle Irak halkının gösterdiği tepkiyle gün ışığına çıktı.
Sıranın hangi ülkeye geldiği konusunda CIA ve Pentagon’un çalışmalar yaptığını bilmek için kahin olmaya gerek yok.
Özetle söylemek gerekirse, bizleri Ermeni Soykırımı ile suçlayan Fransa, Almanya ve ABD, tarihteki aşağılık kompleksini gidermek amacını gütmektedirler. Onlar önce kapılarının önünü temizlesinler. Bu ülkeler, kendi ülkelerinde yaşayan, Ermeniler başta olmak üzere, tarih bilincinden yoksun kendi kamuoylarını kandırabilirler. Peki ya tarihi gerçekleri ne yapacaklar?!
Aslında hepsi Türklerin soykırım yapmadığını pekala biliyorlar.
Bu ülkeler, Türkler bize muhtaç, biz tarihini de inkar eder, aleyhinde yasalar da çıkartabiliriz diye düşünmekteler. Mısır mitolojisindeki, külden canlanan, yüzyıllarca yaşayan ve 500 yılda bir tekrar canlanan Phonix kuşu unutulmamalıdır. Atatürk, milli mücadele ile Phonix kuşunu canlandırdı. Bu ülke sonsuza kadar yaşayacak.
Eminiz ki, kalkınan bir Türkiye karşısında, sözde soykırım yalanı ile tarihlerindeki gerçekleri unutanların önümüzde ellerini kavuşturacakları günler yakındır. Bu davranış, Avrupalıların tipik özelliğidir. Onlar Osmanlı İmparatorluğu’nun gücünün ve yenilmezliğinin kompleksini biz Türklerden çıkarma gayreti içindeler.