|
Osmanlıların 1915 tarihinde Anadolu’da yaşayan Ermenileri,
halkın reaksiyonundan korumak amacıyla, tehcire (zorunlu göç) tabi tutarak
Mezopotamya’ya gönderilmesini, Ermeni diasporasının propagandası ile soykırım
(genocide) olarak değerlendiren, ülkeler kervanına Fransa’dan sonra ABD
ve Almanya’da katıldı.
Halbuki Dünya devletleri soykırım kelimesini Almanlardan öğrendi. Onlar
II:Dünya Savaşı’nda 6,5 milyon Yahudiyi toplama ve imha kamplarında katlettiler.
Yahudiler bu kamplarda, içine eksoz gazı doldurulan özel kapalı kamyonlarda
ve “hamamlar” yazan ve çimlenmiş güllerle süslenmiş yerlerde, “banyo yapacaksınız”
diyerek, altın ve ziynet eşyaları dahil bütün kıyafetlerini çıkartan ve
binlercesini oraya tıkan daha sonra siyanür kristallerini bacadan atarak
zehirleyen, altın ve ziynet eşyalarına el koyan, müteakiben krematoryumlarda
(fırınlar) yakan başkaları mıydı? Şimdiki Almanların babaları ve dedeleri
madem o kadar temizlerdi, Nürnberg’de yargılanarak neden idam sehpasına
tırmandılar ve büyük cezalar aldılar. Yahudi Dairesi Başkanı Karl Adolf
Eichman, soykırıma uğrayan Yahudiler’in altınları ile Arjantin’e giderek
ameliyata yüzünü değiştirmedi mi? Madem o kadar masumdu, İsrail İstihbarat
Teşkilatı (MOSSAT), kendisini Arjantin’de yakalayarak 1962 yılınsa asmadı
mı?
Almanya II. Dünya Harbi’nde bununla da kalmayarak 250.000 çingeneyi öldürmüştür.
Hatta Nazi Almanya’sının lideri Adolf Hitler, “arı ırk” düşüncesi ile
kendi vatandaşı olan akıl hastalarını da öldürttü. Kamu oyundan gelen
baskılar nedeniyle, öldürme emrini durdurmasına rağmen, el altından icraatına
devam etti.
Bu konuda öncülüğü kimseye kaptırmayan Fransa, Marsilya’ya “Ermeni Soykırım
Anıtı” dikerek, her yıl Fransız ve Ermenistan Cumhurbaşkanlarının çelenk
koymalarını, tüm Dünya medyasına gösteri aracı olarak kullanmaktadır.
Halbuki o Fransa’nın, lejyonların Fransa’sı olduğunu unutmamalıdır.
Üç yüz yıl Osmanlı yönetiminde mutlu bir yaşam süren Cezayir, Fransız
sömürgesi olduktan sonra dilini ve dinini unutma mecburiyetinde bırakılmıştır.
Fransızca konuşmayan halka devlet dairelerinde iş yapmayarak, zorla Fransızca
öğretilmiştir.
İki milyona yakın Cezayirliyi öldürerek soykırım yapan Fransa değil miydi?
Fransa’nın Senegal, Madagaskar ve Somali’de ne işi vardı?
Fransa, Senegal’in “Oulofça” olan dilini unutturarak, hepsini Fransızca
konuşmaya mecbur bıraktı ve hepsini Hıristiyan yaptı. Zenci kölelere yaptığı
zulmün zincir ve kelepçeleri hala Senegal’deki adalarda bulunmaktadır.
Madagaskar’ında dilini ve dinini değiştirdi. Çanakkale’de kendi halkını
koruyarak, sömürge askerlerini göndererek çoğunun ölmesini sağladı.
Soykırım yalanı ile suçlanan Osmanlı, 600 yıl hiç sömürge sahibi olmadı.
Osmanlı kılıç çekmeyene kılıç çekmedi ve fethettiği ülkelerin diline ve
dinine hiç karışmadı.
Ya kongrede Ermeni Soykırım Yasa Tasarısını kabul eden Amerika Birleşik
Devletleri’ne ne demeli?!
İç savaşla Amerika’da yaşayan güneyli ve kuzeylileri birbirine öldürten
onlar değil miydi? Aynı ABD, bir Kızılderili neslini yok ederek, kalanlarını
milli parklarda yaşamaya mahkum etti. Bir görüşe göre Kızılderililer Orta
Asya’dan göç etmişlerdi. Bering Boğazı, o zaman birleşik olduğundan, Orta
Asya’dan Amerika’ya gittikleri değerlendirilmektedir. İyi ata binmeleri
ve bizdeki gibi kilim deseni kullanmaları bu savı desteklemektedir.
ABD’nin, Vietnam, Afganistan ve Irak’ta ne işi vardı?!
Yalnız Vietnam’a, II.Dünya Savaşı’nda kullanılan toplam bombanın yedi
katı bomba atarak, o yemyeşil ülkeyi Ayın yüzeyine çeviren biz miydik?!
Afganistan ve Irak’ta halka yaptığı zulüm, özellikle Irak halkının gösterdiği
tepkiyle gün ışığına çıktı.
Sıranın hangi ülkeye geldiği konusunda CIA ve Pentagon’un çalışmalar yaptığını
bilmek için kahin olmaya gerek yok.
Özetle söylemek gerekirse, bizleri Ermeni Soykırımı ile suçlayan Fransa,
Almanya ve ABD, tarihteki aşağılık kompleksini gidermek amacını gütmektedirler.
Onlar önce kapılarının önünü temizlesinler. Bu ülkeler, kendi ülkelerinde
yaşayan, Ermeniler başta olmak üzere, tarih bilincinden yoksun kendi kamuoylarını
kandırabilirler. Peki ya tarihi gerçekleri ne yapacaklar?!
Aslında hepsi Türklerin soykırım yapmadığını pekala biliyorlar.
Bu ülkeler, Türkler bize muhtaç, biz tarihini de inkar eder, aleyhinde
yasalar da çıkartabiliriz diye düşünmekteler. Mısır mitolojisindeki, külden
canlanan, yüzyıllarca yaşayan ve 500 yılda bir tekrar canlanan Phonix
kuşu unutulmamalıdır. Atatürk, milli mücadele ile Phonix kuşunu canlandırdı.
Bu ülke sonsuza kadar yaşayacak.
Eminiz ki, kalkınan bir Türkiye karşısında, sözde soykırım yalanı ile
tarihlerindeki gerçekleri unutanların önümüzde ellerini kavuşturacakları
günler yakındır. Bu davranış, Avrupalıların tipik özelliğidir. Onlar Osmanlı
İmparatorluğu’nun gücünün ve yenilmezliğinin kompleksini biz Türklerden
çıkarma gayreti içindeler.
|