|
Sayın Valim,
Son bültende haklı bir çok soru
soruyorsunuz. Bu
soruların cevaplarını kabul ettiğinizde aslında olan
biten daha açık olarak gözüküyor.
"Sorumlular, yetkililer, görevliler,
hepsi yerli
yerinde durduklarına, aydan aya ücretlerini
aldıklarına göre, bu gidişe ne zaman dur denilecek?"
Dur denilecek birşey mi var ki, dur denilsin.
Herkes
kendisine verilen görevi yapıyor. Karşılığında da
maaşını alıyor.
"Millet de dahil hepten basiretimiz
mi bağlandı?.."
Büyük çoğunluk neler olduğunun farkında
değil.
Farkında olanlarda görevini yapıyor.
"Biz de “renkli” bir değişim geçirdikte,
haberimiz mi
yok?!.."
Aslında işin püf noktası bu sorunun cevabında;
Evet
renkli bir değişim geçirdik ve değişim devam ediyor.
Hem de turuncu cinsinden. 3 Kasım'da devrim
gerçekleşti. Değişim ve dönüşüm süreci devam ediyor.
Soros ve avanesinin istediği tüm düzenlemeler hızla
çıkarılıyor ve çıkarılmaya devam ediyor. Devam da
edecek.
"Yoksa, adı konmamış bir mütareke(!)
imzalandı da,
milletin bilgisi mi bulunmuyor!.."
Mütareke 1980'de imzalanmıştı. Gönüllü
uygulayıcıları
bulamıyorlardı. O da oldu. Milletin bilgisi yok tabii
ki. Olması da gerekmiyor.
"Devlet, millet ve vatan hepten sahipsiz
mi kaldı?"
Devlet sahipsiz değil. Ancak sahipleri
artık farklı
düşünüyor. Soros ve arkasındakiler şimdi devletin
sahipleri. Milletin ise sayın Valim, ne zaman sahibi
oldu ki!... Vatan'a gelince mantık şu şekilde
çalışıyor: "Satılmayan şeyin değeri yoktur" kuralı
gereğince sahiplenilmiş bir vatan var ve sık sık
satışa konu oluyor. |