KURTLAR  VADİSİ  VE   GENÇLER  ÜZERİNDE  ETKİSİ

Ekrem   Güneşli

 
Önce,  Show  de,  sonra  Kanal-D,  daha  sonra  da  sinemalarda  gösterilen  Kurtlar  Vadisinin  bu  denli  ilgi  çekeceğini doğrusu tahmin etmiyordum... Filme  gidenler,  filmi  beğendikleri  gibi  eleştirenler  de  olmuştur... Gençlerin  Polat  Alemdar’ı  örnek  alması,  bana  çocukluğumu  hatırlattı,  o  zaman,  Pekos  Bill,  çizgili  romanları  içer  gibi  kurduk...Hatta,  çocuklar  arasında  değiştirilirdi.  Oysa,  hayran  olduğumuz  Kovboylara,  Amerika’da  sığır  çobanı  dendiğini,  kendi  kültürlerini  yaymak,  Amerikan sempatizanlığı kazandırmak  için,  bizim  gibi  geri  kalmış  ülkelere  Truman  doktrini ile, dostluk  perdesi  altında  sokulduğunu,  yaşımız  büyüyünce,  gerçekleri  öğrenince  anlamaya  başladık... Kovboy  hikayelerinde,  iki  karakter  karşı  karşıya  gelmekteydi...İyiler ile  kötüler... İyiler,  kovboylar,  şerifler,  asil  aileler,  çiftlik  sahipleri,  askerler,  beyaz  adamlar,  ABD  Başkanları,  güzel  bayanlardı,  kötüler, ise zavallı Kızılderililer,  Zenciler,  esirler, Müslüman Araplardı... Kızılderilileri , vahşi, insan  kanı  emen  vampirler  olarak tanımıştık..   

Kurtlar  Vadisi,  Show  Tv’de  yayınlanırken,  birkaç  bölüm  izledim..   Bu  filmin  yayınlanmasındaki  amacın,  Türk  Toplumunda  bir  çatlak  yaratmak  olduğu  izlenimini  edindim... Filmde  sahnelere bakınca kahramanları,  kabadayı, mafya,  tipi  insanlardı... Devlet, ile  çete,  mafya bürokrasi arasında  bir bağ  yaratılmak  isteniyordu... Hele,  Süleymaniye’de,  ABD  askerleri  tarafından  11  askerimizin  başına  çuval  geçirilmesini  bu  filmle  unuttuğumuz birileri  tarafından  söylense  de, biliyorsunuz,  Polat  Alemdar,  ABD  askerlerinin  başına  çuval  geçirmişti... Buna  ancak  gülünür... Hükümetten  de  filme  gidenler  olmuştur,  filmi  beğendiklerini  söylemişler....Benim  şahsi  kanaatim  bu  filmin  Türk toplumuna  hiç bir şey  kazandırmadığıdır… Hatta   bizden  çok  şey  almıştır.

Gençlere,  silah  gücü  ile  her şeyin  üstesinden  gelineceği  fikri  aşılanmaktadır ki,  bu  çok  tehlikeli bir yoldur.

RTUK’un buna  seyirci  kalması  doğrusu  büyük bir hatadır... Oysa  gençlerin  eline  silah  değil,  kalem  ve  kitap  yakışır....Yanılıyor muyum  ?  yoksa... Kararı  siz  verin...

Polat  Alemdar’ı,  bir  film  kahramanı  değil,  gerçek  bir  insanmış  gibi  algılamak  çok  yanlıştır... Gençlerimiz  ne  yazık,  filmin  etkisinde kalarak,  kanun  gücüne  değil,  mafya  tipi  insanlara,   kabadayılara inanmaktadır... Feadolite- ağalık düzeni özendirilmektedir... Ya  da,  Avrupa  gençliğini  ahlaken  çökerten,  uyuşturucu, alkol,  sigara  gibi insan vücudu  için  zararlı  konuların  reklamı yapılmaktadır... Oysa,  Tarihteki  Türk  Büyükleri,  ve  Tarihimizin  şanlı  zaferleri  sihirli  cama  yansıtılsa,  hem  aile  yapısı  bozulmaz, hem  de  gençler  Tarihlerine  ve  kültürlerine  yabancı  kalmaz...

Filme,  ABD  ve  İsrail  tarafından  tepki  gösterildiği  şeklinde  basında  çıkan  haberler,  bana  inandırıcı  gelmedi... ABD  ve  İsrailin,  Büyük  Orta  Doğu  Projesinde  büyük  rolü  olduğu,  bu  tür  filmlerin,  propaganda  vasıtasıyla  yayınlandığını  ABD  bilmiyor  mu?  Bu ABD yandaşı gazete yazarlarının gözünden nasıl kaçtı? Hayret ettim  doğrusu ABD’nin  uçan  sinekten  bile  haberi  olduğunu  bu  gazeteciler  bilmiyorlar  mı ?

Askerimizin  başına  çuval  geçirtenler  de,  en  az  ABD’ler  kadar  sorumludur... Filmle,  Türk  Milletine bu ayıbı unutturacaklarını  sananlar,  yanıldıklarını  er geç  anlayacaklardır ..