Bölünme Tehlikesi
Ahmet Gürsoy
Türkiye’nin acilen milli bir
hükümete ve yine çok acilen milli bir ateşleyiciye ihtiyacı vardır. Milli
sınırlar içinde vatanı bir bütün olarak tutacak ve bunu büyük bir cesaretle
savunacak bu güç, içinde bulunduğumuz vahameti elbette tersine çevirecek ve
hepimizi bir zamk gibi birbirimize yapıştırarak buradan yeni bir toplumsal
dinamik çıkaracaktır.
Türkiye alenen ve resmen bölünme
yoluna doğru sürüklenmektedir.
Girişi durdurmanın yollarından
birisi elbette olayların esas savunucularını tesirsiz hale getirecek önlemleri
almak ve ABD, AB İsrail ajanlarının bölgeden temizleyerek evvel emirden işe
bizzat İçişleri bakanının görevden alınmasıyla başlanmalıdır.
Yürekli devlet adamlarının iş
başına getirilmediği takdirde hiç kimse Rasmussen
denen adama haddini bildiremeyecek, Danimarka büyük elçisini ülkemize verdiği
zarardan ve dostluk ilişkilerine zarar vermekten kulağından tuttuğu gibi dışarı
atamayacaktır. Atamadığı için de Türkiye zarar görmeğe devam edecek, teröristler
ABD ve AB başkentlerinden aldıkları güçle Doğu ve Güney Doğu Anadolu’yu
“KÜRDİSAN” ilan etmeyi sürdürecek,
Mehmetçik’e yabancı asker, PKK’lıya gerilla diyecektir.
Osman Baydemir
denilen adama, tüm yaptıkları karşısında sessiz kalan İçişleri bakanının bu
durumu gözlerden kaçmamaktadır. Bir tek polis cenazesine katılmayan İçişleri
bakanının gevşekliği teröristlerin azmasına sebep olmaktadır. Öte yandan
hükümetin ve bizzat başbakanın “Kürt realitesini tanıyan sözleri” yakın
çevresinde Onu bu davranışa iten ve hatta “aydın” sıfatıyla destekleyenler
dâhil hemen tamamının devlet gücünü kullanmalarına fırsat verilmemelidir. Eğer
durum devam ederse kimsenin şüphesi olmasın ki,
Türkiye çok daha ağır durumlarla karşılaşacak, kimse istemiyor ama
Anadolu’da gerçek bir iç savaş çıkacaktır.
Yazımızın başında da söylediğimiz
gibi milli birliği sağlayacak ve yeni bir toplumsal dinamiği ortaya çıkaracak
güç ancak bu tasfiye sonucunda gerçekleşecektir.
Bekliyoruz.