TÜRK POLİTİKA
PRİZMASINDA,
KIRILGAN AYNALAR VE DEĞİŞİK
YANSIMALAR
Doç. Dr. Oya Akgönenç
Hani festival veya panayırlara gidersiniz, gayeniz
iyi vakit geçirmek ve eğlenmektir. Orada, birçok değişik şey arasında mutlaka bir “Kırılgan Aynalar Salonu”
veya çadırı vardır ve bu salonun her duvarında bir ayna bulunur. Bunların görevi
her aynada kişiyi farklı ve değişik
göstermektir. Kısacası hiç biri hakikati
olduğu gibi yansıtmaz. Insanlar çoğu zaman bu garip
yansımalara ve çarpıklaşmalara çok gülerler.
İşte, bugünlerde Türkiye de gelişen olaylar bu
Kırılgan Aynalar Evin’de ki durumu andırmaktadır. Ama ne yazık ki, olayların gülünecek hiçbir yanı yoktur. Aslında,
halk, tam da ne gördüğünü kavrayamamış durumdadır. Halk, gördüklerini pek farkına varamamış olabilir ama, olayları kasıtlı
biçimde çarpıtanlar, toplumu nereye yönlendirdiklerini
çok iyi hesap etmektedirler. Şu anda Türkiyede
gülünecek değil, ağlanacak ve hatta endişe edilecek durumlar mevcuttur. Herkes
için acilen bu “Kırılgan Aynalar Evinden” çıkma zamanı gelmiştir.
Çeşitli
Çevirme Hareketleri:
Ayrı zaman ve mekanlarda yer almalarına rağmen Türkiye’de
meydana gelen ve birbiri ile dolaylı etkileşim içinde olan bazı olayları tespit etmekte yarar vardır:
-
Kıbrıs için “Türkiye’nin Eylem Planı” açıklanmıştır
ve derhal bir karşı atak yapılmıştır. Nedense,
Rum tarafının manevrası kazanmıştır. Sonra, AB tarafından verilen
sözleri tutmak yerine, KKTC’ye adeta sadaka gibi bir para gönderilmesine
karar verilmiştir. Bu bile, büyük ölçüde Güney Kıbrısın
kontrolu altına konulmuştur. KKTC de tam
bir mandalaştırma politikası uygulanmakta ve. Türklere, azınlık ruhu işlenmeye çalışılmaktadır.
-
Türkiye içinde, Yunanlıları
üstün ve haklı gören, “Kripto Rumlar” ve “işbirlikçiler
ve çıkarcılar” koro halinde “halklar arası diyolog
ve barış” şarkıları söylemeye başlamıştır. AB sürecinde komşularımızla hiçbir
problemimizin kalmaması gerektiğini savunulurken, komşularımızın ne yapması
gerektiğinin söylenmesi unutulmaktadır.
-
Ermenistan, 90 yıl önce Türklerle, Ruslar arasında yapılmış olan ve
Türkiye’nin Doğu sınırını belirleyen
Kars Anlaşmasını tanımadıklarını ilan ederek, bunun geçerliliğinin
kalmadığını iddia etmektedirler. Doğu Anadoluda, Ağrı
dağına kadar olan alanda talepleri olduğunu ilan ederek, düzeltme istemektedirler.
Böylece, Türkiye üstünde baskı yaratmayı denemektedirler.
-
Türkiye içinde , Ermenilerden
daha Ermeni kesilen “sahte ve yalancı liberaller” türemekte ve “Soykırımını tanısak
ne olur?” gibisinden toplumu yumuşatma ve fikren kabullenme yaratmak için çalışmaktadırlar.
-
Şemdinli de, ve Güney Doğu illerinde terör amaçlı olaylar çıkmaktadır.
Çoğunun sebebi bilinmiyor, net anlaşılmıyor. Yapanların çoğu, tutuklanamıyor,
Tutuklananlar, doğru çıkmıyor, Sonunda,
bunları durdurmakla sorumlu olanlar da, acaip iddialarla
suçlanıp, töhmet altında bırakılıyor. Kısacası, herkes şaşkın, hem de tam şaşkın.
-
Kuzey Doğuda ( Artvin, Hopa ve cıvarı) Ingilizler büyük ölçekli toprak ve firma alışında
bulunurken,
-
Güney de Suriye Sınırında, Israil, “mayın temizleme ihalesini” ve 49 yıllığına o
topraklarda çiftçilik yapma hakkını almaya çalışırken, Türk firmaları dışardan figüran
gibi olayları seyretmekle yetiniyor.
-
Iran, konusunda ne Hükümetin ve ne de muhalefetin tutumu pek
anlaşılır gibi değil. Kimin, ne sebeple, ne söylediği belirsiz.
Okyanus Ötesi Talepler ve Garip Alınganlıklar:
-
Çanakkale ve Gelibolu
da Anzak mezarlıklarından
dolayı Avustralya ve Yeni Zellanda belirli şeylerin
yapılması, veya yapılmaması için TC hükümetinden taleplerde bulunuyor. Yabancıların talepleri doğrultusunda, Türk
Makamlarının yaptığı düzenleme ve yol projeleri askıya alınıyor. Bu durumu, ancak
bir meclis sorusu üzerine, projelerin yürüten Orman Bakanlığının verdiği cevap
üzerine ortaya çıkıyor.
-
Kuzey Irak’tan, Türkiyeye Terör örgütü PKK’dan sızmalar oluyor, bunlar uzaydan çekilen
fotoğraflarla tespit ediliyor, Bu hususta “stratejik müttefikimiz”,
bilgilendirilmesine karşın hiç bir şey yapmadığı gibi, Şemdinli iddianamesinin
nasıl geliştiğini “acaip bir merakla” izliyor ve hata
AKP merkezinden “brifing” bile alıyor.
-
BOP projesinin ana
temalarından birinin, “Demokrasi” olmasına rağmen, Demokratik bir seçimi kazandıktan
sonra, Türkiye’yi ziyaret eden Hamas’ın “neden
geldiği”, ABD ve Israil
tarafından sorgulanıyor, Türk hükümeti de durumu izah Etmek durumunda kalıyor.
İzahlara rağmen, İsrail hükümeti, AKP hükümetinden “brifing”
talep ediyor ve bu yıl ABD’de ki Yahudi lobisini etkileyemeyeceklerini,
böylece, bu sene, Yahudi ve Eremeni lobilerinin birlikte çalışarak “Soykırım kanununu”
ABD Senato ve Kongresinden geçirtebilecekleri
ifade ediyor. Herhalde, artık olayları, Kırılgan
Aynaların yansıtığı gerçek olmayan şekillerde değil de, olduğu ve ifade edildiği gibi
görmekte yarar vardır.
Garip
Yansımalar:
Olayların
gelişimine ve zamanlamasına bakılınca ,akla şu sorular geliyor:
-
Acaba ortada çok büyük bir
kumpas var da, Türkiye mi farkında değil?
-
Yoksa, çarpıtılmış, acaip yansımalar sebebi ile mi gerçekler anlaşılmıyor?
-
Acaba, Doğuda, Güneydoğuda ve
Şemdinli de kıyametler kopartılırken, tüm dikkatler orada tutulurken, çok
kritik bir konu, halkın dikkatinden kaçırılarak ,TBMM’den mi geçirilecek? Ankara
Ek Protokolunun imzasının Mecliste onaylanması gibi.?
- Yoksa başka yalnış izlenimlerle, bazı sonuçlar mı alınmak
istenmektedir?
Göründüğü kadar, izlenen politikalar
sonucunda, “Türkiye’yi izole etmek ve yalnız bırakmak” projesi büyük ölçüde
işleme konmuş ve ivme kazanmaya başlamış bulunmaktadır. Kısacası, Vaziyet çok tehlikeli ve çok vahimdir.
Bir an önce “Kırılgan Aynalar” evinden çıkılmalı ve olayların tümü yeniden sorgulanmalı
ve Gün ışığında hadiselere yalın ve gerçekçi bir şekilde bakmalıdır.