Gönderen :Selma Yazıcı
Tarih : 21.11.2005
Milli Eğitimde Yerelleşme.
Bilindiği üzere ülkemiz üzerinde son yıllarda işbirlikçiler eliyle emperyalizmin oynadığı oyunlar içerisinde yerelleşme de vardır.
Devletçilik ilkesi ekonomimizin ve maddi varlıklarımızın yabancılara devri ile baltalanırken, manevi değerlerimiz de maddi değerlere teslim edilmiştir. Binlerce yıllık kültür zenginliğimiz etnik köken arayışlarına sevk ve mezhep kışkırtmaları ile zedelenirken, tam bölünmeye asıl destek de eğitim eliyle verilmektedir.
1945’lerde Amerikalılara peşkeş çekilen milli eğitim; uzun vadeleri planlar sonucunda yerelleşme ile bölünmenin temelini oluşturmakta kullanılmakta ve milli sözcüğü yerelleşme ile tümden çöpe atılmaya çalışılmaktadır.
Yerelleşme ulusal birliği tehdit amacı ile yaşama geçirilmektedir. Bunun devamında da ulusal eğitim birliği riske girecektir. Yerelleşme ile tarafsızlık ortadan kalkacak, bireyler üzerine fazladan yük bindirecektir.
Geri kalmış bölgeler diğer bölgelerin gerisinde kalacak ve göç durumu farklı boyutu ile güç kazanarak sırtımızda kamburunu arttıracaktır.
Kültürel yönden geri kalmış bölgelerdeki yerel yönetim feodal yapının etkisinde kalacak ve güçlünün daha güçlü, mazlumun daha mazlum olduğu bir yapı oluşacaktır.
Yerel yönetimler, bulundukları yöre halkının çoğunluğunu oluşturan etnik kökenlerin etkisinde kalarak merkezi yönetimin uygulamakta olduğu politikadan sıklıkla ayrılacak ve bir tek eksikleri kalacaktır: Başka bir bayrak! Çünkü; yörenin gelir düzeyi, eğitim seviyesi, dine bakışı, siyasi tavrı ile birleştiğinde farklı beklentiler oluşacak ve yerel yönetimlere baskı artacaktır.
Bilindiği üzere devlere maddi ve manevi yük getiren bürokrasi her iktidarın verdiği sözlere rağmen iyileştirme göstermemiştir. Yerelleşme adı altında merkez, sorumluluğunu yerel yönetimlere iyileştirme yapmadan aktarma yoluna gidecektir. Bu şekilde sorun farklı yerlerde, değişik koşullarda ve artan yoğunlukta olumsuz etkilerini devam ettirecektir.
Şu kesin ki; bölücü faaliyetler üzerlerinde baskı olmadığından artacaktır.
Devlet yönetiminin kötü ellerde bulunduğu dönemler, yıkıcı faaliyetlerde bulunan yerel yönetimlerin el altından beslendiği dönemler olacaktır.
Yukarıda saydığım nedenlerden dolayı; hep birlikte yerel yönetimlere hayır demeliyiz.