29 Ağustos 2005

SÖZ MÜ?!

 

Kime?

Kendimize!

Başkasına,artık söz geçmiyor ki!

Ne dinleyen kaldı, ne de aldıran.

Herkes, bir yol tutturmuş…

Birbirini dinleyen kalmamış gibi…

Herkes konuşuyor.

Hani, ağzı olan konuşur derler ya, tıpkı öyle.

Nerde kaldı o sözler?:

Hani ”Söz gümüş ise Sukut altın.” derlerdi!

Ya, “Söz ağızdan dirhemle çıkmakta”ya ne oldu?

Demek ki hepsi; önce de “söz anlayan beri gelsin” unutuldu…

Şimdi,unuttuklarımızı teker teker hatırlama zamanıdır.

İlk defa:”Söz birliği etmek”;

Arkasından da,

“Sözün eri olmak.”

Soruyu tekrarlayalım:

Cevabınız ne olacaktır?

ER ‘lik sözünü verebilmekte misiniz?

Görmüyor musunuz ortalığı?

Konuşan,konuşana!

Gözdeler de konuşuyor,sözdeler(!) de

Bazen de, bir araya gelip konuşuyorlar…

Birde perhiz bozar gibi, bu işi, arada sırada yapanlar da var.

Hep uğraş, karşıdakinin “sözünü ağzına tıkamak” tan ibaret.

ER’ lere İHTİYAÇ VAR;

ER’ lere…

Türk milleti;

Bir daha torbalanıp, paketlenmeyecekler ile;

Sözlerine sahip çıkıp, arkasında durabilenlere, özlem duymaktadır!...

Sözünü tutulabilecek, arkasında durabilecek,kim!

Önce kendimiz!

Yapabilecek miyiz?

Soru da bu; sorun da!...