NE OLUYORUZ?!..

 

 

Başkaları ne düşünür, ne söyler; bilemeyiz…

Ancak, ulusal cephede ağza gelen ilk sözler;

Ne oluyoruz, olmuştur!

Ne için?

Ne olacak…

Şu, bröve meselesinde…

Bröve değil, bravo denilmek mi gerekli, acaba?

Kaç kişinin aklına gelirdi bunu yapmak;

İki yıl önceden planlayanlar dışında, tabi!

Sorular, sorular, sorular…

Arka, arkaya dizilmekte…

Mustafa Kemal Atatürk’ün resminin, kamu kuruluşlarından, kaldırılmasını kim istemişti?

AB yetkilileri, değil mi?

“Türkiye’nin AB üyeliği önündeki engellerin başında, Kemalizm var” diyenler, kimlerdi?

Yine AB görevlileri değil miydi?

K.K.K. brövesinde “Bağımsızlık Savaşı” nın simgesi olan “Kocatepe’deki Mustafa Kemal” resminin çıkarılması, bu dayatmayı akla getirmez mi?

Talihsiz bir tesadüftür deyip, geçiştirilebilir mi?

Bize Eşşek diyenler çıktı ama; onlar, çoktan kendilerinin bu milletle yollarını ayırmışlardı. Millet aptal sanılmasın, atılan ok geri dönmez; bumerang olursa işler değişir.

Bröveden Mustafa Kemal’in resmi çıkarılırken bunun ucu nerelere varacak hiç düşünülmedi mi? Düşünen çıkmadı mı? Hiç, hatırlatan olmadı mı? Görüşlerini üstlerine arz eden hiç bulunmadı mı?

Bu, milleti rencide eder, diyebilen kalmadı mı?

“Demokrat”  olma iddiaları, “oldu-bittiler” ile ne kadar bağdaşır?

Yoksa, gelinen noktaya taşlar teker teker mi döşendi?

“Tezkere”ye karşı değiliz sözü, ilk adım mıydı?

“Şeker” gibi açıklamasının başka bir anlamı mı, vardı?

“Referandum” konusundaki düşünceler kimileri tarafından “Evet” olarak boşuna mı algılanmıştı?

“Yeni dünya düzeni” ve “Küreselleşme”  açıklamaları, kimilerinin boşuna mı övgülerine yol açmıştı?

“Ulusal Egemenlik” ve “Bağımsızlık” kavramlarının tartışılarak bir “Mutabakat” a varılması beyanlarından, ne amaçlanmıştı?

AB yetkilileri bazılarını Neo-liberal” ve “Ilımlı İslam” görüşüne yakındır diye, niçin belgelerinde yer vermektedirler?

Benzer sorular ortada iken, adımların daha duyarlı atılması gerekmez mi?

Maslahat eski maslahat değil, artık;

Oldu da bitti maşallah dönemlerini, elbirliğiyle geride bıraktık, çünkü…

Yoksa, kaş yapılsın derken göz çıkarılmasına, maazallah, sebep olunur…