BİLDİRİLER (GENELGELER - TAMİMLER)

1-AMASYA GENELGELERİ:
 
"ULUSAL BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ"

Havza'dan hareket eden Mustafa Kemal, aynı gün 12 Haziran 1919'da Amasya'ya vardı. Halk O'nu şehrin giriş tarafında "Gezilik" denen yerde bekliyordu. Mustafa Kemal'i ve arkadaşlarını getiren arabalar saat 17.00'de göründüler. Selamlaşmalardan sonra Belediye'ye gidildi. Orada Mustafa Kemal, balkondan halka ilk konuşmasını yaptı.

"Amasyalılar!" diyordu.
"Padişah ve hükümet, İtilaf Devletleri'nin elinde esirdir. Memleket elden gitmek üzeredir. Bu kötü vaziyete çare bulmak için sizlerle işbirliği yapmaya geldim."

Amasyalılar!
"Düşmanlarımızın Samsun'dan yapacakları herhangi bir çıkarma hareketine karşı ayaklarımıza çarıklarımızı çekecek, dağlara çekilecek, vatanımızı en son kayasına kadar müdafaa edeceğiz."

Halk coşmuştu. Meydan şöyle bir dalgalandı. Mustafa Kemal Anadolu toprağında, açık havada ilk defa halka karşı konuşuyordu. Amasya'da hava birden değişmişti.
Bu konuşmadan sonra Saraydüzü Kışlası'na gidildi. Mustafa Kemal orada da bir konuşma yaptı.

Tüm anlattıkları:
. İstanbul Hükümet'inin artık iradesine sahip olmadığı,
. Padişahın düşmanlar elinde esir durumunda bulunduğu ve milletin kendi başının çaresine bakması gerektiği fikri etrafında toplanıyordu.

Amasyalılar Mustafa Kemal'i bağırlarına basmışlar ve O'nun etrafında elbirlik olup çalışacaklarını da, halkı temsil eden 22 kişinin imzaladığı bir telgrafla İstanbul'a bildirmişlerdi.

Destek verenlerin arasında aydın ve vatansever din adamlarımız da vardı. Amasya'nın ünlü din adamlarından Abdurrahman Kamil Efendi, Amasya'nın Sultan Bayezıt Camii'nde şöyle konuşuyordu.

"Ey ahali,
Milletin İstiklali tehlikeye düşmüştür.
Bu felaketten kurtulmak için icabederse, vatanın son ferdine kadar ölmeyi göze almak lazımdır. Artık padişah olsun, ünvanı ne olursa olsun, O'nun bir hikmeti kalmamıştır. Yegane kurtuluş çaresi, halkın, hakimiyeti doğrudan doğruya ele almasıdır.
"

Devrime giden yolda çok önemli bir adım daha atılıyordu. Kurtuluş Savaşı'mızda çok önemli kilometre taşlarından biri olan Amasya, burada alınan ve tüm dünyaya ilan edilen, tarihimize de Amasya Tamimi (Genelgesi) olarak geçen belgeseli ile şu çok önemli mesajı veriyordu:

"Ulusun bağımsızlığını yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır."
Bu tam anlamı ile bir ihtilal belgesi idi.
Mustafa Kemal Paşa'nın şimdilik kafasında yer eden, ama ayrıntılarıyla ortaya dökmediği Anadolu İhtilali'nin iki temel unsuru vardı:

1. Hareketi halka mal etmek
2. Bu hareketin liderliğine demokratik seçimle gelmek.

Mustafa Kemal, kendi koyduğu bu iki temel kurala tüm yaşamı boyunca sadık kalmış
ve bunu da titizlikle uygulamıştır. Oysa isteseydi çok daha kolay olan yolu seçer, kışlalara giderdi. Oysa O, kongrelere, yani halkın oyuna ve onayına gitmeyi yeğledi. Çünkü kafasında tasarladığı devletin temel yapısı demokrasiye ve haklın, sadece halkın özgür iradesine dayanmaktaydı. Benimsediği bu yolu hiç terketmedi.

Amasya 22 Haziran 1919

"AMASYA BİLDİRGESİ"

1- Ülkenin bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı kaygı vericidir. Başkent (İstanbul), Anlaşık Devletlerin etkisi ve denetimi altında bulunduğundan, üstlendiği sorumluluğun gereklerini yapamamaktadır. Bu durum ulusumuzu düşük tanıttırıyor. Ulusun bağımsızlığı
yine ulusun çaba ve kararlığı ile kurulacaktır.

Ulusun durumunu göz önünde bulundurmak ve haklı sesini dünyaya işittirmek için, her türlü etki ve denetimden uzak bir ulusal kurulun varlığı gereklidir. Bunun için, görüşmelerle her yerden gelen ulusal öneri ve istek üzerine Anadolu'nun en güvenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongrenin ivedilikle toplanması karalaştırılmıştır. Bu amaçla bütün Osmanlı illerinin her sancağından parti ayrılıkları göz önüne alınmaksızın güçlü ve ulusun güvenini kazanmış üç delegenin ivedilikle yola çıkarılması gerekmektedir.

Her olasılığa karşı bir ulusal giz durumunda tutularak dağdağaya yer verilmemesi ve gerekli görülen yerlerde yolculuğun kılık değiştirilerek yapılması.

2- Doğu illerimiz adına 10 Temmuz Erzurum'da toplanması kararlaştırılan kongre için, adı geçen illerin Ulusal Hakları Savunma ve Başka Ülkeye bağlanmama derneklerinden seçilen üyeler Erzurum'a doğru yola çıkarılmışlardır. O zamana dek öteki illerimizin delegeleri de Sivas'a gelebileceklerinden, Erzurum Kongresi'nin delegeleri de saptayacağı zamanda Genel Kurul'a katılmak üzere Sivas'a gidecektir.

3- Yukarıdaki maddelere göre, delegeler Ulusal Hakları Savunma ve Başka Ülkeye Bağlanmama dernekleri ve belediyelerce ve başka yollarla seçilecektir.

4- Bu kararların uygulanmasına, Üçüncü Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa ve Deniz İşleri eski bakanı Hüseyin Rauf Bey, 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa, 13. Kolordu Komutan Vekili Albay Cevdet ve Üçüncü Kolordu Komutanı Albay Refet Bey, Samsun Mutasarrıfı Hamit Bey, İkinci Ordu Müfettişi Tümgeneral Cemal Paşa, 12. Kolordu Komutanı Albay Selahattin Bey, 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa, Bursa'da 17. Kolordu Komutanı Bekir Sami Bey, Edirne'de Kolordu Komutanı Albay Cafer Tayyar Bey ve başka yönetici ve asker olan kişilerce çalışılacaktır. Bundan başka Eski Başbakan Ahmet İzzet Paşa, Bayındırlık bakanı Ferit Bey ve ayandan (senato) Ahmet Rıza Bey kişilerin düşünce ve görüşleri alınacaktır.

5- Başka Ülkeye Bağlanmama (Reddi İlhak) ve Ulusal Hakları (Müdafaa-i Hukuk-u Milliye) derneklerinin verecekleri telgrafların yalnız telgraf merkezlerinde alınarak çekilmemesi, Posta ve Telgraf genel müdürlüğünden genelge ile bildirilmiştir. Bu durumun kesinlikle tanınmayarak, iletişimin her durumda özgürce yapılması için gösterilerde bulunarak görüşme sağlanacak ve sağlanıncaya dek gösteriler sürdürülecektir.

6- Ulusal ve asker örgütlerinin hiçbir yolla örgütlükleri düşürülmeyecektir. Ülkenin herhangi bir yerinde yeniden yapılacak işgal hareketleri, bütün orduyu ilgilendirecek ve doğacak duruma göre ülkenin savunması ortaklaşa yapılacaktır. Bu nedenle komutanlar birbirlerini çok ivedi bilgilendireceklerdir. Silahlar ve savaş gereçleri kesinlikle elden çıkarılmayacaktır.

Bir ihtilal bildirgesini andıran bu genelge "gizli" kaydıyla gönderilmesine karşın kısa sürede İstanbul'da duyulmuştu. Mustafa Kemal'in gerçek niyeti il kez hem de bir yazılı protokolde, çok açık olarak ifadesini buluyordu.

Bunun üzerine hemen ertesi günü, 23 Haziran 1919'da Dahiliye Nazırı Ali Kemal Bey tüm illere gönderdiği bir genelge ile Mustafa Kemal'in genel siyasal durumu yanlış değerlendirdiğini ve Ordu Müfettişliği'ni başaramadığı için İngilizler'in isteği üzerine azledildiğini bildirerek "Dahiliye Nezareti'nin size kesin emri, o kişinin görevinden azledilmiş olduğunu bilmek, kendisiyle hiçbir resmi muameleye girişmemek ve hükümet işlerini ilgilendiren hiçbir isteğini yerine getirmemektir" diyebiliyordu.

Dahiliye Nazırı Ali Kemal'in bu tavrı aslında kişisel olmayıp, Vekiller Heyeti'nin Aldığı karar üzerine idi. Gerçekten de kabine 23 Haziran günü ".....Mustafa Kemal Paşa'nın azledilerek hiçbir resmi sıfatı kalmamış olduğundan bildiri ve emirlerinin resmi nitelik taşımadığının icap eden vilayetlere duyurulmasının Dahiliye Nezareti'ne bildirilmesi..." şeklinde bir karar almış, Ali Kemal de bunu uygulamıştı.