BİRİNCİLER VE İKİNCİLER
A.Turhan KESKİN
Milliyetçiliğin, liberalizmin,
sosyalizmin… Körü, topalı olmaz…
Milliyetçinin, liberalistin,
sosyalistin… Körü, topalı olur….
“Kör milliyetçilik” değil de, bir kısım
kör milliyetçiler olabilir. Elbette
bizde de vardır. Olmasaydı, nasıl gelinirdi bu günlere?..
Cumhuriyet’in kuruluşundan bu
yana, iki eksenden birisi: Bağımlıkçı, mandacı: “Hürriyet ve İtilaf” ekseni, diğeri: bağımsız ve egemenlikçi,
milliyetçi: “Müdafaa-i Hukuk” ekseni.
Birincisini kuran: İngiliz ajanı:
Rahip Freu ve yerli yamağı: Sait Molla…
İkincisini kuran: Atatürk ve
kahraman arkadaşları..
Birincisi: Hep dış destekli.
İkincisi: Halk destekli.
Birincisi: Sinsi ve takiyyeci. İkincisi: Mert ve dürüst.
Birincisi: Bukalemun gibi, renkten
renge, binbir surat gibi, kılıktan kılığa giriyor.
Sansarken kuzu postuna bürünebiliyor.
İkincisi: Dün, senin deden benim
dedem. Bu gün, sen, ben…
Birincisi: “Ne mutlu Türküm” diyemeyenler.
İkincisi: Göğsünü gere gere “Ne mutlu
Türküm” diye haykırabilenler..
Birincisi : “Ne mutlu Türküm” diyemedikleri için “Milli şuuru” olmayanlar..
İkincisi: “Milli şuurunu”, Vatanın birliği, Millet’in bütünlüğü için, daha da
yoğunlaştıranlar.
Birincisi: “Milli şuuru” olmadığı için, “Milli
duruşu”da
olmayanlar…
İkincisi: “Milli duruşlarını” , Ulus’una kalkan edenler..
Birincisi: “Milli duruşu” olmadığı için “Misak-ı Milli sınırlarını” Vatan Toparğı’nı
koruma iradesine sahip olmayanlar..
Birincisi: vatan Toprakları’nı
koruma iradesine sahip olmadıklarından, bu kutsal toprakları, -altını, üstünü-
yabancılara satılabilen, ticareti, spekülasyonu yapılabilen, makro ölçekte,
ticari araziler, arsalar gibi algılayanlar…
İşte onlar:
Bir Ulusun, makro ekonomik zenginliğini, sahip olduğu topraklarının
büyüklüğü ile, “Ulusal toprak rantının” büyüklüğünün
ise:
O ulusun, “makro ekonomik
büyüklüğüne” temel ölçek olduğunu ulusun mülkiyetinden çıkmış olan
toprağın, ulusun, sosyal refahının ve makro ekonomik yararının, kaybedildiği
ölçüde zararına olacağını, makro ekonomik kaynakların giderek azalıp, yok
olacağını, ulusun “fakru
zaruret” içerisine düşmesine neden olacağını…
Bilmeyenlerdir… Görmeyenlerdir…
Ve bir de:
Bu basit akademik gerçekleri,
Bilmemezlikten… Görmemezlikten, gelenlerdir…