Ayça Tolun, Almanya'nın ünlü TV-Radyo kuruluşu WDR'in Almanca haberler bölümünde çalışan bir gazeteci
meslektaşımız. Önceki sabah telefon etti ve Almanya'da gösterimi başlayan ''Kurtlar
Vadisi-Irak'' filmine ilişkin tartışmaları şaşkınlıkla izlediğini anlattı.
Alman kamuoyu, filme karşı ayaklanmış ve filmin gösteriminin durdurulmasını
talep etmeye başlamıştı.
Ayça, anne Alman
baba Türk olduğu için olaylara her iki taraftan da bakabilme üstünlüğüne sahip.
Kurtlar Vadisi filmini beğenmemiş, içindeki şiddet öğelerini de onaylamıyor. ''Ancak''
diyor, ''Her gün izlediğimiz Amerikan filmlerinden ne farkı var?''
Tepkilerini ve
Almanya'da yaşananları onun kaleminden sizlere aktarmak istiyorum. İşte
Ayça'nın yazdıkları:
Kurtlar Vadisi
filmi Almanya'da 9 Şubat'ta vizyona girdi ve filmi o tarihten geçen pazar
akşamına kadar toplam 266 bin kişi seyretti. Filmin yapımcıları bütün Avrupa
için toplam 550 bin seyirci hedeflemişlerdi ama şimdi bu rakamı sadece
Almanya'da yakalama şansları doğdu.
***
Kurtlar Vadisi
gösterime girdiği günden beri Alman medyasının ana konusu haline geldi
denilebilir. Bavyera Eyaleti Başbakanı ve iktidardaki
CDU'nun kardeş partisi CSU'nun
Başkanı Edmund Stoiber ,
filmin vizyondan çekilmesini talep etmekle kalmadı, ''Türkiye'nin AB
adaylığının da bu filmin savunduğu değerler açısından yeniden
değerlendirilmesini'' istedi.
Aynı partinin
genel sekreteri Markus Söder
ise Alman Birinci Kanalı ARD'nin ana haber bülteninde
filmin Türkiye'deki ilk gösterimlerinde Türk politikacıların yaptığı
açıklamaları hatırlatarak ''Böylesine ırkçı, ABD ve Hıristiyanlık karşıtı
bir filme hükümetiyle birlikte destek veren bir Türkiye'nin AB adaylığının
olumsuz etkileneceğini'' ifade etti.
***
Yeşiller Partisi
Başkanı Rainhard Bütighofener
ise filmin gösterildiği sinemaların işletmecilerine yaptığı çağrıda ''Amerika
ve Musevi düşmanlığı yapan bir filmin sırtından para kazanmaktan
vazgeçmelerini'' istedi. Bütighofener, Alman
sinema işletmecilerinin Kurtlar Vadisi'ni gönüllü olarak vizyondan
kaldırmalarını istedi.
Kurtlar Vadisi
Almanya'nın 9 kentinde toplam 65 sinemada gösteriliyor ve bu hafta Almanya'da
en çok izlenen filmler sıralamasında 5. sırada bulunuyor. Filmin asıl
seyircileri Almanya'da yasayan Türkler. Filmle ilgili olarak medyada çıkan
haberler ve ağır eleştiriler aslında hem dizinin meraklısı olmayan, dolayısıyla
filmi de seyretmeye niyetleri olmayanları, hem de bu vesileyle Almanya'da Türk
sinemasının varlığından haberdar olmayanları da sinemalara çekiyor artık.
***
Ayça Tolun, filme yönelik eleştirileri ise çifte standartlı
bularak tepkiyle karşılıyor: Kurtlar Vadisi'nin yakaladığı ticari başarı,
filmin Türkiye açısından ve de Almanya'daki Türklerin durumu açısından
yarattığı tartışmanın sakatlığını da örtmüyor tabii. Filme yöneltilen en önemli
eleştiri, filmin koyu bir Amerika ve Musevi düşmanlığı yaptığı iddiası.
Kurtlar Vadisi'nin
Museviler, Hıristiyanlar ve Amerikalılar üzerinden Batı dünyasını aşağıladığı,
medeniyetler çatışmasını tetiklediği, filmi seyreden Almanya'daki Türkleri de
Batılı değerlere karşı kışkırttığı ileri sürülüyor. Bu iddialar tam iki
haftadır Almanya'nın en saygın gazetelerinin politika ve kültür sayfalarını
dolduruyor. Karikatür krizinde ''düşünce ve ifade özgürlüğünü''
savunanlarla, Kurtlar Vadisi'nin vizyondan çekilmesini talep edenlerin aynı
kişiler ve aynı düşüncede olanlar olması ilginç.
Filmin Irak'taki
gelişmelerle ilgili olarak ABD'yi suçlaması, Irak'ta olup bitenlere göz yuman
Avrupa'yı eleştirmesinin de bu tepkilerde payı var. Kurtlar Vadisi belki bir
İngiliz ya da Fransız filmi olsa, Hollywood yapımı
olsa ''özeleştiri yapıyor'' gerekçesiyle Almanya'da övgüye değer bile
bulunabilirdi. Kurtlar Vadisi bir Türk filmi. Üstelik Almanya, Kürtler ve
azınlıklar konusunda Türkiye'yi eleştirmeye alışık. Bu kez eleştiren tarafın Yeşilçam aracılığıyla da olsa Türkiye olması pek alışık
olunmayan bir durum.
Almanya'da her
türlü Amerikan aksiyon filmi gösteriliyor. Üstelik o filmlerdeki kötüler
genelde Arap ya da Afgan kılıklı tipler ya da adları uydurulmuş ama Müslüman olduğu belli ülkeler.
Ama kimse o filmler dünya barışını tehdit ediyor mu, medeniyetler çatışmasını
tetikliyor mu, seyircisini belli bir gruba düşman ediyor mu, yanlış değerler
aşılıyor mu diye tartışmıyor.
İlginç...