Avrupa Birliği (AB) Üye Devletleri ile
Türkiye arasında Müzakereler, 3 Ekim 2005 tarihinde başlayacaktır. Müzakereler,
Avrupa Birliği Müktesebatı üzerinde yapılacaktır.
AB Müktesebatı nedir?
Müktesebat, Arapça bir sözcüktür. Anlamı, uzun bir süreden beri edinilip
elde tutulmuş şey ya da şeyler, demektir.
AB Müktesebatı demek ise, “Avrupa Yasalarının Tümü” demektir. Avrupa belgelerinde
bu, Fransızca adıyla, ‘Acquis Communautaire’ olarak geçmektedir.
AB’ye üye olacak her devlet, AB Müktesebatı’nı benimsemek, almak ve uygulamaya
koymak zorundadır.[1]
Bir üye adayına müzakere tarihi verildikten sonra başlayan süreç şöyle
gelişir:
• AB Bakanlar Konseyi’nin başkanlığında Üye Devletler ile Aday Devlet
toplanır ve müzakerelere başlarlar.
• Her bir müzakere için, Hükümetlerarası Konferans düzenlenir.
• Müzakerelere ya bakanlar ya da onların yardımcıları katılır.
• Müzakereler sırasında, Aday Ülke’nin katılım koşulları kararlaştırılır
ve eğer gerekiyorsa Aday Ülke’ye tanınacak ‘geçiş süreci’nin koşulları
belirlenir.
• Müzekerelerin gidişi hakkında Avrupa Parlementosu bilgilendirilir ve
müzakerelerin tamamlanmasından sonra katılım anlaşmalarının onaylanması
istenir.
• Aday Ülke’nin, AB’ye kesin üyelik anlaşmasının AB Üyelerinin tamamı
tarafından onaylanması zorunludur.[2]
Müzakereleri kolaylaştırmak amacıyla, İngilizcesi 80 bin sayfa olan AB
Müktesebatı, 31 (otuz bir) bölüme ayrılmıştır. Bu bölümler şunlardır:[3]
1. Malların serbest dolaşımı
2. Kişilerin serbest dolaşımı
3. Hizmet verme özgürlüğü
4. Sermayenin serbest dolaşımı
5. Şirket yasası
6. Rekabet politikası
7. Tarım
8. Balıkçılık
9. Ulaşım politikası
10. Vergi
11. Ekonomi ve Para Birliği
12. İstatistikler
13. Sosyal politika ve istihdam
14. Enerji
15. Endüstri politikası
16. Küçük ve Ortaboy özel kuruluşlar
17. Bilim ve araştırma
18. Öğretim ve eğitim
19. Telekominikasyon ve haberleşme teknolojisi
20. Kültür ve işitsel-görsel politika
21. Yerel politika ve yapısal araçların koordinasyonu
22. Tüketicilerin ve sağlığın korunması
23. Çevre
24. Adalet ve İçişleri konularında koordinasyon
25. Gümrük Birliği
26. Dış ilişkiler
27. Ortak Dış ve Güvenlik Politikası
28. Finans denetimi
29. Finans ve bütçe kuralları
30. Kurumlar
31. Diğer
Müzakereler sırasında her bölüm tek tek ele alınır. Bir bölümle ilgili
Üye Devletler ile Aday Devlet arasında tam bir anlaşma sağlanırsa, o bölüm
‘kapatılmış’ sayılır.
Aday Devlet, bazı konularda bir “geçiş süreci” tanınmasını talep edebilir.
Bu konu tartışılır. Geçiş sürecinin hangi koşullarda ve ne kadar süreceği
karara bağlanır.
İşte, 3 Ekim 2005 tarihinde başlayacak AB ile Türkiye arasındaki müzakerelerde,
yukarıda anahatları verilen yol izlenilecektir.
Müzakerelerin belirli bir süre içinde tamamlanması yolunda bir kural yoktur.
10 yıldan fazla bile sürebilir. Halihazır üyelerin müzakere süreleri 3-8
yıl arasında değişmiştir.
Türkiye’de yalnız halkımız değil, en sorumlu makamlarda oturanlar bile
ne yazık ki, AB Müktesebatı ve Müzakereler hakkında bilgi sahibi değillerdir.
6 Ekim öncesi, Ampül iktidarının Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’e bir brifing
verilir. Bakanlığın bütün ağır topları oradadır. Brifing bitince, Abdullah
Gül, “Müzakere tarihi verilirse biz ne yapacağız, müzakerelerde ne olacak?”
diye bir soru sorar. Salonda buz gibi bir hava eser. Herkes birbirinin
yüzüne bakar. İnanılır gibi değildir. Dışişleri Bakanı, müzakerelerde
ne olacağından, nasıl yapılacağından habersizdir. Yetkililer anlatır.
Ama, Abdullah Gül’ün sorusu o günden beri bakanlık gündeminden düşmez![4]
İş bununla bitmez. Ampül iktidarının başı Tayyip Erdoğan, 1 Ekim 2004
günü, Dünya Türk İşadamları Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, “AB’ye uyum
için mevzuaatlarımızı tamamladık’ der. Yine toplantıya katılanlar birbirinin
yüzüne bakar. Çünkü daha Türkçe’ye çevrilmemiş 80 bin sayfalık AB Müktesebatı
vardır. Üstelik de bunların içinde ne olduğunu kimse bilmemektedir.[5]
AB Müktesebatı hakkında bilgisiz olan Ampül iktidarının başı ve bakanları
şimdide Kıbrıs konusunda halkımızı aldatmaya çalışmaktadırlar. Kıbrıs’ı
Brüksel’de Rumlara veren Ampül iktidarının başı şimdilerde, Kıbrıs Rum
Kesimi’ni tanımayacaklarını söyleyerek sahte pehlivanlar gibi efelenmektedir.
Oysa yukarıda anlattıklarımızdan açıkça görülmektedir ki, 3 Ekim 2005
tarihinde Türkiye, Müzakerelere tüm Üye Devletlerle birlikte başlayacaktır.
Halihazır 25 Üye Devlet’ten birisi Yunanistan, bir diğeri de Kıbrıs Rum
Kesimi’dir. En az 10 yıl sürecek olan AB Müktesebatı’nın müzakereleri
sırasında Türkiye, sürekli olarak iki Rum’la muhatap olacaktır. Birisi
Yunan Rumu, diğeri de Kıbrıs Rumu’dur! Hem, bunlarla yalnız muhatap olmakla
kalmayacak, Müktesebatın her bölümünün tamamlanabilmesi için bu iki Rum’un
da onayını bekleyecektir!
Bakalım; gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunan bu yalancıların
mumu ne zamana kadar yanacak!
[1] BBC News, “Acquis Communautaire” , www.news.bbc
co.uk
[2] EU Accession Process, www.eu2001.se
[3] Science fair Projects Encylopedia, “Acquis” , www.all-science-fair-projects.com
[4] Şule Perinçek, Rüzgar Gülü, Aydınlık, 24 Ekim 2004
[5] a.g.y.
|