Avrupa Birliği (AB) Anayasası, 29 Ekim 2004 günü
Roma’da 25 Üye Devlet’in temsilcileri tarafından büyük bir törenle imzalandı.
12 Ocak 2005 günü de Strasburg’da AB Parlamentosu’nda oylandı; 500 ‘Evet’,
176 ‘Hayır’ ve 40 çekimser oyla da kabul edilmiş oldu.
AB Anayasasının Madde IV-447’sine göre de, 25 Üye Devlet’in, 1 Kasım 2006
tarihine kadar Anayasayı, ya meclislerinden geçirmeleri ya da referandum
yoluyla halklarına kabul ettirmeleri gerekiyor. 25 Üye Devlet’in tümünün
birden onaylaması sonucunda AB Anayasası yürürlüğe girmiş olacak.
Rumca dahil,Türkçe hariç 21 dilde yazılmış olan AB Anayasasının içeriğini,
Türk halkının tamamına yakını bilmemektedir. Yalnız halkımız değil; iktidarda
olanların da, muhalefet olarak Meclis’te bulunanların da ve de Medya’nın
da büyük bir çoğunluğu AB Anayasasını okuyarak bilgi sahibi olmuş değildir.
Temelde, bir “Hıristiyan Anayasası” olmasına karşın, AB Anayasası laiklik
ilkesini içermediğinden ve din ve inanç özgürlüğü adı altında şeriatçı
akımlara fırsat vereceğine inanıldığından, Ampül iktidarı ve yalakaları
tarafından hemen, okunmadan benimsenmiştir. Bunu anlayabiliyoruz. Ama,
laiklik ilkesini savunan, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir’ diyen,
‘Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğü’ ilkesinden
asla ödün vermemeye yemin etmiş olan çevrelerin de AB Anayasasını baştan
aşağı ve büyük bir dikkatle okumamış olmalarını bağışlayabilir misiniz?
Peki, Türk halkının tamamına yakınının bilgi sahibi olmadığı AB Anayasasını,
Avrupa halkı biliyor mu? Avrupa’ya, ‘medeni’, ‘uygar’, ‘bilgi toplumu’
gözüyle bakmaya alışmış olanlar böyle bir soruyu çok yadırgayacaklardır.
Trende, metroda, otobüste bile sürekli okuyan Avrupalılar, geleceklerini
birinci derecede ilgilendiren AB Anayasasını hiç okumamış olabilirler
mi?
28 Ocak 2005 günü Avrupa Komisyonu, 455 milyon nüfuslu 25 Üye Devlet’ten
oluşan tüm AB ülkelerini kapsayan bir kamuoyu yoklamasının sonuçlarını
açıkladı. Bu sonuçlara göre, Avrupa Halkının yüzde 89’unun AB Anayasası
hakkında ya çok az bilgisi var, ya da hiç yok! Yine bu kamuoyuyoklamasının
sonuçlarına göre, Avrupa halkının üçte biri, AB Anayasasının adını bile
duymamış![1]
Durumun ciddiyetine bakar mısınız: İspanya, Fransa ve Hollanda’da bu yıl
AB Anayasası referanduma sunulacak, yani milyonlarca Avrupalı, okumadığı,
bilmediği, hatta adını bile duymadığı AB Anayasasına, ‘Evet’ ya da ‘Hayır’
oyu kullanacak!
Hani, çağımız ‘Bilgi Çağı’ idi?
Bilgi Çağı, henüz Avrupa’ya uğramamış mı?
Hani Avrupa, uygarlığın, medeniyetin, yüksek kültürün beşiğiydi?
Avrupa Birliği’nin Türk halkı ve Türkiye için hiçbir yararını gösteremeyen
AB fanatikleri, girdikleri tartışmalarda hep en son savunma olarak, “
AB’ye girerek medeniyet, uygarlık öğreneceğiz, kültürlü olacağız” diye
şamata yapmıyorlar mı?
Kendi dillerinde yazılı, geleceklerini birinci derecede ilgilendiren AB
Anayasasını okumamış, bilgi sahibi olmamış ve bu bilgisizlik içinde oy
kullanacak olan Avrupalılar mı bize medeniyet, uygarlık, kültür öğretecekler?
Yüzde 98,5’uğu Müslüman olan Türk halkı; Egemenlik Hakları’nı elinden
alacak, ulusu ve ülkesiyle bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyeti’ni
parçalıyacak bir Hıristiyan Anayasasını, tüm dayatmalara karşın asla kabul
etmeyecektir!
Şimdi tüm ulusalcılara düşen görev, AB Anayasası hakkında hızla bilgi
sahibi olmak ve içimizdeki işbirlikçilerin ipliğini pazara çıkarmaktır!
[1] Tobias Buck, “ Most EU Citizens Ignorant of New
Treaty”, Financial Times, January 28, 2005
|