03/05/2006

TÜRKİYE'DE YÜKSELEN 'MİLLİYETÇİLİK' VE NEDENLERİ...

Prof. Dr. Erol MANİSALI

 

Avrupalı ve Amerikalı gazeteciler son günlerde sürekli şu soruyu yöneltiyorlar: ''Türkiye'de milliyetçilik neden yükseliyor?'' Bu soruyu sormalarının arkasında yatan neden ise Türkiye'de Amerika ve Avrupa'ya karşı artan tepkiler.

Bu durum, ''emperyalizme karşı eğilimlerin güçlenmesidir'' . Güney Amerika ülkelerinde Batı buna kendine göre bir ad bulmuştur; ''ulusal sol'' demiştir.

Türkiye'de son yıllar içinde ABD ve Avrupa karşıtı kuşkuların ve düşüncelerin artmasına neden olan öğeler şunlardır:

1) ABD'nin Irak'ta ve bölgede izlediği işgal politikalarının, Türkiye ve bölge üzerindeki siyasi ve iktisadi faturaları fiilen görülmeye başladı.

- Güneydoğu'daki başkaldırı girişimlerinin arkasında yalnız PKK'nin bulunmadığı, onun arkasındaki gücün ABD, İngiltere ve diğer Avrupalılar olduğu artık sokaktaki insanımız tarafından da görülür hale geldi. Medya karartmaları ve yanıltmaları bile bu gerçeği örtemiyor.

- Türkiye'nin ABD tarafından İran ve Suriye'ye karşı sıkıştırılmakta oluşu siyasi, bürokratik ve iktisadi çevreleri daha fazla rahatsız etmeye başladı. Herkes ABD'nin (ve Batı'nın) bölgede yaratmak istediği kaosu ensesinde hissediyor. Deprem felaketi bekler gibi, ABD operasyonları beklenir hale geldi.

2) Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi içine almadan arka bahçesi haline getirmekte olduğunu artık daha geniş kesimler görüp yaşamaya başladılar.

- ''AB öyle istiyor'' diye satılan ulusal tesisler sonucunda işçiler AB'nin gerçek yüzü ile karşılaştılar.

- AB'nin ''belediyeler derken, yalnız ayrılıkçı belediyeler ile ilgilendiğini'' sokaktaki vatandaş da görmeye başladı.

- Piyasanın yabancı şirketler tarafından işgali esnafı ve yerli iş çevrelerini vurmaya başlayınca gerçek faturanın kime çıkarıldığı daha açık görüldü.

- Yunan askerinin işgali yerine Yunan milli bankasının yerleşmesi, halkın gözünü açtı.

- 17 Aralık 2004 ve 3 Ekim 2005'te AB ile yapılan anlaşmaların Türkiye'yi üyeliğe değil sömürgeleşmeye götürdüğü çiftçi, işçi ve ulusal sanayici tarafından daha fazla anlaşılmaya, hissedilmeye başlandı.

Kısaca soğuk savaşın bitiminden sonra ABD ve AB'nin bu topraklardaki eski hesaplara yeniden yönelmeleri, Lozan'ın yerine Sevr'i getirmek istemeleri Türkiye'de daha geniş kesimler tarafından görülür hale geldi.

Sebep bu...

İşte, son zamanlarda Türkiye'de artan anti-emperyalist eğilimlerin arkasındaki esas neden budur. ''ABD ve AB'nin emperyalizmindeki artış, anti-emperyalist hareketi tetiklemiştir.''

Türkiye'deki anti-emperyalist hareketin içinde kimler yok ki?

- Ulusal sol bunun içinde ve en başındadır.

- Kendilerini sağ olarak gören ve aynı zamanda emperyalizme karşı çıkan çevreler bunun içindedir.

- Emperyalist güçlerle işbirliğine gitmeyen ve Batı emperyalizmini reddeden İslamcı çevreler de buna dahil edilebilir.

Açık ve örtülü işbirlikçiler dışında bulunan herkes anti-emperyalist cephededir. ABD'li ve Avrupalı gazetecilerin ''yükselen milliyetçi değerler'' olarak tanımlamaya çalıştığı şey aslında çağdaş Atatürk milliyetçiliğidir.

Çağdaş Atatürk milliyetçiliğinin içindeki temel doku sömürgeciliğe karşı duruştur: ABD ve AB'nin son yıllarda bölge ve Türkiye politikalarında ''yükselen sömürgecilik'' , Türkiye'de de ''anti-emperyalist ulusalcılığın'' yükselmesine yol açmaktadır. Bu, kaçınılmaz bir diyalektiktir. Aynen Güney Amerika'da görüldüğü gibi...

Soru yönelten gazetecilere şunu söylüyorum: Aynaya bakın, Türkiye'deki yükselen değerlerin nedenini göreceksiniz...