Kırk yıl geçse Türkiye'de kimsenin aklına
gelmezdi, 'Pontus Rumları' diye bir sorunun
ortaya atılacağı ve Avrupa Birliği raporuna gireceği. Demek ki, kırk yıl değil,
dört yüz yıl da geçse akla gelmeliymiş.
Çünkü can çıkar huy çıkmazmış.
Stratejik hesaplar uğruna çağdaş
uygarlığın ırzına geçen Avrupa Birliği'nin derdi, meğerse Türkiye'nin üyeliği
değil, eski bir hesabın kapatılmasıymış.
Ermeni soykırımını tanı!
Kıbrıs Rum yönetimini tanı!
Kıbrıs'tan askerini çek!
Limanlarını Rumlara aç!
Terör örgütüyle masaya otur!
Türbanı serbest bırak!
Ve 'Pontus
Rumları' ... Vay canına...
***
Bunlar 'son emir' in satır başları.
Ayrıntıya indikçe kötü niyetin pis pis sırıttığını
görüyorsunuz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin türban yasağı kararlarını
görmezden gelip, 'Bu konuda bir Avrupa normu yok' diyecek kadar
şaklabanlaşarak...
Bu, işin soytarılık tarafı. İşin ciddi
tarafından bakılınca, büyük kuşatma operasyonunda bir 'yarım daire' nin tamamlandığını görüyorsunuz.
Gelelim diğer 'yarım daire' ye...
Irak'ta ve Güneydoğu Anadolu'da son günlerde gözlenen gelişmeler, Türkiye'nin
bütünlüğünü hedef alan harekâtın belli bir aşamaya geldiğini gösteriyor. Irak
Cumhurbaşkanı Talabani (Türkçe'de bir deyim vardır, ama şimdi hatırlayamadım.
Bilmem neyimin cumhurbaşkanı gibilerinden hani), Türkiye'de isyan çıkarmakla
tehdit ediyor. Demek ki bu gücü kendinde görüyor. Demek ki, güvendiği bir yer
var. Terör örgütüyle kucak kucağa, hem koca Türkiye'yi parmağında oynatıyor hem
dalgasını geçiyor. Ve Türkiye, eline tutuşturulan 'koordinasyon'
oyuncağıyla oyalanırken, terör eylem olmaktan çıkıyor, sistemli bir silahlı
saldırıya dönüşüyor.
Kısaca: Kuşatmanın iki yarım dairesi
tamamlanmış, iş uçları lehimlemeye kalmıştır.
Türkiye gerçekten tarihi bir dönüm
noktasındadır.
***
Bu öyle kritik bir noktadır ki, bir 'huruç
(yarma) harekâtı yapılmadığı takdirde geri dönüş mümkün olmayacaktır. O
noktadan sonrası büyük bir kargaşadır, kaostur, söylemeye dilim varmıyor ama
belki de kandır, revandır. Bölünmedir, parçalanmadır. Çağdaş uygarlık yarışında
yıllar yılı geriye düşmektir.
Ne yazık ki, uygarlığı, barışı, huzuru,
19'uncu yüzyıl hesaplarına feda edenler Türkiye'yi bu noktaya getirdiler.
Yerlisiyle yabancısıyla el ele vererek...
Türkiye'de bu oyunu bozacak, bu 'huruç
harekâtını' başaracak güçler vardır. Eminim, o güçler, sadece Ermeni olayı
ile Osmanlı dönemini değil, 'Pontus Rumları' nı gündeme getirerek Kurtuluş Savaşı'nı ve Atatürk 'ü de
mahkûm etmeyi amaçlayan saldırıyı püskürtecek iradeye ve o iradeyi kullanacak
kararlılığa da sahiptirler. Tüm baskı ve propaganda kampanyalarına rağmen...