‘Ulusal Egemenlik’...
Ve de ‘Çocuk Bayramı’...
23 Nisan günü kutladık...
Avrupa Birliği (AB)’ne girdiğimizde, ‘Ulusal Egemenlik’ bayramı kalkacak.
Sakın yüzüme bakıp,
- Ne diyorsun sen? diye sormayın.
AB’ye üye olan ülkelerin hepsi bunun böyle olduğunu artık çok iyi biliyor.
İngiltere, Danimarka ve İsveç AB’nin ortak parası Euro’yu kabul etmemekte
direniyorlar, ulusal egemenliklerini Brüksel’e teslim etmek istemiyorlar.
İsviçre ve Norveç ise zaten AB’ye girmediler bile! Bugün İngiltere ve
Fransa’da halkın en az yarısı AB Anayasasına referandumda ‘hayır’ diyerek
ulusal egemenliklerini korumayı planlıyorlar. AB’ye katılmakla ulusal
egemenliklerinin ellerinden çıkacağını çok iyi bilen ve bunu halklarına
açıkça söyleyen devlet başkanları da var. Örneğin, Çek Cumhuriyeti Devlet
Başkanı Vaclav Klaus, AB’ye üye olmadan on gün önce, 21 Nisan 2004’de
halkına şöyle sesleniyordu: “Herkesin bildiği gibi, birkaç gün içinde,
Devletimizin bağımsız ve egemen varlığı sona erecektir.”
Peki, AB’ye katılmak için korkunç boyutlarda ödünler vererek Avrupalıları
bile şaşırtan Türk yöneticiler ne diyor?
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Hükümet, Meclis, Ana Muhalefet, Yavru Muhalefet,
Genelkurmay Başkanı, hepsi hem çok ateşli AB yanlısı hem de Ulusal Egemenlik
savunucusu!..
Peki, bizi yönetenlerin hepsi neoliberal mi, alayı ‘haymatlos’ mu oldu?
Neden topu birden halkımızı yanıltmayı sürdürüyor, bir yandan AB’ye girmek
için can atarken bir yandan da ‘Rahat uyu, Egemenlik emin ellerdedir!’
diye yazıp Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bile aldatmaya yelteniyorlar?
Ulusal Egemenlik’ten vazgeçmeden AB’ye katılmak yok!
Neden Türkiye’yi yönetenler Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı gibi mert davranıp,
Türk halkına ‘AB’ye katıldığımızda Ulusal Egemenlik son bulacak!’ diyemiyorlar?
AB’ye katıldıktan sonra 23 Nisan bayramının adı sadece ‘Çocuk Bayramı’
olacak! Çünkü, Egemenlik Brüksel’e devredilmiş bulunacak!
‘Ulusal Devlet’ in defterini dürenlerin enteller olduğunu söylemek işi
hafife almaktır, halkla gırgır geçmektir, oynanan oyunu gözlerden kaçırmaya
çalışmak demektir!
‘Ulusal Egemenlik’ imizi yani ‘Milli Hakimiyet’ imizi Brüksel’e teslime
hazır olanlar, sadece malum enteller değil, Türkiye’nin sorumlu yöneticileridir
de!
Bunun da gırgır geçilecek yanı yoktur!
Tüm Cumhuriyet devrimcilerini, Kemalistleri, Atatürkçüleri, Kuvayı Milliyecileri,
Müdafaa-i Hukukçuları, Ulusalcıları, Milliyetçileri, kısaca tüm Vatanseverleri,
‘Ulusal Egemenlik’imizi Brüksel’e teslime hazırlananlara karşı mücadeleye
çağırıyorum!
Mlada Fronta Dnes, 22.04.2004, www.bullen.demon.co.uk/indy58.htm
|