05/06/2006

 

CUMHURİYET VE DEMOKRASİ

Mahmut YILBAŞ

 

Cumhuriyet ve demokrasi, sosyal ve siyasal anlam taşıyan terimlerdir. Bu konuda binlerce bilim adamı görüş ve düşünce ortaya koymuşlardır. Bu kavramlar, ayrıca, son yüzyıllarda ortaya da çık­mamıştır. İsa öncesinde (İÖ) ve İsa sonrasında (İS) hem fikri alanda ve hem de uygulamada çok örnekleri bulunmaktadır.

Bunlardan Friedrich Hayek "The Road to Serfdom" da "Bi­zim kuşak demokrasi için çok düşündü, çok konuştu, ancak çok az şey yaptı. Biz demokrasi fetişizmi çağında yaşıyoruz" demek­tedir.

Friedrich Hayek sosyalizm ve devletçiliği belli başlı eleştiren­lerdendir. Klasik liberal doktrini savunur.

Hayek'e göre demokrasi, "iç barışın ve bireyin özgürlüğü­nün" temel koruyucusudur, "The Constitution of Liberty" isimli eserinde demokrasi için, "Belirli sonuçları elde etmede en iyi yol­dur, ancak, kendisi başlı başına bir son değildir" demektedir. Ay­rıca ne zaman toplu bir hareket söz konusu olursa, çoğunluğun kara­rının belirlenmesi için en isabetli çıkıştır, görüşündedir.

Bunun için demokrasi barışçıl değişimler için bir "karar üre­tim" projesidir, değerlendirmesini yapmaktadır.

Düşünüre göre demokrasi, halk egemenliğinin "popular sove­reignty" vazgeçilmez unsurudur, böylece, çoğunluğun kontrol edile­bilir gücünün dışa yansımasıdır. Ancak demokrasi, toplulukları bir arada tutan yegane temel ve üstün politik değer değildir; demokrasi her zaman doğru kararlara ulaşmayı garanti edemez; çünkü, güç, in­sanların elindedir ve güç de her zaman doğruyu yapmaz, sonucunu öngörmektedir.

Ona göre demokrasi üç konuda etkendir:

1. Savaş yerine fikir çatışmalarını sağlar.

2. Birey özgürlüğünü garanti eder.

3. Çoğunluk idaresini toplum yararına dönüştürür.

        Hayek "Law, Legilation and Liberty" isimli eserinde; modern demokrasi anayasal devleti, hukuk ve serbest Pazar ekonomisini içe­rir demektedir.

Bu görüşe en fazla tepki "Kozmopolit Demokrasi" taraftarla­rından gelmiştir. Kozmopolit Demokrasi görüşünü savunanların ba­şında gelen David Held, post-modern demokrasi için ulusal egemen­lik kavramının sınırlandırılması gerektiğini iddia etmektedir.

Held'e göre modern demokrasi demek, en küçültülmüş devlet (minimal state) demektir. Ona göre çağdaş toplum, egemenliğin şek­lini değiştirmiş toplumdur. Düşünüre göre kozmopolitan demokrasi, bölgesel ve küresel örgütlenmelere, milli devlet (nation-state) dışın­da imkan verir. Küresel demokrasi hareketi bölgesel parlamentoları, milletler arası referandumu, milletler arası sivil örgütlenmeyi öngör­mektedir.

Anlatılanlardan çağımızda demokrasi adı altında çok şeyler söy­lenmekte olduğu ortaya çıkmaktadır. Herkesin demokrasi diye ağzı­nı açtığında, maksadı farklı olmaktadır. Ayrık otunun da kendisine göre bir demokrasi anlayışı var.                                ­

Michel Foucault'un "ihtiyacımız, kralın başının kesilmesi­dir" sözü bugünlerde "Egemenlik budanmalıdır" anlamında kulla­nılmaktadır.

Yoksa cumhuriyet de, demokrasi de;

·           İç barışın ve bireysel özgürlüğün vazgeçilmez koruyucularıdır.

·           Barışçıl değişim için gereklidirler.

·           Halk egemenliğini "public freedom" savunurlar.

·           Kaygan, akıcı ve sahici olmayan halk enerjisini barışçıl amaç­lara yönlendirirler.

·           Hiçbir zaman beraber olmayan "lüks ile özgürlüğün" yakın­laşmasını sağlarlar.

·           Zengin doğanlarla, açlık çekenlerin birlikte yaşamalarını sağ­layacak ortamı hazırlarlar.

Bunlar, Cumhuriyetle demokrasinin birlikte hedefleridir. Ne de­mokrasi ve ne de Cumhuriyet bu amaçları tek başına gerçekleştirebilir.

Bunu görmek için yeryüzüne inmek ve ayakların yere basması gereklidir.