1 Temmuz 2005

MUSTAFA KEMAL GİBİ DÜŞÜNMEK

(E) Orgeneral Aytaç YALMAN(*)
 

Avrupa Birliği'nin bize sağladığı yararlar kadar Türkiye'nin de AB'ye küresel bir güç olmasında yardımcı olduğu unutulmamalıdır. Ülkemizde insan hakları ve demokrasi gibi ulvi kavramların gerçek anlamda yerleşmesi AB ile ilişkilerin ötesinde kendi iç dinamiklerimiz ile başarmamız gereken değerlerdir. Bunun yolu da ülkemiz insanlarının din, mezhep, ırk gibi kimlik belirleyen kavramları kendinden farklı olan öteki gruplarla eşit gördüğü zaman, kendi dinamiklerimizle farklılıkların bir bölümünü çözümlemiş, demokrasi ve insan hakları adına ciddi bir adım atmış oluruz. Kuşkusuz gelir dağılımlarındaki anormal farkın çözümlenmesi veya makul bir seviyeye inmesi durumunda ülkemizde AB kriterlerine gerek kalmadan huzur ve güven dolu günlere kavuşabiliriz. Ancak bütün bunların sağlanabilmesi bugünden yarına olabilecek konular değildir. Bu sosyo-ekonomik problemlerin birlik, beraberlik ve güven içinde çözümlenmesinin teminatı silahlı kuvvetlerimizdir. Bu nedenle silahlı kuvvetlerimiz, içinde bulunduğu coğrafyanın tarihsel gerçeklerin ve ayrıca, GOP, Genişlemiş AB ve NATO'nun yeni görev anlayışı gibi irademiz ve inisiyatifimiz dışında ortaya konan dış dinamiklerin tesirlerini karşılayabilecek, caydırıcı görevleri başarı ile yerine getirebilecek silah gücü ve yetişmiş insan unsuruna sahip olmalı ve özellikle menfi anlamda her türlü siyasi ve sosyal etkilerin dışında kalarak tarihi görevini yapmaya devam etmelidir. Norveç dilinde ''Mustafa Kemal gibi düşünmek'' diye bir deyim olduğunu okumuştum. Bu herhangi bir problem karşısında çözümü imkânsız olduğu düşüncesiyle hemen kestirmeden teslim olma eğiliminde olma yerine, ne yapıp edip bir çözüm üretmek için yaratıcılığını zorlama zahmetine katlanmak için kullanılan bir terim. Buna ''Mustafa Kemal gibi düşün'' deniliyor. Bizim de ihtiyaç duyduğumuz durumlarda böyle düşünmek mecburiyetinde olduğumuzu her vatansever kabul edecektir.

* 41 nci Kara Kuvvetleri Komutanı