06 Temmuz 2005

HAİNLİKLER

Mümtaz SOYSAL
 
VATAN HAİNLİĞİ gibi iri laflar etmenin, sonra da ''O kadar da büyük hainlik sayılmaz'' denildiği için hiçbir şey yapamaz durumda kalmanın gereği yok. Vatan hainliğinden başka hainlikler de vardır; yıllarca sarf edilen emeğin değerine, kamu hizmetine ve halkın malına hainlik etmek gibi.
Anadolu halkının ''hayınlık'' dediği türden hainlikler.
Geçen gün yapılan Türk Telekom ihalesi gibi.
Düşünün ki, sadece 1 milyar 310 milyon dolar peşin ödemeyle koskoca bir kamu işletmesi ve onunla birlikte çok önemli bir kamu hizmeti elden çıkarılmaktadır. Bu, kamu malına ve kamu hizmetine hainlik değildir de nedir?
''Alınan para, toptan satış bedeli değil, sadece ilk taksit; yüzde 20'lik bir peşin ödeme; sonradan beş yıl boyunca ödenecek taksitlerle toplam değer tam 6 milyar 550 milyon ediyor'' demeyin. Böyle bir avunma şu hesap karşısında on paralık değer taşımıyor: Türk Telekom şimdiki durumda her yıl 2 milyar 150 milyon dolar kâr sağlamakta; demek ki, koskoca kuruluşun yüzde 55 hissesini satıp yönetimini yabancı bir şirkete hemen devretme karşılığında ele geçen para sadece bir yılda elde edilecek kârın yarısından biraz fazla. Neredeyse, kuruluşun altı aylık kârı kadar.
Ama, bu kadarcık bir peşin ödemeye dayalı satışla ne yapmış oluyorsunuz? Yüzde 55'i için 6 milyar 550 milyon dolar verildiğine ve sermaye hisselerinin çoğunluğu bu parayı verenlere geçtiğine göre, bütününün teorik olarak en az 11 milyar 900 milyon dolarlık değeri olduğunu kabul ettiğiniz bir fabrikayı 1 milyar 310 milyon dolar karşılığında yabancıların emrine vermiş olmuyor musunuz?
Bu ne biçim bir satıştır ki, elinizde kalsa bugünkü kazanç temposuyla 21 yılda size 45 milyar 150 milyon kâr getirebilecek ve üstelik yine elinizde kalacak bir kuruluşun yönetimini başkasına vermektesiniz?
Kaldı ki, siz aynı kuruluşu tek başınıza şimdiye kadar olduğundan daha iyi de yönetebilir ve çok daha yüksek kâr düzeyine erişebilirsiniz. Oysa, yabancıların eline geçmiş bir yönetimin neyi, nasıl yapacağından emin misiniz?
Gerçekten, şöyle bir bakıldığında, son derece kuşku çekici bir sermaye yapıları var: Bir yanda Araplar, bir yanda Lübnanlıların koluna girmiş birtakım tatlı su frenkleri ve ayrıca İtalyanlar. Hele bu sonuncular, zaten ortak oldukları AVEA'daki yüzde 40'lık Türk Telekom payının yüzde 55'ini de ele geçirmiş olacaklar böylelikle.
Yapılan, akıllıca ve kamunun çıkarlarına uygun bir satış mı?
Yoksa, İtalyanların ''İhaleyi bize vermezseniz, AVEA'daki payımızı çekeriz'' şantajına boyun eğiş mi? Berlusconi 'yle AB ahbaplığının sonucu mu?
Bir gazete, aslında gülünç olan satış bedelini yüksek bulup ''Bu bir rekor'' diye manşet atmış. Evet, bir rekor: Mantıksızlık, hesapsızlık, halkın malına hayınlık rekoru.