Mart 2005’de, yeni seçilen Yunanistan
Başbakanı Kostas Karamanlis, halkına şu sarsıcı açıklamayı yapıyordu:
“Ülke gerçekten, beş pezevenk (davatzides) tarafından yönetilmiştir!”
Karamanlis, yer altı dünyasının argo ağzıyla konuşarak ne demek istiyordu?
Bir grup Yunanlı işadamı ve yerel medya patronu, bir önceki Sosyalist
hükümetle sıkı fıkı ilişkiler kurarak, 2004 Olimpiyatlarına hazırlanan
ülkede, bir yılda toplam 2,5 milyar dolarlık devlet ihalesi kazanmışlardı.
İşte, Başbakan Karamanlis, büyük rüşvetlerin döndüğü bu tezgahtan duyduğu
öfkeyi dile getiriyor, bu tezgahta başrolü oynamış beş Yunanlı işadamı
ve medya patronunu ‘pezevenk’ olarak damgalayarak hükümet üstü güç elde
etmiş olmalarını vurguluyordu.
Yunanlıların büyük çoğunluğu, uzun sürmüş Sosyalist iktidar sürecinde,
kamu yaşamının yolsuzluk ve rüşvet batağına saplanmış olduğuna inanmaktadır.
Başbakan Karamanlis’in ortanın-sağı hükümeti de işte bu pisliği temizleme
sözü vermektedir.
Müfettiş raporları, Sosyalist hükümetin, Yunanistan bütçesi hakkında Avrupa
Komisyonu’na yanlış, çarpıtılmış bilgiler vermiş olduğunu da ortaya çıkarmıştır.
Yunan Sosyalist hükümeti yetkilileri böyle yaparak, AB’nin ‘Avro Birliği’
ne girmeyi amaçlamışlardır. Yunanistan’ın 2004 yılı bütçe açığı Ulusal
Gelirin yüzde 6’sını aştığı halde, ham hum şaralop yöntemiyle bunu, yüzde
3 olarak göstermişlerdir! Böylece, AB’nin ekonomide istikrar ve büyüme
için koymuş olduğu limiti aşmamış olduklarını kanıtlamak istemişlerdir.
İşte bu katakulli yüzünden Yunan ekonomisi bugün Avrupa Komisyonu’nun
yakın gözetimi ve denetimi altındadır. Elbette bu durum, Başbakan Kostas
Karamanlis’in para politikalarında istediği manevraları yapmasını engellemektedir.
Karamanlis hükümetinin ortaya çıkardığı, eski Sosyalist hükümetin rüşvet
ve yolsuzluklar dosyası hayli kabarık gözükmektedir:
• Büyük savunma ihalelerinde milyonlarca dolar rüşvet alınmıştır.
• Yunan yargıçları da rüşvete ve yolsuzluğa bulaşmışlardır. Adalet Bakanı
Anastasios Papaligouras, rüşvete almış Yunan yargıçlarının dosyalarını
incelemekle meşgul. 20’den fazla kıdemli yargıç, soruşturma altında.
• Bir Yunan Ortodoks papaz da geniş bir suç örgütü kurmuş. Papaz, bir
yandan Mafya ile bağlantılar kurarken, bir yandan da çok sayıda yargıçı
örgütüne almış ve başlamış büyük paralar karşılığı, mahkemelerde görülmekte
olan davaları istediği gibi sonuçlandırmaya!
• Çok sayıda Yunan doktor da rüşvet almış. Askere gitmek istemeyen zengin
Yunan çocuklarına gerekli raporları büyük rüşvetler karşılığı yazıp durmuşlar.
Doktorlar bu işleri, bazı Yunan subayları ile işbirliği yaparak kotarmışlar!
• Yunan futbol liglerinde, büyük rüşvetler karşılığı çok sayıda şike maçlar
yapılmış!
Başbakan Karamanlis, rüşvet ve yolsuzluğa
karşı başlattığı savaşımda kararlı gözükmektedir. Ancak gözlemciler, Yunan
toplumunda kök salmış rüşvet ve yolsuzluğun sökülüp atılmasının pek de
kolay olamayacağı görüşündeler.
Şimdi, şu manzaraya bir bakar mısınız:
Dilere destan Eski Yunan Uygarlığı’nın mirasçıları olduğu söylenen günümüz
Yunanlıları, yaklaşık 25 yıllık Avrupa Birliği üyeliğinden sonra bile,
ülkelerinin yönetimini beş pezevenge teslim edip; yalana, dolana, üçkâğıda
başvuruyor, bütçe hesaplarını katakulliye getirip Avrupa Komisyonu’nu
kazıklamaya çalışıyor. Yunanistan; yargıcı, subayı, doktoru, papazı ve
futbolcusuyla rüşvet ve yolsuzluk batağında debeleniyor!..
İster istemez sormak zorundayız: Avrupa Birliği’ne girdiğimizde, bu Yunanlılar
mı bize uygarlık öğretecekler?
Sizler ne dersiniz?
Dilinizin ucuna kadar gelen cevabı, duyar gibiyim! |