28 Temmuz 2005

PKK ZAMAN KAZANMAK İSTİYOR

Orhan BİRGİT
 

İngiliz dergisi ''The Economist'' e göre Amerika'nın Kuzey Irak'ta üslenmiş olan PKK teröristlerini bölgeden silip atması için ''yaklaşık 10 bin asker gerekiyor ki bu, Amerika'nın Sünni isyancılarla savaşırken kolay kolay sağlayabileceği bir rakam değil'' dir. Economist, Türkiye'nin Kürt sorununu tek başına çözmek zorunda olduğunu da söylüyor. Ancak sadece ABD'nin değil, Avrupa ülkelerinden de gölge etmeyin başka ihsan istemem dercesine anlaşılmaz bir vurdumduymazlık gören Türkiye'ye yönelik gerçek niyetlerine tek kelime bile olsun değinilmiyor. Bir yandan, sadece askeri çözümün bir şey olmadığından söz edilirken öte yandan ''ülkede yaşayan yaklaşık 14 milyon Kürt vatandaşına daha önce görülmemiş özgürlükler tanıma imkânı vermişti. Kürt eylemciler, Diyarbakır'da federalizme destek için imza topluyorlar ki bu bir zamanlar hapse girmelerine neden olurdu'' deniliyor.

Cumartesi günkü Hürriyet'te Yalçın Doğan ''Hakkâri, Şırnak ve Van yöresinde yaşayan yurttaşlarımız, Irak'taki seçim öncesinde, Irak'ın da nüfusuna kaydediliyor. PKK bölgede çoğu yurttaşımıza Irak kimliği dağıtıyor. Sözde çifte vatandaşlık hakkı için'' diyordu. Doğan'a göre, Türkiye-Irak sınır bölgesine doğru bir nüfus kayması var. Tüm bu oluşumlar ''Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulacak, oradaki devlet Türkiye'deki Kürtlerle birleşecek'' inancı doğrultusunda gerçekleştiriliyor.

Teröristleri eğitenler kim?

Yalçın Doğan'la sık sık bir araya gelir ve söyleşiriz. Yakın zamanlara kadar, özellikle eski HADEP'lilerin bir bölümünün iyi niyetlerinden söz ederdi. Bu nedenle de kendisiyle tartışırdım da. Dün, cumartesi günkü yazısı için aradım Yalçın'ı. Bir zamanlar savunduğu ve yeni bir parti kurarak ülkeye barış ortamı getireceğini söylediği kişilerden umudunu kesmiş. Nedeni, İmralı'dan aldıkları emirlerin dışına çıkamadığına o da inanıyor çünkü. Güneydoğu'da görev yapan yetkililerle uzun konuşmalar yapmış. Teröristlerin modern ve profesyonel orduların yöntemiyle eylemlerini yürüttüğünü söylüyor.

Müttefiklerimiz Türkiye'yi oyalamaktadır. Güneydoğu'daki teröre yönelik stratejik destekleri artık açıktan yapılmaktadır. Bölgedeki sabotajlarda sıcak çatışmalardan kaçınmasına dikkat edilen terör çetelerine verilen son model C4'ler, sözde bağımsız Irak devletinin aslında peşmergelerin kontrolünde bulunan sınırından girmektedir. Peşmerge karakollarında PKK çeteleri de görev yapmakta ve bu girişleri düzenlemektedirler.

Öcalan' ın demokratik konfederalizm adı altında açıkladığı ve bölgedeki tüm Kürtleri de içine almayı amaçlayan federasyon düşüncesi, aslında terör çetesine o patlayıcılar da dahil silah ve gereçleri veren ve eğiten ülkelerin reçetesi olarak Güneydoğu'daki vatandaşlarımıza, önünde sonunda gerçekleşecek tek çözüm olarak sunulmaktadır.

İktidar, bu gelişmeleri elbette hepimizden daha çok yakından ve ayrıntısı ile biliyor. Buna karşın, anlaşılmaz bir aymazlık içinde, sorunun çözümünü güvenlik güçlerimize, o da ardı ardına çıkarttığı AB yasalarının, el kol bağlayan direktiflerinin kalıplarını çizerek ihale ettiğini düşünerek TBMM'yi bile toplayarak soruna el atmak istemiyor! Belki de böyle bir el atışın Türkiye'ye AB yolunu tıkayabileceği korkusu içinde AKP iktidarı.

PKK, Türkiye'nin sözde müttefiklerinin kendisine ezberlettiği yeni stratejisine uyuyor. Zamana oynuyor.